Bursa Hakimiyet

Sayın Valimiz’den bir doktora ‘vefa’ önerisi

Hafta arası yolum Çeltik Köy'den geçti.
Köy girişinde çamlar arasındaki bir inşaatın tabelasını okuyunca sevindim.
Tabelada 'Bursa Zihinsel Özürlü Çocuklar İş Atölyesi Özel Okulu' yazıyordu.
Vilayet ve Milli Eğitim Müdürlüğü'nün denetimi altındaki okulu hayırsever Aziz-Mehmet Torun'un yaptırdığı belirtiliyor.
Bursa'ya böyle bir okul kazandırılması 80'li yıllarda gündemdeydi. Bursa'nın tanınmış Göz Hastalıkları Uzmanı Opr.Dr. Ulcay Tahsin Akın'ın bir arzusunun gerçekleştiğini görmek beni sevindirdi, mutlu etti.
Rahmetli Ulcay Hanım bunu göremeyecek ama Türkiye'de ilk kez böyle bir okul için kolları sıvayan, dernek kuran, planlar-projeler hazırlatan ilk insan Ulcay Hanım olmuştu.
Eşi Dr.Gürel Akın'la birlikte çıkarı yoktu.. Daha çok kendi cebinden kakkıda bulundu. Çalışkan ve zeki kızları Amerika'da öğrenim gördü. Biri ünlü bir üniversite hastanesinde öğretim üyesi şu anda. Diğeri de adından söz ettiren bir sanatçı. Yani zekaları üst düzeyde..
Dr.Ulcay Hanım 'Eğitilebilir Zeka Özürlü Çocukları Koruma Derneği'ni kendisi gibi bir avuç hayırseverle birlikte kurmuştu. Okul Türkiye'de 'ilk' olacaktı. Amaç buydu..
Dr.Akın işi gücü bırakıp ilgili bakanlıkların desteğini alabilmek için Ankara yollarında nerede viraj, nerede kasis var onları bile ezberlemişti gidip gelmekten..
Eğitimci Hikmet Bey de onun yardımcısıydı. Bu işe gönül vermiş idealist kişilerdi.
Öyle ki; Dr. Akın pek çok garibanın göz ameliyatını ücretsiz yaptı. Enteresan bir duyarlılığı vardı. Çok sevilirdi.
Akşam üzerleri Gümüşçeken Caddesi'ndeki doktor ofisinde bu heyecanlı insanlar dernek kurma amacıyla toplanırdı.
Ulcay Hanım ve arkadaşları önce maddi destek için etkinlikler düzenledi. Mahalle aralarındaki kermeslerden, Çelikpalas'ta Nükhet Duru'lu balolara kadar ne gerekirse yapıldı.
Mesleğim gereği zaman zaman bu idealist kişilerin arasında oldum.
Hatta derneğe maddi gelir için Kayhan Çarşısı'ndaki meyhaneleri bile ziyaret ettiler. Meraklanıp ben de gitmiştim. 
Ulcay Hanım o dönemin ayakçı meyhanelerine bile hiç çekincesiz girip isteğini anlatırken yumruk mezesiyle şarabını yudumlayan yorgun bir adam 'biz de sayende adam yerine konulduk be abla, sağ ol' diyerek cebindeki tüm parasını Ulcay Hanım'a vermiş, makbuzunu alırken gözyaşları içinde 'bunu çerçeveletip asacağım' demişti. Gözümün önünden gitmez..
Dernek kurulunca zihinsel özürlü pek çok çocuğun velisi umut içine girdi.
Sayı artınca ilk eğitim Altıparmak'taki Gazi Akdemir İlköğretim Okulu'nda kurulan özel bir sınıfta uzmanlarca başlatıldı.
Türkiye'de böyle bir 'ilk' özel okul için Bursa'da büyük bir kamuoyu oluşmuş, hayırsever işadamları da katkılarda bulunmuştu..
Ancak her şey yolunda giderken hayırsever Dr. Ulcay Hanım'ın ömrü yetmedi okula temel atıp açılmasına. Nur içinde yatsın..
Sonra aradan yıllar geçti.. Proje rafa kaldırıldı. Dernek ne durumda, bilmiyorum?
*
Çeltik Köy'deki bu okulun inşaatı işte bunun için beni sevindirdi.
İnşaat epeyce ilerlemiş. Modern bina yakında Bursa Zihinsel Özürlü Çocuklar İş Atölyesi Özel Okulu olarak hizmete açılacak.
Bunun oluşmasında rahmetli Dr.Ulcay Tahsin Akın'ın yıllar önce bir avuç hayırsever arkadaşıyla döktükleri alın teri de var elbet.
Ve işin bu boyuta gelmesine yıllar sonra da olsa öncülük eden değerli Valimiz Şahabettin Harput'un katkıları elbet yadsınamaz.
Bursa'ya bu okulu kazandıran Aziz-Mehmet Torun'u da kutlarım.
Ve şimdi bir dileğim var:
Sayın Valim; bu okulda herhangi bir atölye kapısına minicik bir 'Dr.Ulcay Tahsin Akın Atölyesi' tabelası takılması onun adını yaşatacak, tüm hayırsever hanımları harekete geçirecek ve Bursalılar adına örnek bir 'vefa anıtı' olur efendim.
Evet minicik bir tabela. Çünkü Dr. Ulcay Akın, çok mütevazı ve berrak bir kişiliğe sahipti.
Bu minicik jest onun ruhunu şad etmeye yeter. İnancım budur.
Nur içinde yatsın..



Bir Su Forumu' nun sonuç bildirgesi...

1: Suböreği ve sulu köfteyi az tüketelim. 2: Gidenin arkasından su dökmeyelim. 3: Kimseye sulanmayalım. 4: Suluboya değil kuruboya kullanalım. 5: Meyvesuyu değil, posasını tüketelim. 6: Kimseyle aramızdan su sızdırmayalım. 7: Çok yürüyüp ayaklara kara sular indirmeyelim. 8: Kimseyi bir kaşık suda boğmayalım. 9: Havadan, sudan konuşmayalım. 10: Saman altından su yürütmeyelim. 11: Pişmiş aşa su katmayalım. 12: Sulukule ekibini fazla izlemeyelim. 13: Olayları sulandırmayalım. 14: Sudan sebepleri fazla kafamıza takmayalım. 15: Su terazisi kullanmayalım. 16: Rakımıza su katmayalım.
Ve konunun daha fazla suyunu çıkarmayalım!.
(Teşekkürher İlhan ATEŞ)



Pazar neşesi

Güzel sözler Çok şükür aşığım

"Bana öyle geliyor ki bir tek insana, yüz milyonlarca insana, bir tek ağaca, bütün ormana, tek bir düşünceye, birçok düşünceye ve fikre aşık olmadan yaşamak, yaşamak değildir.   Nazım Hikmet
(Teşekkürler Melike AYARCI)

***
Spor yapamayanlar sakın üzülmeyin...

 
1. Yürümek sağlık için iyi olsaydı, postacılar ölümsüz olurdu.
2. Balina; tüm gün yüzer, sadece deniz ürünleri yer, bol su içer ve şişmanlar.
3. Bir tavşan bütün gün hoplasa da, zıplasa da sadece 15 yıl yaşar.
4. Bir kaplumbağa ise; hiç çalışmadan, hiçbir şey yapmadan 450 yıl yaşar.         (Teşekkürler EKİN)