Bursa Hakimiyet

Sevgi dolu nice yıllara!..

Mutlu pazarlar sevgili okurlarım.

Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü... Güzel ve anlamlı bir mail’le satır başı açalım bu özel güne:

“Ey gönül; ille de birini seveceksen dışını değil içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever ama sen asıl görmediklerini seveceksin.  Sözde değil özde aşk istiyorsan elbet tene değil cana değeceksin...”
Ve karşılıklı sevginin en temel taşı olan saygının ne denli önem taşıdığını vurgulayan ve William Shakespeare’in yazdığı ‘Venedik Taciri’ isimli oyunundaki şu önemli repliğiyle devam edelim:

“Saygının olmadığı yerde hiçbir şey güzel değil. Aşk bile!..”

Sevgisiz kalmayın dostlar. Ve saygıyı, sevgiyi bilen, vefa duygularına sahip dostlarınızla dolsun dünyanız..
Sevgi dolu nice yıllara efendim. 



Sevgiliniz yoksa ve yalnızsanız

Evet, bu özel günde ya bir sevgiliniz yoksa ve yalnızsanız?.. 

Bunu dikkate alan İngiliz Daily Mirror gazetesi ‘Sevgililer gününde yalnız olmak neden aslında daha iyi?’ başlığıyla yayınladığı bir araştırmada yalnız olanlara durumlarından şikayetçi olmamaları için bazı nedenler sıraladı. 
Gazeteye göre, Sevgililer Günü’nde yalnız olmanın avantajları sıralanıyor. Ve bu araştırma yalnızları teselli etme amacı da taşımıyor. 

İşte bu konuda yapılan anketin sonucu:

Oylamaya 3.387’si kadın, 2.557’si erkek olmak üzere toplam 5.944 kişi katılmış.. Kadın katılımcılar arasında Sevgililer Günü’ne sevgilisiz girmenin en olumlu yanının ‘sürpriz hazırlama stresini’ ya da ‘sürprizimi beğenecek mi stresini yaşamamak’ olduğu fikri ağırlık kazanırken, erkekler ‘o gün, sevgilisi olmayan arkadaşlarla plan yapıp takılabilmenin’ en büyük avantaj olduğunu söylemiş.. Kadınlar ve erkekler arasında öne çıkan diğer iki seçenek ise ‘O gün istersem pijamalarımı giyip evde takılabilirim’ ve ‘kıyafet, kuaför, yemek ve hediye gibi şeyler için masraf yapmam gerekmez’ olmuş. 

Yeni çıkan kitap

YEDİNCİ BAYRAK/URUMELİ’NDEN İZMİR’E:- Güçlü kalemiyle ünlenen yazar Ayla Kutlu, Bilgi Yayınevi’nden çıkan Yedinci Bayrak/ Urumeli’nden İzmir’e isimli romanında tarihte Saraybosna’dan İzmir’e kadar yaşanan yedi ayrı göçü konu alıyor.
Yazar Kutlu Osmanlı’nın Balkanlar’da kurduğu ve vatanın gittikçe büyüyen döneminden sonra parça parça yitirilme dönemi ve gurbet duygusunu büyük bir başarıyla bu eserinde yansıtıyor.

Pazar neşesi     

PARK SOHBETİ:- “İki kişi parkta sohbet ederken biri dert yanmış: ‘Ah, ahh halimiz ne olacak bilmem? Bu çağda erkekle kadını ayırt etmek mümkün olmuyor!’ 
O an yanlarından biri geçmiş; şikayet eden bu şahsı işaret etmiş ve: 
‘Baksana şu gence! Saçları uzun olmasa erkek sanırdım vallahi’ demiş. 
Yanındaki:
‘Yahu o benim oğlum..’ siteminde bulunup ‘Aaa, kusura bakma, özür dilerim, onun babası olduğunuzu bilmiyordum’ diyerek mahcubiyetini dile getirmiş. 
Ama yanındaki iyice sinirlenmiş ve ‘Vallahi böyle hakaret olmaz. Ben onun annesiyim ya!.’ (Teşekkürler İbrahim T.”