Bursa Hakimiyet

Spor çalışmasını iftar saatine yakın yapın!..

‘Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur’muş. Bunun için spor çok önemli. Peki, devamlı spor yapanlar ramazan ayında olumsuzluklarla karşılaşabilir mi?
Bunun için uzmanından düzenli olarak spor yapan ve ramazan ayında da bu alışkanlığını devam ettirmek isteyenlere önemli bir öneri var. 
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bedrettin Akova ‘Oruç tutan ve düzenli spor yapanlar iftar saatine yakın spor yapsın’ diyor. 



Öneriyi özetleyelim: 
Akova ‘Normalde günde 3-4 öğün yemek yerken, bu ikiye düşüyor. Günde 16-17 saate varan bir açlık ve sıvı almama durumu var. Ancak bizim organizmamız çok akıllı. İlk günler değil ama üç dört gün sonra hemen adaptasyon geliştiriyor ve ona göre vücutta enerji ihtiyacını, bunu depolamayı ve sıvı kaybını bir şekilde regüle ediyor’ diyor
Düzenli spor yapanların ramazanda ilk günler spora ara verip, dinlenip, metabolizmalarının bu yeni duruma alışmalarını beklemeleri gerektiğini vurgulayan  Akova: “Vücut şartlara uyum sağladıktan sonra spora tekrar aynı yerden devam edilebilir. Bu kural hastalığı olmayanlar ve düzenli spor yapanlar için geçerli.  En uygun saat ise; iftarı açmaya yemek yemeye ve sıvı almaya en yakın olduğumuz saattir. Belki o saatlerde çok aç oluyoruz. Fakat spor sonrası vücudun kaybettiği sıvıyı ve enerjiyi en kısa sürede toparlayabileceğimiz saatler olması bakımından iftar öncesi spor yapılması çok daha idealdir. Normal yaptığımız spor temposunun biraz daha altında spor yapmanın hiçbir sakıncası yok” diye ekliyor.
Hadi bakalım; spora devam; oruca selam!.. 
 

Cumartesi neşesi


‘O ŞİMDİ NEREDE?.’:- “Bir akıl hastası tedavi gördüğü hastanenin bahçesindeki havuza düşmüş.
Bunu gören başka bir hasta hemen suya atlayıp onu kurtarmış. Doktorlar onu tebrik etmişler ve sormuşlar:
“Arkadaşını boğulmaktan kurtardın. Aferin sana. Peki şimdi o nerede?”
Akıl hastası hemen yanıt vermiş:
“Onu kurusun diye ağaca astım..”
(Teşekkürler Fahir ALTAY)
 

Güzel sözler​


* “Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması. Ne kötüdür ona an kadar yakın, bir asır kadar uzak olması!” 
* “Kalp bir ev değildir ki herkes için ayrı bir odası olsun.” 
* İnsanın mutluluğu ya da mutsuzluğu, kaderin olduğu kadar da karakterinin eseridir. 
* “Her şey küçük doğup zamanla büyür.. Aşk hariç.” 
(Teşekkürler Ertuğrul YILMAZ)
 

Yeni çıkan bir kitap​


‘KENDİ YAŞAMIN GİBİ DUYUR, ÇEKİNME’:-  Ünlü ressamlarımızdan Bedri Baykam’ın eşi Sibel Baykam üzerinde uzun zamandır çalıştığı ilk romanı ‘Kendi Yaşamın Gibi Duyur, Çekinme’ adlı eserini Pramit Yayıncılık tarafından okurlarıyla buluşturuyor.
Eşi Bedri Baykam’ın bir uçak yolculuğundaki yüreklendirdiği sözleriyle yazma kararı aldığını söylediği ilk romanında sanatçı Sibel Baykam, 200 sayfalık eserinde farklı ve başarılı bir anlatım biçimiyle okurlarının dikkatini çekiyor.