Bursa Hakimiyet

Teleferikte bir hafta sonu macerası

Bugün ana yazımızda bir okurumun teleferiği eleştiren ‘iddia’ları var. Sayın ilgililerden ‘yazılı’ bir açıklama gelirse köşemiz açık tabii: 
“Hafta sonu misafirlerimiz ablam, eniştem ve biri 1 yaşında diğeri 6 yaşında çocuklarını teleferiğe bindirmek için ‘henüz bitmemiş’ tesisi kullandım, bu yolculuğa ailem de katıldı. 
Toplamda 7 kişi; biri 10 aylık, biri 1 yaşında, biri de 6 yaşındaki çocuklarımızla Sarıalan’dan çıkış yaptık. Dolaştık ve iniş için tekrar istasyona geldik. 
İnişte biraz kalabalık grupla beklemeye başladık. Bu arada arap turist kafileleri kendilerini kural ve saygı tanımadan sıranın önüne geçerek rahatlıkla inişlerini gerçekleştirdi. O an tesisteki hiçbir yetkili buna tepki göstermedi. Tesiste bir öncelik düzeni mi var? Öncelik Arapların mı? 
Tesis henüz bitmemiş ve çalışmalar sürüyor. Yolcular teleferikten inerken kabin yükleyen mobil vincin altından, sağ ve solundan geçmek zorunda. Böyle kalabalık bir günde bu çalışmaya neden ara verilmiyor?
Kaldı ki herhangi bir güvenlik önlemi alınmadığı gibi zaten mevcut kablo ve tesisat  üzerine ıslak, çürük tahta parçaları konarak kapatılmaya çalışılmış.



Sonunda sıramız geldi. Kabine bindik. Bu arada kabin kapısına yanaşan ve yolculara nasıl hitap edeceğini bilemeyen bir görevli ‘12 kişisiniz bu şekilde inemezsiniz’  dayatmasında bulundu. 
Biz de 10 kişi olmadığımızı 7 yetişkin, 2 bebek ve 6 yaşında bir çocuk olduğumuzu belirttik. Bu arada kabin peronundan çıkmak üzereydi. Tam o an görevli ‘siz bilirsiniz kendiniz ölüme davetiye çıkarıyorsunuz, ne yaparsanız yapın’ tarzında bir cümle sarf etti. Kapı kapandı. İstasyonuna inene dek 6 yaşındaki yeğenim bu söz üzerine korkusundan hiç durmadan ağladı ve herkesin üzülmesine ve tedirgin olmasına neden oldu.
Soruyorum; amaç insanları korkutmak mı?. İşletme bu felsefe üzerine mi kuruldu, çalışanların yolcularla iletişimi böyle mi olmalı?. Yeğenimin teleferikten korkmasına ve bir daha binmek istememesine neden olan bu tutum şirket politikası mı?..
Gelelim ‘ölüme’ sebebiyet(!) vereceğimiz duruma, 
1- Kabin içinde maksimum 650 kg. ve 8 kişi diye taşıma kapasitesini belirtilmiş.  İki bebek ve 6 yaşındaki yeğenim toplam 50 kg. Kalan 7 kişi 490 kg. toplam 540 kg. hadi 600 olsun diyelim. Sanırım bu rakam dünyanın her yerinde 650’den küçük olarak kabul edilmektedir. 
2- 8 kişi olma durumu; biraz da oturma düzeni dizaynından kaynaklı. Biz 7 yetişkin ve 1 çocuk oturma düzenine uyduk ve 2 bebeği kucağımıza aldık. Zaten 1 yaşın altında 2 bebeğin kendi başına oturması da mümkün değil.
3- Kabinler zaten 8 yolcu ve bunlara ait kayak takımları ve kayak ayakkabılarını alacak şekilde dizaynlı. Bu malzemenin toplamı da ortalama bir insan ağırlığındadır. Kayak yaparım, bunu iyi bilirim. Yani toplamda 9 yolcu eder,
Lütfen insanlar sadece bilet alan ve para veren bir araç olarak görülmesin.
(Not: Otoparkta güler yüzlü ve anlayışlı bir şekilde yaklaşan güvenlik görevlisine de ayrıca çok teşekkürler. Diğerlerine de örnek olsun).
Saygılarımla..” - Özgür KÖR / İnşaat Müh. 

Okurum Özgür Bey’in mail’i işte böyle.. ‘Ölüme davetiye’ sözleri de herhalde bir espridir.. Ama yakışıksız bir espri olduğu da kesin tabii.

Köpekler yüzünden 
teşekkür edemedim


“Hemen her sabah Hüdavendigar Mahallesi’nde bulunan spor tesislerine yürüyüş yapmaya gidiyorum.
Sabah saatlerinde başıboş köpekler bu civarlarda dolaşıp duruyor. Tesis civarında köpek sürülerini görmeyince ben dahil spor yapan birkaç bayan arkadaş sevinir hale geliyoruz. 
Ama bugün (dün) saat 07.00 civarında tesise giderken havlamaya başlayan köpeklerden bir tanesi üstüme gelmeye başladı.. Epeyce korktum. 
O sırada buradan geçen bir beyin kovalaması ile köpek yanımdan uzaklaşmış oldu. Ama köpekten çok korktuğum için bu beye teşekkür bile edemedim. Kendisine gösterdiği duyarlılık nedeniyle teşekkürlerimi sunarım..
Tabii spor yapamadan evime geri döndüm. 
Gündüz saatleri sürü halinde dolaşan başıboş köpekler ortadan kayboluyorlar. Ama sabah ve akşam saatleri yine ortaya çıkıp insanların çok korkmalarına neden oluyorlar. 
Yaşadığımız bu sorunun halledilmesini sayın yetkililerden bekliyoruz. Saygılarımla...” 
Zuhal AYDIN

Hatice Sultan’a 
lütfen dikkat 


“Çekirge Caddesi’nde Kükürtlü bahçesi karşı köşesinde Hatice Sultan Türbesi var.
Bu türbe için cadde üzerinde bir tanıtım tabelası vardı.. Türbe yakın zamanda restore edildi. Ama bu tanıtım tabelası nedense bulunduğu yerden kaldırıldı.. Şimdi türbe görülmüyor. Bilmeyenler, türbenin varlığından habersiz. Böyle olunca ne bir Fatiha okuyan ne de ziyaret edeni var. 
Burası yerli turistler tarafından çok ziyaret edilen bir yerdi.. Tabelayı tekrar takarlarsa Bursa kazanır.”
Osman DİLKEN