Bursa Hakimiyet

Üşümeyecek kadar yakın olun!..

Internet ortamında dolaşan güzel bir yazı da soğuklar içindeki bir yaşam savaşını irdeliyor.
Yazıyı Sayın Sedat Beriş tüm okurlarımla paylaşmam için köşemize göndermiş. Teşekkür ederim:

“Eski zamanların dondurucu bir kışından bütün hayvanlar çok etkilenmiş, büyük kayıplar vermişler.
Ama en çok kayıp veren kirpilermiş.
Çünkü onların pek çok hayvan gibi kalın kürkleri yok, kendilerini sıcak tutması zor olan dikenleri var.
Bu durumdan en az zararla kurtulmak için kirpiler meclisi toplanmış, çözüm aramaya başlamış.
Tartışa tartışa, nihayet gece olunca tüm kirpilerin bir araya toplanmasına, birbirlerine yakın durarak geceyi geçirmelerine karar verilmiş.
Böylece kirpiler birbirlerinin yakınlıklarından yararlanacak, aralarındaki hava sirkülasyonunu önleyerek donmaktan kurtulacaklarmış.
İlk deneyimlerinde bunun işe yaradığını görmüşler.
Ama başka bir problem çıkmış ortaya. Üşüyen kirpiler birbirlerine fazla yaklaştıklarından yaralanmalar gerçekleşmiş.
Daha sonraki gece yaralanma korkusundan birbirlerinden uzak durmuşlar ama bu sefer de donmalar meydana gelmiş. Ne var ki, her gece kâh uzaklaşa kâh yakınlaşa, deneye yanıla, soğuk havadan korunacak kadar yakın, birbirlerini incitmeyecek kadar da uzak olan mesafeyi bulmayı öğrenmişler.
Bizlerde de uzun dikenler var.
Bunlar hayata karşı filtrelerimiz.
Bazen faydalı, bazen de zararlı
Çoğu zaman, kimseleri yaklaştırmıyoruz yanımıza.
Filtrelerimizden elemeden kimseleri sokmu-yoruz hayatımıza..
Ne var ki, paylaşma ancak yakınlaşmakla mümkün.
Birbirini incitmeyecek kadar uzak, hayatın soğuk zamanlarında üşümeyecek kadar da yakın olmayı öğrenenlerden olabilmek dileğiyle..”
- Sedat BERİŞ

Pazar gırgırı

Yüzü, gözü morarmış kadına doktoru nedenini sorunca anlatıyor:
“Kocam her gece eve zil zurna sarhoş geliyor. Nerede kaldın deyince çıldırıyor, başlıyor döv-meye..”
Doktor biraz durup çaresini söylüyor:
“Kocanız eve girerken hemen ağzınıza bir bardak şekerli su alın ve devamlı ağzını çalkalayın. Birebir iyi gelecek.”
Bir süre sonra kadın yine doktorun karşısında:
“Size minnettarım doktor. Ama şekerli su işe nasıl yaradı, merak ediyorum?.”
Doktor gülümser ve anlatır:
“Şekerli suyu çalkalarken ağzınızı açıp konuşamıyorsunuz. O da sinirlenmiyor. İşte tedavim bu.”  
Teşekkürler
(AYLİN ULUPINAR)

Bunlar da ne demek?

ŞAPA OTURMAK: “Kızıldeniz’in eski adı Şap Denizi imiş. Mercana benzeyen beyaz taşlar bu denizden getirilirmiş.
Bu taşların su altında hacimlerini büyüterek yayıldığı ve gemiler için tehlike oluşturduğu da bilinir.
Seyir haritalarında normal gösterilen yerlerde bu şap kayaları büyüdükleri için tehlikelere neden olurmuş.
Eskiden hacca gemiyle giden hacı adayları için en sık başa gelen en önemli tehlike buymuş. Hacı yakınları ‘inşallah bizimkiler şapa oturmaz’ diye dua ederlermiş.”
HHH
AYAKLARI SUYA ERDİ: “Uyurgezer hastalığı olan kişiler için yatağının etrafına, sahanlar ve tepsiler içinde su koyarlarmış.
Hasta, uyku arasında yataktan kalkıp yürürken ayakları bu sulara deyince uyanırmış. Günlük hayatta, yanlış bir iş yapmaya yeltenirken, herhangi bir ikaz üzerine hatasını anlayarak vazgeçen ve işi doğru yapanlar için ‘ayakları suya erdi’ deyimi de bundan gelir..”  
Teşekkürler
(Mualla GÜRAN)

Güzel sözler

“Bazen ‘nasılsın’ demeye cesaret edemezsin. Çünkü bilirsin o başkasıyla iyidir.
Ve sen ‘yeter ki o iyi olsun’ der ve susarsın..”
Teşekkürler (Oya B.TEZEL)
HHH
“Ölmeyi Allah’a, yaşamayı sana, ağlamayı kadere, gülmeyi sana, sevmeyi kalbime, sevilmeyi ve sana borçluyum..”
HHH
“Aşk aynı gül gibidir. Rastgele tutarsan dikenleri batar, yapraklarını açarsan duyguları akar, tutmasını bilirsen o sana tapar...”
Teşekkürler (Ömer GÖÇMEZ)
HHH
“Arının ağzında bal vardır ama kuyruğunda da iğnesi...” - John Lyly
Teşekkürler (Gözde ERTAN)

Aklınızda bulunsun

1. Ailen ile daha fazla beraber ol.
2. Her gün birilerine iyi bir şey ver.
3. Herkesi her şey için affet.
4. 70 yaşından büyük 6 yaşından küçük olanlar ile daha fazla bir arada ol.
5. Her gün en az 3 kişiyi gülümset.
6. Başkalarının senin hakkında ne düşündüğü ile hiç ilgilenme.
7. İşin sağlığın bozulduğunda sana kimse bakmaz, ailen ve arkadaşların bakar.
Teşekkürler (lhan ATEŞ)