Bursa Hakimiyet

Yanlış okunan bir su sayacı macerası

'Sakınan göze çöp batar' denir ya işte bu da aynen öyle..
Bir sorun hakkında BUSKİ'den söz edeceğim.
Bursa'nın en büyük yatırımcı kuruluşu çalışmalarını büyük bir hızla sürdürürken, yan kuruluşlar nedeniyle bazen eleştirilerin de hedefi oluyor.
Okurumuz Sn. Lütfü Kırayoğlu da yaşadığı bir olayı gayet güzel anlatmış.
Öncelikle BUSKİ Genel Müdürü Sn. İsmail Hakkı Çetinavcı'nın konuya büyük bir titizlik gösterip 'o çöp'ü çıkararak gözü tedavi edeceğine inanıyorum:
Kırayoğlu şunları yazıyor:
*
"60 yıldır aynı adreste ve 25 yıldır kendi adıma BUSKİ abonesiyim. Belirli bir su tüketim karakteristiğim var. Bilgisayar teknolojisinin kullanıldığı bu devirde abone numarasını girdiğiniz anda bunu anında görebiliyorsunuz.
14 Şubat Salı günü BUSKİ adına sayaç okuyan görevli sayacımızı okuyup ihbarname bırakmış ve gitmiş. Apartman girişinde her dairenin kendi adına posta kutusu olduğu halde 3 gün sonra (17 Şubat Cuma) dışarı çıkarken yerde bulduğum bir ihbarnamenin bana ait olduğunu tesadüfen öğrendim. Hava çok kötü ve elim kolum dolu olduğu için ihbarname tutarına hiç göz atmadım.
Çok da merak etmedim zira aylık tüketimim çok az değişiyor.
İlk uğradığım yerde ellerim boşaldığında cebimdeki ihbarnameyi çıkarıp baktım. Gözlerime inanamadım. Defalarca baktım. Birkaç yılda ödediğim ya da ödeyeceğim tutar bir aylık tüketim olarak fatura edilmişti.
Yolumun üzeri olduğu için BUSKİ Setbaşı Tahsilat Bürosu'na uğradım. Yetkiliye  elimdeki ihbarnameyi vererek geçmiş dönem tüketimleriyle karşılaştırıp bir anormallik görüp görmediğini sordum. Yetkili bilgisayarda abone numaramı girdikten sonra bana dönerek gidip sayacıma bakmamı ve yazan tüketim miktarını okuyup dilekçe ile başvurmamı söyledi.
Dışarıda inanılmaz kar yağıyordu. Yollar cıvık cıvık ve kaygandı. Hanımefendi sıcacık odasında oturuyor, anormalliği görüyor ama işlem yapmak için beni önce eve gönderiyor sonra da dilekçe istiyordu.
Eve gittiğimde doğal olarak sayaca bakacağımı, ancak asla gelip okuduğum rakamı bildirmeyeceğimi, rakam, faturada yazan ile uygun olsa bile bunun ancak bir sayaç arızası sonucu olabileceğini, bu durumu onların dikkate almaları gerektiğini ısrarla belirttim.
Sonunda hanımefendi lütfen bir telefon numarasını arayarak görüşme yaptı. Telefondaki şahıs ertesi gün (18 Şubat Cumartesi) saat 11.00’de 270 26 23 numaralı telefonu aramamı söyledi.
Eve döndüğümde hayretler içinde kaldım. Okuduğum endeks tamamen farklı idi ve yanlış okumanın hiçbir anlamlı açıklaması yoktu. Okunması gereken siyah yazılı rakamların ilk hanesi okunmamış, sayaçtaki kırmızı rakamlarla okunan ondalık kısmın ilk hanesi okunmuş ve ortaya saçma sapan bir tüketim değeri çıkmıştı.
Ertesi gün saat tam 11.00’de verilen telefonu aradım. Doğal olarak 'BUSKİ mi?' sorusu ile söze başladım. Karşımdaki hanım da 'Evet BUSKİ' diye söze girdi. Bir süre sonra aradığım numaranın BUSKİ olmayıp BUSKİ adına okuma yapan YUVA isimli bir şirket olduğunu anladım. Sorumluluk kendilerinde olduğu halde işlerine gelince BUSKİ diyor, sorumluluktan kaçmak için de 'biz BUSKİ değil okuma yapan şirketiz' diyorlardı.
Uzun bir görüşme sonucu yeniden okuma yapılıp bana yanıt verilmesi konusunda kendilerini ikna edebildim. Her an bulabilmeleri için de cep telefon numaramı verdim. (Aradan 4 gün geçti arayan yok)
(Bir akşam önce de BUSKİ internet sitesine girdim. Herhangi bir başvuru ve şikayet servisi göremedim. Bu kez BUSKİ Facebook sayfasına girdim. Orada konuyu esprili bir dille dile getirdim. Bir iki saat sonra bu şikayetimin sayfadan kaldırıldığını gördüm.)
18 Şubat Cumartesi öğle saatlerinde kapıdan çıkmak üzereyken bir şahısla burun buruna geldim. Doğrudan bana yönelerek biraz da sert bir tavırla 'Bir şikayetiniz varmış' sorusunu yöneltti. Kendisine kimlik sordum. Hem Emniyet'in hem de elektrik ve su şirketlerinin bu tür uyarıları olduğunu biliyordum.
Şahıs izin gününde olduğunu, bu nedenle kimliğinin yanında olmadığını belirtti. Bu kez kendisinden derhal binayı terk etmesini istedim.
Bunun üzerine gelen şahıs bir yeri arayarak bazı görüşmeler yaptıktan sonra telefonu bana uzattı. Sırrı Bey adlı telefondaki şahsa nereyle görüştüğümü sorduğumda BUSKİ yanıtını verdi. Aynı şahıs biraz sonra sorumluluktan kaçmak için BUSKİ değil özel şirket görevlisi olduğunu açıklamak zorunda kaldı.
Sonuçta kimlik getirildi. Sayaç okundu. Aradaki inanılmaz fark görüldü. Aradan geçen 4 gün zarfında ite kaka 1 metreküp daha su kullanılmıştı. Bana yeni fatura gönderileceği söylendiği halde henüz elime geçmedi.
Ben uzun sürelerle şehir dışında olan bir insanım. Çoğu zaman faturaları görme şansım olmuyor. Sıkıntı yaşamamak için de çalıştığım bankaya verilmiş otomatik ödeme talimatım var.
Tesadüfen ihbarnameyi görmesem, emekli aylığımın üçte ikisi miktardaki parayı otomatik olarak hesabımdan alacaklar. Sonra nasıl geri alabileceğim ayrı bir konu.
Bu durumda insanlar nasıl güvenip otomatik ödeme talimatı verecek?. Aynı olay kendi başlarına başka bir kurumda geldiğinde nasıl bir tepki verecekler?.
Tüketim karakteristiğinde anormallik görünen aboneler neden otomatik olarak incelemeye alınmaz?
Bilgisayarlar bu tür incelemeleri otomatik olarak yapabiliyor.
Bir özür dilemek bu kadar zor mudur?
Yoksa bana bunu reva görenlere teşekkür mü borçluyum?.."-
Lütfü KIRAYOĞLU
(NOT:Bugün gidip yeni ihbarnamemi elden aldım. Gitmesem en erken cuma günü gönderilecekmiş. İlgililerle de görüştüm. Yapılanın farkında değiller. Düzeltme için adeta teşekkür bekliyorlar. Yeni ihbarnameyi bir yazı ile verdiler. Bunun bir özür yazısı olduğunu belirtmelerine rağmen yazının sonunda resmi yazışmalarda bir emir sözü olan 'Bilgilerinize rica ederiz' cümlesini kullanıyorlar. Bunu da kendilerinin yüzüne söyledim. İlgili Müdür bu hatayı da kabul ediyor. Yani özür dilemeyi bile bir emir tarzıyla gerçekleştiriyorlar. L.K.)



Dr.Cem Er sağ olunuz
"Nilüfer'de, Ataevler bölgesi sakiniyim.. Rahatsızlığım nedeniyle geçen çarşamba günü Ataevler Sağlık Ocağı'ndaki doktorumuz Sn.Cem Er Bey'e başvurdum.
Doktorumuz sakin, hastasını panikletmeyen, moral bozmayan, şefkatli ve çok duyarlı ve saygılı bir yaklaşım sergiledi.
Tahlillerimi büyük bir titizlikle inceledi. Sonunda verdiği müjdeli haber beni öyle sevindirdi ki anlatamam.
Başta Dr.Cem Er olmak üzere Ataevler Sağlık Ocağı'nda kutsal görevlerini yapan tüm hekim, hemşire ve personele teşekkür ediyorum. Sağ olsun, var olsunlar.
Allah onları ailelerine ve bizlere bağışlasın.."
B.Ö.



Çekirge Devlet'te röntgene perde!

"22 Şubat'ta acilen saat 18.30'da Çekire Devlet Hastanesi'ne (eski SSK Hastanesi)gittim. Doktorum röntgen istedi. Acil servisin röntgen ünitesinde soyunmam gerekirken dikkatimi çekti. Burada bir cam var. Ama perdesi yok. Çok tedirgin oldum. Gerçi buradaki  teknisyen bir an olsun dönüp bakmadı bile ama insan rahatsız oluyor.
Ertesi gün uyarı için hastaneye telefon edip bir yetkiliyle görüşmek istedim. Santral kimi aradığımı sordu. Anlattım. O da 'dilekçe ile başvurun'  dedi.
İyi niyetli bir uyarı için dilekçe istenmesi beni üzdü.
Yetkililere durumu köşenizden iletmeyi daha uygun buldum.
Saygıyla."
Adının açıklanmasını istemeyen bir hanım


Bozuk ve kokmuş kelle hakkında

"Bursa Hakimiyet Gazetesi'nin 19.1.2012 tarihli sayısındaki köşenizde "Sakatatçıda sakata geldik" başlıklı yazıda, Tuzpazarı Mahallesi, Çömlekçiler Caddesi'ndeki sakatatçılarla ilgili bir okurunuzun şikayetine yer verildi..
Zabıta Müdürlüğümüz şikayet konusu 'bozuk ve kokmuş kelle' sorunu için gerekli araştırmayı hemen yapmıştır.. Tuzpazarı Mahallesi, Çömlekçiler Caddesi'ndeki ilgili işyerlerine yönelik gerekli denetimler yapılmış, bu işyerlerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatları da denetlenmiştir.
Ayrıca şikayete konu olan diğer denetimlerin yapılabilmesi için Tarım İl Müdürlüğü'ne de bilgi verilmiştir."
Duyarlı okurunuza teşekkür eder, esenlikler dilerim."
Osmangazi Bld.Bşk.
Mustafa DÜNDAR