Bursa Hakimiyet

Yapabileceksen eğer, zaman geç değildir!..

Mutlu pazarlar. Değerli okurum Dilek Köseoğlu okuduğu bir öyküyü köşemize göndererek tüm okurlarımla paylaşıyor. Bu havalarda böylesi öyküleri okumak doğrusu çok güzel. Teşekkürler Dilek Kardeş!.. 

“Okulun ilk günü, ilk derste profesörümüz, önce kendini tanıttı, sonra ‘Bu yıl, yeni bir öğrencimiz var. Çok ilginç. Bakalım bulabilecek misiniz’ dedi?.
Etrafa bakmaya başlamıştım ki, yumuşak bir el omzuma dokundu. Döndüm. Yüzü iyice kırışmış bir yaşlı hanımefendi, gülümsüyordu. ‘Benim adım Rose yakışıklı genç. 87 yaşındayım. Madem tanıştık seni kucaklayabilir miyim?..’ 
Güldüm. ‘Tabii’ dedim.. ‘Hadi sarıl bana.’ Öyle sımsıkı sarıldı ki.. 
‘Bu kadar genç ve masum yaşta üniversiteye niye geldin?’ diye şaka yaptım.. Minik bir kahkaha ile yanıtladı:
‘Buraya zengin bir koca bulmaya geldim. Evlenip birkaç çocuk doğuracak ve emekli olup dünya turuna çıkacağım.”
Dersten sonra kantine gidip, birer sütlü çikolata içtik. Hemen arkadaş olduk. Ertesi gün ve devamında sınıftan hep birlikte çıkıp kantinde lafladık. Öyle akıllı ve öyle deneyimliydi ki, onu dinlemekle, derslerden daha çok şey öğrendiğimi hissediyordum.
Sömestr boyunca Rose kampusun ilahesi oldu. Hemen etrafı çevriliyor, çabuk arkadaş ediniyordu. İyi giyiniyor, öğrencilerin ilgisini çekmeye bayılıyordu. Rose hayatını yaşıyor, hepimizden daha canlı, daha dolu yaşıyordu.
Sömestr sonunda, Futbol Balosu’na davet ettik Rose’u. Konuşma yapacaktı. Orada bize verdiği dersi unutamam.
Konuşmasını önceden hazırlamış ve bir yığın karta kocaman kocaman yazmıştı. Elinde bu deste ile kürsüye yürürken, kartları elinden düşürdü. Konuşma darmadağın oldu. Şaşkın, biraz da utanmış halde mikrofona eğildi.
‘Ne kadar beceriksizim, değil mi?. Özür dilerim.. Buraya gelmeden önce heyecanım yatışsın diye bir duble viski içtim. Sonucu görüyorsunuz. Şimdi bu kartları toplasam bile onları yeniden sıraya koyamam. En iyisi ben size aklımda kalanları söyleyeyim, olur mu?.’
Biz kahkahalarla gülerken, o bardaktan bir yudum su aldı ve konuştu:
‘Yaşlandığımız için eğlenmekten, oynamaktan, yaşamaktan vazgeçmeyiz...Bunlardan vazgeçtiğimiz için yaşlanırız. Genç kalmanın, mutlu olmanın ve başarıya ulaşmanın sadece dört sırrı var. Her gün gülmek ve yaşama katacak mizah bulmak. Bir rüyanız olmalı mutlak. Rüyalarınızı kaybettiniz mi, ölürsünüz. Etrafımızda dolaşan pek çok kişi aslında ölü ve bundan kendilerinin bile haberi yok.
Yaşlanmakla, büyümek arasında çok büyük bir fark var. Eğer 19 yaşındaysanız ve bir yıl hiçbir şey yapmadan ve üretmeden sırtüstü yatarsanız, sadece bir yaş yaşlanır, 20 olursunuz. Ben 87 yaşındayım ve ben de bir yıl hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden sırtüstü yatarsam, 88 olurum. Herkes bir yılda bir yaş yaşlanır. Bunun için özel bir yetenek ve bilgiye ihtiyaç yok. Oysa bir yaş daha büyümek için, mutlak bir şeyler yapıp üretmek, kendini geliştirecek fırsatları bulmak, kullanmak gerekir.
Asla pişman olmayın. Biz yaşlılar, genelde yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan pişmanız. Ölümden korkan insan, pişman olandır. Pişman olmaktan korktuğu için hiçbir şey yapmayandır.’
Ders yılı sonunda Rose, yıllarca önce başlayıp, yaşam mücadelesi içinde ara vermek zorunda kaldığı üniversiteyi derece ile bitirdi.
Mezuniyet töreninden bir hafta sonra, uykusunda, huzur içinde öldü. Cenaze törenine yüzlerce öğrenci katıldı.
‘Yapabileceğimiz her şeyi yapmak için asla geç olmayacağını’ hepimize bir güzel öğreten bu muhteşem kadının anısına layık bir törendi bu.
Rose’un öğretisi aslında tüm üniversitelerinde zorunlu ders olmalıydı. ‘Çok geç diye bir zaman yok’. Her zaman bir rüyanız ve onu gerçekleştirebilecek ruhunuzun olması dileğiyle. 

Kitap dünyası

ANA KIZ KİTAP ÇIKARIYOR: İstanbul cemiyet yaşamının ünlü isimlerinden Deniz Kurbanzade ‘Geçmiş Suadiye’de Aşktı’ ve ‘Nergis’in Düşü’nden sonra yeni çıkaracağı kitabıyla sevenlerine sürpriz yapma hazırlığında.
Deniz Hanım’ın kızı, Yeditepe Üniversitesi İngilizce Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi olan kızı Volga Kurbanzade de yeni bir kitap yazıyor.
Volga Kurbanzade, daha 16 yaşındayken yayınladığı bir şiir kitabıyla edebiyat dünyasının dikkatini çekmiş ve övgüler almıştı. 
Kurbanzadeler’in kitapları merakla bekleniyor.

Güzel sözler

*- “Yanlış ve pişmanlıklarından utanma. İnsan olan ve üretme kaygısı ile çalışanlar her zaman hata yapabilir. Özür dilemekten, fikirlerini değiştirmekten hiç korkma.” - C.İRGİL
*- “İyilik yaptığın insan bir gün seni kendi çıkarı için satabilir. Sakın üzülme. Onun cahilliğine ver.” - M. TEKİNER

Pazar neşesi

KORKU: Karne günü küçük yaramaz eve gelir gelmez annesi, ‘Oğlum karnen nerede?’ diye sordu.
O da gülerek yanıtladı:
“Arkadaşıma ödünç verdim. Akşama babasına gösterip onu korkutacak!”..
(Teşekkürler Suat UNCULAR)