Bursa Hakimiyet

Yeşilçam rüzgarları poyrazla kucaklaştı

Mudanya’da kültür-sanat adına güzel şeyler oluyor sevgili okurlar. 
Geçenlerde bu kez ilçenin ünlü poyrazına Yeşilçam’da çevrilen filmlerin belleklerimizde yer eden unutulmaz müzik rüzgarları eşlik etti.
Mudanya Kültür ve Sanat Derneği Türk Sanat Müziği Korosu’nca düzenlenen konserin onur konuğu Fatih Erkoç da okuduğu şarkılarla izleyenleri adeta büyüledi. 



Uğur Mumcu Kültür Merkezi’ndeki konserde, ilçe Bld. Bşk. Hayri Türkyılmaz ve eşi Gülbahar Türkyılmaz’ın     yanı sıra, Bşk.Yrd.ları Mustafa Ay, eşi Mürüvvet Ay, Metin Bağcı ve eşi Nurdan Bağcı, Bld. Meclis üyeleri, Mudanya Kültür ve Sanat Derneği Bşk. Hüseyin Çağlayan ve çok sayıda sanatsever katıldı. 
Fatih Erkoç, okuduğu şarkılarla ayakta alkışlandı. Konser sonunda Bld.Bşk. Hayri Türkyılmaz, Mudanya Kültür ve Sanat Derneği Bşk. Hüseyin Çağlayan’a, Türk Pop Müziği’nin usta sesi Fatih Erkoç’a ve koroya çiçek sunup teşekkür etti.. 
İşte unutulmaz gecenin fotoğrafa dönüşen bir anısı..

Minik yeteneklerden piyano maratonu!..

Sanat ve sanatçı kenti Bursamız’da mayıs ayında yetenekli minicik eller siyah beyaz tuşlar üzerinde bemollerden diyezlere kelebekler gibi uçuşacak.
Kent Konseyi (BKK) Müzik Eğitim Çalışma Grubu’nun Dünya Müzik Derneği (DMD) işbirliğiyle bu yıl 6.’sı düzenlenen ‘Bursa Ulusal Piyano Günleri’nde yüzlerce minik piyanist üç gün boyunca yeteneklerini sergileyecek.
Türkiye’de ilk kez Bursa’da başlatılan ‘Ulusal Piyano Günleri’ yüzlerce minik piyanistin katılımıyla 8-9-10 Mayıs tarihlerinde sabah 10 ile akşam 20 saatleri arasında Atatürk Kongre Kültür Merkezi (Merinos AKKM) Osmangazi Salonu’nda yapılacak. 
5-17 yaş arasındaki öğrenciler, sırayla piyanonun başına oturup yeteneklerini sergilerken dünyaca ünlü farklı eserleri seslendirecekler.
BKK Bşk. Semih Pala, Kent Konseyi olarak çocukların ve gençlerin sosyal gelişimlerine katkı sunmaya devam ettiklerini, gönüllü eğitmenlerin destekleriyle verdikleri çeşitli kursların yanı sıra miniklerin yeteneklerini sergileyebilecekleri değişik ortamları oluşturduklarını belirtiyor ve ‘tüm Bursalılar’ı çocuklarıyla birlikte üç gün sürecek olan piyano maratonunda görmek istiyoruz’ diyor..

Güzel sözler

l “Dünya mükemmel olmadığı için sanat vardır..” - Andrey Tarkovski
l “Her insan, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur.” - Voltaire
l “Dürüst bir insan, daima çocuk kalır..” - Sokrates
l Ben insanların kalplerini kırarak değil, onların kalplerini kazanarak hükmetmek isterim..” - ATATÜRK
(Teşekkürler Ecz.Güzin UNGAN/ Bodrum)

Cumartesi neşesi

HELVA:- “Konya çarşısında dolaşan bir gariban, helvacı dükkanının vitrinine iştahla bakarken dükkan sahibinden sadaka olarak biraz helva istemiş. Helvacı vermemiş. Garibanın canı da çok helva çekmiş. Dayanamayıp, dayak yemeyi de göze alıp başka bir helvacı dükkânına girmiş. Bir tepsi helvayı önüne çekip hızla atıştırmaya başlamış.
Helvacı adamın üstüne yürümüş ve: 
“Parasını ödemeden böyle helva yenir mi?.” 
Gariban aldırmamış ve atıştırmayı sürdürürken helvacı sinirlenip adama sille tokat girişmiş.
Dükkanda tesadüfen bulunan Nasreddin Hoca müşterilere dönüp: 
“Şu Konyalı helvacılar ne iyi adamlar; parası olmayan garibana bile döve döve helva yediriyorlar” demiş.
(Teşekkürler Ziya TAŞKIN)

Çay, simit ve zeytin 

Rahmetli Giray Odman, eşi İbtihal Odman’la Bursa’nın sosyal ve kültürel yaşamında etkin çalışmalar yapan ve mutluluklarıyla çevreye örnek bir çiftti. 
Geçenlerde İnternette dolaşırken İbtihal Hanım’ın kısacık ama çok düşündürücü bir yazısıyla karşılaştım.
Yazıyı paylaşırken Giray Abimiz’i saygıyla anıyorum.. İbtihal Hanım’a da ayrıca saygı sunar ve sabırlar dilerim:
HHH
“Bugün canım simit, zeytin yiyip, yanında demli bir çay içmek istedi. 
Yağmur altında kapıdan çıkmamla birlikte ağlayan çocuğuna ‘Allah cezanı versin, sus yoksa seni bu kadına veririm’ diyen bir anne ile yüz yüze geldim. 
Köşeyi dönmemle birlikte genç biri, telefonunu korumak için kolunu başımın üzerinde tutarak yüzüme aksırdı. ‘Çok yaşa’ diyemedim. Yaya kaldırımına adımımı attım ki belediyenin ‘alternatif ve aykırı’ sanatlara (!) özenerek yaptığı çukurlardan yağmur suları üzerime sıçradı. 
Taksi durağında kavga vardı. 15/20 kişiyi topluca görünce, orada da kavga var sandım ama onun bir ATM kuyruğu olduğunu anladım. 
Geçitin önünde merdivenlerden çıkan gencecik bir kıza, gencecik bir erkek ‘naber lan’ dedi. Kız gülerek, ‘iyidir, kırdık bugün’ diye cevap verdi. 
Oğuz Atay’ın dediği gibi..
‘Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler..
Ağzına dolar insanın
Sussan acıtır, konuşsan kanatır.’ 
Ne sorguluyor, ne de yargılıyorum sadece şahit oluyorum. Simit alamadan eve döndüm. Herkes istediği gibi davranır. Memlekette demokrasi var(!) kendime güzel bir meyve tabağı hazırlayayım...” 
- İbtihal ODMAN