Bursa Hakimiyet

Yıldırım Cami, ilgi fakiri olmamalı

"Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin restorasyon uygulamaları ile Bursalılar'ın da takdirlerini alarak eski eserleri ayağa kaldırmaya çalışmasının bir örneğini de Yıldırım Camii'nin minarelerinin "aslına uygun" yeniden yapılmasında görmüştük.
İnşaat sürecinde minare alemlerinin monte edildiği konik bölümün, 1800'lü yıllara ait arşivlere girmiş cami resmine bakıldığında aslına uygun olmadığı görüldüğünden konu; vatandaş duyarlılığı çerçevesinde Bursa Hakimiyet Gazetesi’nin Erdal Abi köşesinde yaklaşık bir yıl önce de ilgililere tarafımdan duyurmaya çalışılmıştır..
Osmanlı'nın kuruluş dönemi camilerinin tamamının bulunduğu Bursa'daki tüm örneklerine bakıldığında; büyük, küçük tüm cami minarelerinin uç kısmını oluşturan alemin monte edildiği konik bölümlerinin, yontma taş işçiliği ile elde edilmiş ve asla konik olmayan ayrı bir mimari üslup olarak inşa edildiklerini kolayca görebilmekteyiz.
Ayrıca; geçtiğimiz yaz başında hizmete alınan Yıldırım Camii'nin yeni minareleri, geçmişin bu özelliğini taşımamasının yanı sıra, karşıdan bakıldığında da şerefeden itibaren üç parçadan oluşan üst bölümlerinin, minarenin bütünü içinde bir estetik oranından uzak olduğu kolayca gözlemlenebilmektedir.
Bugün Yıldırım Camii'nin söz konusu yeni minarelerinin buraya kadar konusunu yaptığımız konik bölümü, iki-üç gün önceki ilk lodos rüzgarında maalesef fire vermiş; ahşap koninin üzerine giydirilmiş metal(kurşun) kaplaması yerinden sökülmüştür.
Gelecek yeni bir lodos fırtınasında, yerinden kopması kaçınılmaz gibi olan her iki minarenin ahşap konik bölümlerinin acilen yapılması gereken onarımını, yukarıda sözünü yaptığımız "sorunların" da çözümüne vesile olabileceğini o nedenle, ilgili sivil toplum örgütlerinin minarelerinin orijinalitesine yönelik görüşlerini, bu kez yapımı üstlenenlerle paylaşacağının ümidini taşıyorum.
Son söz olarak; Yıldırım Camii'nin 612 yıllık geçmişinin; bugün dış yüzey mermerlerinin çatlaması, ufalanması, duvarların içlerine su sızıntılarını almasının, el sanatı duvar yazılarının bozulmaya yüz tutmasının sebebi olarak görülmesinin yanı sıra; çevre oluşturma ve düzenlemesi gibi ışıklandırma sorunları ile de boğuşan ilgi fakiri Yıldırım Camii'nin; bir Yeşil, bir Ulucami, bir Emirsultan camilerinde olduğu gibi köklü çözümlere ulaşabilmesi için bir sponsorun çıkmasına da vesile olmasını dilerim.
Saygılarımla.."
 Süleyman HEVBEK


Sakatatçıda sakata geldik

"16.1.2012 saat 12 sularında Bursa'nın en eski pazaryerinde (Tuzpazarı) bulunan A. sakatatçısından 2 adet kuzu kellesi aldım. 'Taze ve iyiyse verin' dedim.
'Taze' dediler.
Ben de onlara güvenip alıp eve götürdüm. Mutfakta poşeti açtığımda, resmen leş gibi ağır bir koku geliyordu. Yıllarca Belediye çalıştım. belediyeciliğimdende utandım.
Bursa'nın göbeğinde bu ne rezillik böyle?. O sakatatçıya en yakın Büyükşehir Belediyesi tarihi binadaki çalışanlar bu kötü kokuyu çalışma masalarından bile duyabilirler böyle giderse.
Neyse ki hava karlı ve dışarıda bir sürü başıboş gezen sokak köpeği var.
Attım kelleleri sokak başına, hayvancıklar kurban bayramı geldi sandı. Hiç kimseye seslenmiyorum..
Sadece herkes görevini yapsın yeter diyorum. O sakatatçıya da hakkımı helal etmiyorum."              H.A.



BURULAŞ yağlı boya ile iş halledilebilir

"43 gövde numaralı sarı Terminal Otobüsü'ne binmiştim. En arka sırada sol köşede oturdum. Fakat üzüldüğüm bir durumla karşılaştım.
Hemen önümdeki koltuğun arka tarafı siyah ispirtolu kalemler ve tükenmez kalemlerle yazılmış yazılarla dolu idi..
Yazıların çoğunu çeşitli isimler oluşturuyordu. Koltukların arkası bu yazılarla kir içinde kalmıştı.
Bu konuda BURULAŞ'ı eleştirdiğim sanılmasın.
Eleştirdiğim kişiler buraya isimlerini yazan, imzalar atan gençler..
Bunlara aileleri hiç terbiye vermiyor mu?..
Tertemiz, pırıl pırıl yeni bir otobüs ama koltuk arkası kir içinde.
Buraya yazı yazan gençlere aileleri tarafından önce toplum yaşamıyla ilgili muaşeret kurallarının öğretilmesi gerekir.
BURULAŞ bu kötü, çirkin pisliği nasıl temizler bilemem?.
Sadece yağlı boya ile hiç olmazsa kirlilik kapatılabilir sanırım.
Çünkü bu pislik avuç dolusu paralar verilip satın alınan yepyeni bir otobüsümüze hiç yakışmıyor.
Saygılarımla.."
İsfendiyar KÖKSAL



Emniyet'ten bir açıklama

"28.12.2011 tarihli Bursa Hakimiyet Gazetesi'nin 11'inci sayfasındaki köşenizde yayınlanan "Evden dışarı çıkmaya çekiniyoruz" başlıklı okur yazısı İl Emniyet Müdürlüğü'müzce incelenmiştir.
Okur yazısında sözü edilen rahatsızlıkla ilgili olarak, Merinos Parkı ve İntizam Mahallesi Yatık, Dikleme, Kuruçeşme, Yenigün, Dikçeşme, Şekerci, 3. Selim, 10. Çakmak Sokak ile bölgedeki diğer sokaklar, Osmangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerimiz ve asayiş ekiplerimizce sürekli kontrol edilmektedir.
Bunun yanı sıra ilimiz genelinde hırsızlık ve genel asayiş olaylarının önlenmesine yönelik denetimler sürdürülmektedir.
Bilgilerinize sunar, iyi çalışmalar dileriz."
Bursa Emniyet Md.Basın Halkla İlşk. Şube Md.


UEDAŞ lütfen biraz ciddiyet

"Ocak 2012'ye ait lektrik faturalarımdaki son ödeme tarihi 13 Ocak'tı.
Baedesten'deki işyerim ve evimin son ödeme tarihi 13 Ocak cuma günü olan faturalarını aynı gün PTT online aracılığıyla ödedim. Elimde de makbuzlarım var.
Fakat 16 Ocak pazartesi günü evime UEDAŞ'tan brakılan kağıtta elektrik faturamızı ödemediğim ve beş gün içinde de ödemezsem elektriğimin hemen kesileceği belirtiliyor. İşin ilginç yanı her iki faturam için de aynı uyarı var.
Uyarı yazısını alan komşuma rastladım, faturalar için uyardı ama  tek kuruş borcum olmadığı halde böyle bir uyarının gelmesi bir esnaf olarak beni çok üzdü. Komşuma da ödediğim faturalara ait makbuzları gösterdim.
Sonra da UEDAŞ'a telefon ettim. Bana 'ödenmemiş faturanız yok' dediler.
Peki, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?.
UEDAŞ'ı ciddiyete davet ederken üst düzey yöneticilerinin de ilgili birimleri gerektiği şekilde uyarmasını ve vatandaşı güç durumda bırakmamasını dilerim."
Yaşar ÇETİNKAL



Vatandaş düşsün diye mi?

"Çekirge Caddesi'nde Karagöz-Hacivat anıt mezarı karşısındaki yaya kaldırımda bir ağaç kesilmiş.. Ama kesenler ağaç kökünün on santimlik kısmını öylece bırakmışlar ve nedense kesmemişler. Yoksa birilerinin ayağı bu ağaç köküne takılsın da düşsün diye mi öyle bırakmışlar dersiniz?.
Özelikle gece karanlığında bu ağaç kökünü fark etmeme olasılığı çok fazla."
Selen HATAY



Işık Sokak sakinleri çok mu sabırsız (!)..

"Çekirge Mahallesi, Işık Sokak’ta bulunan ve sokağın yüzde 80'ini oluşturan 50 ailenin yani 220 nüfusun ikamet ettiği Elintaş Sitesi yöneticisiyim.
1998 yılında imar koşullarına uygun, ruhsatlı ve kat mülkiyetli olarak yapılan bitişik nizam 6 bloktan oluşan evlerimizin önünden geçen ve Osmangazi Belediyesi'nin adını 'Işık Sokak' olarak koyduğu patikaya (yol demek için inanın şahit bulmanız imkansız) hizmet beklerken acaba çok mu sabırsız davranıyoruz?
Çünkü 13 yıldan beri gerek Büyükşehir Belediyesi'ne, gerekse Osmangazi Belediyesi'ne sayısız müracaatlarımız oldu.
Belediye Başkanlarımız sayın Recep Altepe'nin ve Mustafa Dündar'ın bizzat mağduriyetimiz hakkında bilgileri var.
Yaptığımız müracaatlarımızın hepsine; 'çalışmalarımız devam ediyor, en kısa zamanda probleminiz çözülecektir' şeklinde cevaplar alıyoruz ama sonuç değişmiyor.
Yoksa bizler acaba çok mu sabırsız (!) davranıyoruz?
Dairelerimizin her türlü vergisini v.b. ödüyoruz ayrıca kaçak değil!.. Resmi, imarlı evlerimizin önünden geçen sokak yolunun yapılmasını istiyoruz.
Art niyet düşünmemek için elimizden geleni yapıyoruz ama nafile...
Bir diğer endişemiz; acaba belediyemiz bizlerden beklediği oyu alamadı diye mi hizmetini esirgiyor. Çünkü ne kadar gizli oy kullanılmış olsa da sokak sakinlerinin oy kullandıkları sandıklar belli.
Belediyeler hizmeti sadece kendisine oy verenlere değil tüm vatandaşa yapar diye düşünüyoruz ama kusura bakmayın 13 yıllık süreçte biraz sabırsızız (!) işte..
Bu da bizim kusurumuz."
İsmail AK