Bursa Hakimiyet

Yıldız yağmurları altında bir yıldız

Merhaba sevgili okurlarım, Öncelikle mübarek Kurban Bayramınızı en iyi dileklerimle kutluyorum.
Sağlık, sıhhat, mutluluk, barış ve huzur içinde tüm aile bireylerinizle bir arada daha nice bayramlara ulaşmanızı diliyorum.
Eşiniz, dostlarınız veya diğer kentlerden ilk kez Bursa’ya gelen konuklarınızla bu gece farklı güzelliklerde huzurlu saatler yaşamak istiyorsanız size Crowne Plaza Otel’in 19. Katı’nı öneriyorum.
Crowne Plaza’ya daha önceden gitmiştim. Ama 19. Kat’taki muhteşem manzarlı barını ilk kez bir davette gördüm.
Bursa ayaklar altında ve ışıl ışıl. İzmir Yolu’nda konvoy halinde seyreden araçların inci taneleri gibi dizili parıltılı farları İstanbul Boğazı’nda köprüyü seyrediyormuşsunuz gibi bir izlenim yaratıyor.
Geniş bir terası var önünde. Panoramik manzarayı isterseniz terastan da rahatça izleyebilirsiniz. 
Servis mükemmel.. Sunulan mönüyü beğenmemek mümkün değil. 
Ama bunların yanında daha da çarpıcı bir özellik karşılıyor sizi.
Dip köşede bir kuyruklu piyano. Çevrede yankılanan nefis bir müzik.
Piyanonun başında da Bursalılar’ın efendiliğiyle ve yarattığı saygınlığıyla yakından tanıdığı usta müzisyen Turgut Alp Görün oturuyor..
Siyah beyaz tuşlar üzerinde adeta kelebek gibi uçuşan parmaklarıyla yarattığı yemek müziği en yorgun beyinleri bile dinlendirebilecek, rahatlatacak bir şölen..

19. Kat’ın kendine özgü atmosferi içinde geniş bir görüş alanına sahip masanızda otururken hem Bursa’nın ışıltılı bir gecesini izliyorsunuz, hem de gökyüzündeki yıldız yağmurlarını..
Ve yıldız yağmurları altında bir yıldız Turgut Alp Görün’ün melodileri gecenin bonusu oluyor....
Müziğe koskoca bir kırk yılını vermiş üstat.
Bursalılar onu Anatolia Otel’de tanıdılar. Tam yirmiiki yılını piyanosuyla Çekirge’deki Anatolia Otel’e vermişti..
Bu arada İstanbul’da ünlü ailelerin özel geceleri için de davetler aldı sık sık.
Örneğin rahmetli Vehbi Koç’un kızı Semahat Arsel’in özel davetiyle Koç Ailesi’nin Divan Otel’deki ve Kuruçeşme’deki dostluk gecelerinde Turgut Alp Görün çaldı söyledi..
Aydın Doğan’ın muhteşem villasındaki davetlerinde de Turgut Alp Görün bir gecelik İstanbul ‘turneleri’ ile İstanbullular’a da başarılarını sergiledi.
Bu arada rahmetli Vehbi Koç yaşamının son yıllarında Erdek kıyılarındaki Pınar Otel’de tatil yapardı hep.
Ve son altı yıl da Vehbi Bey’in arzusu üzerine ve tatil sürecinde yine Turgut Alp Görün Erdek gecelerinde ülkemizin en büyük sanayicisinin sevdiği şarkıları çaldı...
Ve unutamadığı anıları da var:
“Vehbi Bey Pınar Otel’de kaldığı süre içinde geceleri yakın dostlarıyla birlikte hep aynı masasına otururdu. 
Sohbetleri sırasında müziğe de dikkat kesilirdi. Pek geç olmadan, belirli bir saatte istirahate çekilirdi. 
O saatten önce odasına çekilmek istese bile masasından hemen kalkmaz, piyanoda çaldığım parçanın bitmesini sonuna kadar bekler ve biter bitmez de ayağa kalkar ve yavaşça ayrılırdı dostlarının arasından.
Bir sanatçıya gösterilen gerçek bir saygıdır bu. Hiç unutamıyorum.. Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun’ diyor..   
Evet; Crowne Plaza’nın 19. Katı’ndan izlediğiniz ışıl ışıl yıldız yağmurları altındaki Bursa’da piyanosuyla dinlediğiniz kaliteli müziğin bir yıldızıdır Turgut Alp Görün.  

BAYRAM NEŞESİ

ORUÇ:Kurbanlık aldığı koyunu hastalanan adam ‘koyunum iyileşirse 10 gün oruç tutacağım’ diye dua etmiş..
Bu duasından birkaç gün sonra koyun iyileşmiş. Adam da söz verdiği gibi orucunu tutmaya başlamış. Fakat koyun dokuzuncu gün ölmüş.
Adam düşünüp taşınmış ve şu kararı almış:
‘Dokuz günlük orucu ramazandan düşerim, koyunu da kurbana sayarım olur biter...
***
ÇÖMLEK:Kurban Bayramı hakkında vaaz veren hocaya cemaatten biri bir kâğıt uzatır. Kağıtta şunlar yazılı:
‘Anam için keseceğim kurbandan kimseye hisse vermeyip hepsini kavurma yaparak bir çömleğe koymak niyetindeyim, nafakası olsun diye. Caiz midir, değil midir?..’
Hoca notu yüksek sesle okumuş ve hiddetle şöyle demiş:
‘Yarın cennet yolcuları kurbanlarına binip sırat köprüsünden geçerken bu kadının da kavurma çömleğine binmesi gerekir. Git, sor, razı olursa öyle yap!.’
(Teşekkürler Ufuk ULUCAN)

***


YENİ KİTAP: ‘ANTABUS’

Bugün başlayan uzun bayram tatilinde eş-dost ziyaretlerinden sonra canınız eğer sıkıldığında okuyacağınız güzel bir kitap öneriyorum sevgili okurlarım:
Genç ve başarılı öykü ustası Seray Şahiner’in titizlikle kaleme aldığı kitabın adı ‘Antabus’. 
Romanın kahramanı olan Leyla, genç bir kadın. Konfeksiyon işçisi olarak geçimini sağlamaya çalışan bir emekçi.. Sakin bir hayat kurmak istiyor. Fakat hayatı kendi seçimleriyle değil, kendisine dayatılanlarla şekilleniyor. 
İçinde bulunduğu bu durumdan kurtulmak için kendince yöntemler geliştirmekten vazgeçmeyen Leyla’yı özellikle kadın okurlar çok sevecek sanırım. Can Yayınları’ndan piyasada.