Bursa Hakimiyet

Yoğun şehir yaşamımız unutkanlık yaratıyor!

Yeni bir hafta sonu tatilinin ilk günü.. Dilerim gönlünüzce olsun. Köşemizi süsleyen şu güzel fotoğrafa lütfen bir bakın..
Sn. Dilek Köseoğlu’nun gönderdiği bu fotoğraf İstanbul Boğazı’nın en güzel köşelerinden biri..
Özellikle şehirlerde yaşayanlar için yoğun çalışma hayatı, uzun çalışma saatleri, hayatın bir parçası haline gelen stres ve ağır sorumluluklar gibi önemli etkenler  unutkanlıklara da neden oluyor. 
Dinlenebilmeniz ve kendinizi yenileyebilmeniz için sonbahar günlerinde böyle güzel köşeler sizleri bekliyor..
Acıbadem Bursa Hastanesi Nöroloji Uzmanı Sn. Doç. Dr. Fatma Çiğdem Doğulu, özetle
‘gün içinde fazla önemsemediğimiz unutkanlık, sık sık tekrarlandığında hayatı olumsuz etkileyen bir süreci de beraberinde getiriyor’ diyor ve ‘yoğun şehir hayatı, hastalık temelli olmayan unutkanlığın en önemli nedenlerinden biri. Altta yatan bir hastalık olup olmadığı diğer şikâyetler dikkate alınarak belirlenmeli’ diye ekliyor.
Nice sağlıklı ve mutlu günlere efendim.. 



Rüzgar Gülü çok hoş 

Hafta arası çok hoş bir dergi bırakıldı masama.. Osmangazi Bld. göndermiş. Derginin adı ‘Rüzgar Gülü’.
İlk sayısında çarpıcı, zarif bir kapak.. Osmangazi Bld.’nin ücretsiz çocuk dergisi. Ön kapakta minik ve anlamlı bir söz: ‘Çocuk gülerse dünya güler...’
Dergiyi baştan sona dikkatle inceledim.
Pırıl pırıl fotoğraflar, ilginç yazılar.. Belediye’nin yaptığı ve çocukları yakından ilgilendirecek yatırımlarla ilgili haberler, eğitici-öğretici yazılar, faydalı besinler, vitaminler, çevre sağlığı, çocuk oyunları, tarihsel bilgiler, hayvanlar alemi, kütüphaneler vs. vs.
Çocuklar için gerçekten güzel bir dergi.
Rüzgar Gülü’nün genel yayın yönetmeni Gülşah Cebelli Öncel ile sorumlu yazı işleri müdürü Arzu Karadaş ile dergisinin sahibi olarak büyük katkı sağlayan Osmangazi Bld. Bşk. Sn. Mustafa Dündar’ı kutluyorum.
Dilerim bu kaliteli derginin ömrü uzun olur.

Plajda yatanlar ve çile çekenler

“Üç ay plajda kumların üstünde yatan var.. Ama dokuz aylık güz ve kış döneminde de Kumla’da çile çekenler var..
İnsan hiç şehrini, ilçesini hatta mahallesini kötüler mi?. 
Tam güzel bir şeyler yaşıyoruz, arkasından belediye geliyor yeni bir icraata  kalkışıyor. 
Köşenize Küçük Kumla’dan bahsetmek istiyorum. 
Bizim burada yazın deniz kenarları ve kumsal oldukça kalabalık oluyor. Sahil boyunca uzanan kumsal bir ay çok kalabalık, sonra da yer yer tenha bir hal almaya başlar.
Belediye başkanlarımız da her nedense hep yaz aylarında gelir Küçük Kumlamız’a.. Büyükşehir Belediye Bşk. Sn.Recep Altepe de, Gemlik Belediye Bşk. Sn. Refik Yılmaz da görürler ki sahillerimiz ve denize girenler falan çok kalabalık, çok hareketli..
Lakin bir de yaz sezonu sonrası, güz ve kış aylarında bir gelip görsünler sahil kenarlarımızı. O kalabalıklardan, hareketten eser yoktur. Çünkü; kış sezonunun acımasız gerçekleri başlamıştır. 
Bu gerçekler ışığında sahilde plaj üstünde bulunan Grup Aile Çay Bahçesi ve iskelenin orada bulunan Çınaraltı Çay Bahçesi asgari ücretle geçinmeye çalışanların resmen sığındıkları bir yer haline gelir. Bunun görülmesi lazım. Isınabilmek için sabahtan akşama kadar çay içerler!..
Çünkü kış aylarında fazladan bir gelirleri de yok bu insanların. Pek çoğu ya emekli, ya da yaşlılık aylığı almaktalar.. 
Bu insanlar evlerinde nasıl yaksın elektrikli ısıtıcısını?. Kömür bile yakamıyor ki.
Kış sezonunda adeta bir sığınma yeri gibi olan sahil boyundaki bu çay bahçeleri için Gemlik ile Büyükşehir Bld. şimdi bir karar almış diye duyduk. Galiba sahil boyundaki aile çay bahçelerini ‘biz oralarını plaj yapacağız. Mevcut çay bahçelerini de denizden 400 metre kadar yukarıda kuracağız’ diyorlarmış. 
Deniz kenarlarından, sahilden uzak yerlerde çay bahçesi açacak olanlar nasıl para kazanacak?.. Arka taraflar zaten çok tenha.. 
Küçük Kumla kıyılarımızda dar gelirli vatandaşlarımızın kışın ısınmak için sığındığı yerler yıkılmasın, vicdanlar sızlamasın..
Eğer bu karar gerçekten alınmış ise çok yanlış. Ve yanlış hesap bir gün muhakkak Bağdat’tan döner!.”
H.B

Cumartesi neşesi

ANLAM:- “Çocuk babasına:
- Babacığım, annem ile nasıl evlendin?.. Anlatır mısın?. Öyle merak ediyorum ki..”
Adam eşine dönüyor ve:
- “Görüyor musun, çocuk bile evlenmemize bir anlam veremiyor.”
HHH
KAYNANA:- “Temel bir gün kahveye girmiş. Üstü başı yırtık pırtık bir haldeymiş... Arkadaşları merakla, ‘Hayrola ne oldu sana’ diye sormuşlar.
Temel: “Kaynanamı gömdük. Oradan geliyorum.”
Kahvedekiler: “İyi de bu halin ne?.”
Temel: “Biraz direndi de!.”
HHH
ŞANS:-”Temel caddenin köşesindeki kola otomatiğine gitmiş, parasını atıp düğmeye basmış ve kolasını almış. Bir para daha atmış, yine düğmeye basmış ve yine kolasını almış.
Bunun üzerine heyecanla arkadaşlarının yanına gitmiş ve:
- “Çabuk bütün bozuk paralarınızı verin, bugün şansım çok iyi!..”
(Teşekkürler Arif AKÇAOVA)