Bursa Hakimiyet

Zeytin ağaçlarını kesmek sorunu kesinlikle çözmez!

Okurum, kimya mühendisi Ekrem Hayri Peker’den oldukça uzun bir mail aldım. Sn. Peker, son zamanlarda artan zeytin ağeaçlarının kesimiyle ilgili önemli görüşlerini aktarmış.

Yazı uzun olduğu için özetleyerek sunuyorum:

“GEMLİK’TE; ÇÖZÜM ZEYTİN AĞAÇLARINI KESMEK Mİ?:- 14.11.2014’te Gemlik Bld. Bşk.’nın feryadını gazetelerde okuyup, TV’de izledim ve üzüldüm.
Sn Bşk. Gemlik’te ev, mezarlık, hastane yapacak yerin kalmadığını, ilçedeki yapıların büyük bir kısmının bugünkü deprem yönetmeliğinden önce yapıldığını ve 6 derecelik bir depremde bile kentteki evlerin çoğunun yıkılacağını söylerek, çözümün tepelerdeki zeytinliklerin kesilmesi olduğunu belirtti. 
Özetle; tepelerdeki zeytinliklerin son günleri geldi.
Sayın Bşk. geçen dönem bu görevi vekâleten yürüttü. Ondan ilçe önce belediye başkanlığı kısa bir süre hariç 12 yıldır aynı partiden seçilen bld. bşk.’larınca yönetildiğini, daha önce de zemin etüdüne önem vermeyen zihniyetin iktidarda olduğunu söylemenin, yazmak anlamsız.. 
Sorunu yaratanların çözümü, bu sorunu yaratan bakışlarını ve alışkanlıklarını terk etmek değil, yeşillikleri imara açarak sorunu geçiştirmek, günü kurtarmak. Nüfusu 70 binden 140 bine çıkınca gözü sanırım yakın köylere dikecekler, sonu Bursa’yla birleşmek olacak.
Marmara bölgemize yoğun göçe karşı planlama yapılamadı. Sanayinin olmazsa olmaz şartı sanki çevreyi kirletmekmiş gibi algılanıp kabul edildi. Sonuç, Marmara Bölgemizde ovalar, dereler, temiz su kaynakları yok oldu. Marmara denizinde balık kalmadı. Daha kötüsü yaklaşık 20 - 25 milyonluk bir nüfus dayanıksız yapılar içinde yaşıyor. Resmi rakamlar ne derse desin önlem alınmazsa, binalar depremden önce hızla yıkılıp, yenilenmezse yüz binlerce insan ölebilir. Ülkemizde depremle denize ve karaya gömülen onlarca kent, terk edilen yüzlerce kent var.
 Göç veren yerlerde sadece ekonomik yapı çökmüyor, Kültürel yaşamda çöküyor. Tiyatro ve sinemalar kapanıyor. Bir zamanlar Kars’ta ‘Briç Klübü’ varmış, şimdi briç oynayan var mı? Bilmiyorum?
Şehirlerimiz nüfuslarını taşıyamıyor. Bu kentleri hızla nasıl boşaltırız diye plan yapmalıyız. Depremde İstanbul’da 50 bin bina yıkılacakmış.  Bu binalarda ortalama altı daire olsa ve beşer kişilik aileler otursa 300 bin daire ve bir buçuk milyon insan eder. Diyaliz hastaları, kalp, şeker, kanser ve benzeri ciddi hastalık taşıyanları sayarsak iki milyon insanı yitirme durumuyla karşı karşıyayız. Bursa için diyeceğim tek şey de ovamız eski haline dönecek ve kent içinden geçen açık-kapalı derelerin kenarları açılacak desem yeterli olur sanırım.
Sorun ciddi ve hızla tartışmaya açılmalı. Yoksa tüm zeytinlikleri kesip, imara açsak da çözüm olmayacak. Yaşanmaz yerleşim yerleri oluşturma politikalarını terk edelim.” 
- Ekrem Hayri PEKER



Kütahya’da ek 
avans uygulaması 


“Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ait toplu taşıma araçlarında vatandaşların BUKART’larına ek avans yüklenmesi ile ilgili olarak gazetenize gönderdikleri cevabi yazıda ‘talep değerlendirilip, çözüm bulunacak’ denmişti. 
Yakın zamanda BİMER’le yaptığım başvuruma, aldığım yanıtta bu sistem belediyeleri çok zarara soktuğundan, ulaşımda Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin çok zarar ettiğinden, uygulama yapan illerde kaldırıldığı belirtildi. Oysa bu sistem dört yıldan beri Kütahya’da sorunsuz uygulanıyor. 
Oysa vatandaşların bilet gişeleri önünde kuyruğa girmesi ile zaman yitiriliyor.  5-10 dakika beklemeler var. Biletsiz veya kartında kontör olmadan binenler de otobüslerde diğer yolculara ‘biletiniz veya BUKART’nız var mı?’ diye sorup duruyorlar. Ek avans sistemi uygulansa bu sorun tamamen ortadan kalkar.. 
Saygılarımla.” 
Kemal BAŞEREN

Edebali ve logo

“28 Ekim 2014 köşenizde lale desenli Bursa logosu yerine dünyaca ünlenen ve kentimizin adeta bir simgesi olan tarihi Yeşil Türbe’nin uygulanması önerimi yayınlamıştınız.
Gazeteniz yazarı Sn.Serkan İnceoğlu bugünkü (dünkü) köşesinde de Yıldırım Bld.Bşk. Sn. İsmail Hakkı Edebali’nin kurumsal yeni bir logo çalışması için kararı halkına bıraktığı belirtilerek Yeşil Türbe’nin en çok tercih edilen simge olarak yorumlandığına değiniyor.
Sn. Bşk. Edebali’yi böyle önemli bir konuyu halka sorup görüş aldığı için ve önerimde de sunduğum gibi Yeşil Türbe’nin görüşlerde yoğunluk kazanmış olması için teşekkür ediyor, kutluyorum.”
Metin ERBAĞ

UEDAŞ’ın
dikkatine


“Yıldırım ilçesi, Karapınar Mahallesi D 101. Sokak sakinlerindenim. 
Sokağımızda bulanan lambaların hepsi uzun süredir çalışmıyor. Saatlerin geri alınması ile iş çıkış saatlerimizde ve çocuklarımızın da okul çıkış saatlerinde sokaklar çok karanlık oluyor. 
Evlerimize el fenerleri veya telefon ışıklarıyla ulaşmaya çalışıyoruz. Okuldan çıkan küçük çocuklar korkudan birbirlerinin ellerini tutarak ilerliyorlar. Bu olumsuzluk bu devirde yaşanacak eziyet olmamalı. 
UEDAŞ’ın ilgili birimlerinin bir an önce bu durumla ilgilenmelerini rica ediyorum.
Saygılarımla..”
Elif AÇİCİ