Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
15 Temmuz gecesinin bize hatırlattıkları...
15 Temmuz 2017 Cumartesi, 08:14

15 Temmuz darbe girişiminin olduğu gece, hem vatandaş olarak hem de basın mensubu olarak bir tarihe tanıklık ettiğimi kısa sürede anlamıştım. Evde, eşimle televizyon izlerken İstanbul'da köprülerin kapatıldığını görünce bunun büyük bir terör saldırısı istihbaratı üzerine yapılmış bir şey olabileceğini düşündük. Ancak çok anormal bir şeylerin olduğunu kısa sürede idrak edebildik.

Ne olur ne olmaz diye Sönmez Medya'daki yöneticilerim ve çalışma arkadaşlarımla kısa sürede haberleşerek mümkün olan en kısa sürede medya binasında kriz merkezini oluşturup apar topar yayına girdik. Bursa Hakimiyet ve AS TV Genel Yayın Yönetmeni Okan Tuna'ydı konuğum ve sabaha kadar tarihe tanıklık ettiğimiz bir yayına imza attık.

Medyaya ulaşana kadar duyduğum hükümet kanadından yapılan açıklamalar, bir darbe girişimini ortaya koyuyordu. Okan Tuna da daha ilk değerlendirmesinde yönetime el konulmak istendiğini ancak ciddi bir direncin gösterildiği tesbitiyle bir anlamda olup biteni özetliyordu.

Medya binamızın çok yakınında olan Jandarma Bölge Komutanlığı'ndan yaptığımız ilk yayında ışıkların neredeyse tümünün kapalı olduğu, anormal gelişmelerin yaşandığını gördük. Saatler geçtikçe Jandarma'nın önündeki hareketliliğin arttığını, hatta darbe girişimi haberi alan vatandaşların buraya yöneldiklerini gözlemledik.

İstanbul Yolu'ndan kent merkezine gidiş istikametinde bir firmaya ait vincin yolu kapattığını duyduğumda ise bunun darbe girişimi yapmak isteyenlerin mi, yoksa girişimi engellemek isteyenlerin mi olduğu sorusu aklıma gelmişti. Kısa süre sonra bunun, kenti yönetenlerin de bilgisi dahilinde dabercilerin önünü kesmek amacıyla yapılmış bir şey olduğunu öğrendim. Gerçekten kısa sürede böylesine kritik bir refleks gösterilmesi, darbe ve darbe girişimleri tarihi açısından not edilip altı çizilmesi gereken bir nokta...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişimi ile Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Özel Kuvvetler Komutanlığı ve Emniyet'e ait diğer yerleşkelerin bombalanması ve daha pek çok kanlı olay, demokrasimizin ve Cumhuriyetimizin karşılaştığı en acı ve zorlu sınavlardan biriydi.

15 Temmuz gecesinden itibaren demokrasiye ve Cumhuriyet'in değerlerine bağlı yayıncılık anlayışımızı tereddütsüz devam ettirerek Sönmez Medya olarak bizlerin de önemli bir sınav verdiğini düşünüyorum.

Bir yandan saldırı gerçekleştirilen noktalardan bilgiler paylaşırken milletvekilleri, belediye başkanları ve akademisyenlerin görüşlerini yansıtarak sürdürdüğümüz özel yayınımızda TRT ve Doğan Medya gibi işgal girişimine maruz kalan kuruluşlardaki meslektaşlarımızın yaşadıklarının duyurulmasına da aracılık ettik. Bu, hem demokrasi mücadelesi hem de mesleki dayanışma için çok önemliydi.

15 Temmuz demokrasi zaferinin yıldönümünü birkaç satıra sığdırmaya çalıştığımı yazımın sonunda Allah, bir daha bize böyle günler göstermesin diyorum. Yaşasın demokrasi, yaşasın Cumhuriyet...