Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
2016'nın meşhur 3'lüsü
31 Aralık 2016 Cumartesi, 04:50

Bir yıl boyunca bu köşeden, dış politikaya dair gerçekleşen olayları yorumlamaya çalıştım. Ancak geriye dönüp baktığımda bol krizli, bol acılı, bol kanlı bir yılın yansımalarını taşımışız bu satırlara... 2016'da dünya gündemine dair üç kelime nedir diye sorulsa herhalde yanıtım Suriye, Trump ve Rusya olur.
Neden Suriye? Gerek bitmek bilmeyen iç savaşı, gerek burada barınan ve Türkiye başta olmak üzere Avrupa'nın dört bir yanında can alan terör odakları, gerekse de mülteci akını bakımından sadece dış politikayı değil ekonomiyi de, kültürü de, sosyal hayatı da fazlasıyla etkileyen bir adres oldu Suriye...
Neden Trump? ABD'de büyük umutlarla iki dönem başkanlık yapan ülkenin ilk siyahi Başkanı Barack Obama, bekleneni bir türlü karşılayamadı. Obama döneminde hiçbir dış müdahale olmayacağı, ABD'de esen ırkçı rüzgarların hızının kesileceği iddia ediliyordu ama öyle olmadı. Küba'yla yıllardır süregelen sıkıntıları rafa kaldıması, dışarıda belki de en göze çarpan başarısı oldu. Yerine çok farklı bir isim geliyor şimdi. Kasımdaki seçimde ABD Başkanı seçilen dünyanın en zengin işadamlarından Donald Trump'ın ocak ayı itibariyle izleyeceği politikalar merak konusu.
Neden Rusya? Hem uluslararası ilişkilerde hem de Türk dış politikasında çok büyük etkisi oldu Rusya'nın... Suriye'de Rus jetinin düşürülmesinin ardından Ankara-Moskova hattında soğuk esen rüzgarlar özellikle ekonomide ciddi yaralar açtı. Türk ihracatçısı zor günler geçirdi. Yılın son bölümünde Rusya'yla ilişkilerin yeniden rayına oturması Ankara'ya hem dış politikada hem de ekonomide rahat nefes aldırdı. Rusya'nın Suriye'de ABD'nin aksine izlediği politikalarla açtığı alanda Türkiye'yle ortak adımlar atması Fırat Kalkanı Harekatı'nı bir anda hızlandırdı. 
Türkiye-Rusya yakınlaşmasının yarattığı rahatsızlık sürerken Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un Ankara'da öldürülmesi moralleri bozdu. Rusya'nın sağduyulu yaklaşımı ve Ankara'yla yakınlığı artıran politikasının yanı sıra Türkiye'nin işbirliği alanında önemli adımlar atması bahar havasının bozulmasını engelledi. Rusya'yla ilişkilerin düzelmesi kadar büyükelçiye saldırı da 2016'nın en flaş gelişmelerinden biri oldu.
15 Temmuz darbe girişimi sonrası  iç politikada ve işleyişte olduğu gibi dış politikada da önemli dönüşümler yaşandı. 2016'da Sadece Rusya ile değil Mavi Marmara baskını sonrası köprülerin atıldığı İsrail'le ilişkilerin düzelmesi Ankara'nın Ortadoğu'da daha rahat manevra yapmasının önünü açtı.
Gelelim 2016'nın en sıkıntılı bölümüne... Rusya'yla ilişkiler bozulduğunda bile ABD'nin Türkiye'yle arada oluşan mesafeyi gidermede pek istekli olduğu söylenemez. Suriye'de Türkiye'nin Rusya'yla yakınlaşmasından çok önce de Ankara'nın 'terör örgütlerine mühimmat ve silah desteği yapılması' ile ilgili itirazları yılın son günlerinde devletin zirvesinden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ağzından çok net ifadelerle dile getirildi. Diplomasi kulislerinde Obama yönetiminin son günleri olması nedeniyle böyle bir tablonun oluştuğu yorumu yapılıyor. Trump koltuğa oturunca bu soğuk rüzgarlar diner mi yoksa daha mı sert eser bekleyip göreceğiz. Umarız, dünya gündeminden şiddet, terör ve kriz haberlerinden ziyade insanlığın geleceği adına ümit vaat eden gelişmeleri kaleme alırız. İyi yıllar...