Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Dikenli yolda tek başına mı?
22 Ocak 2017 Pazar, 05:14

Cuma günü ABD'de tartışamalı bir sayfa kapanırken çok daha tartışmalı bir sayfa açıldı. Daha ilk adımları attığı günlerde birçok kişinin şans tanımadığı emlak zengini Donald Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin adayı olmayı başardıktan sonra asıl sürprizi dünya genelindeki beklentilerin aksine kasım ayındaki seçimde Demokrat Parti adayı Hillary Clinton'a hiç unutamayacağı bir yenilgi yaşatarak 45. ABD Başkanı seçilerek yaptı.
Trump ve ailesi, pek çok Hollywood filminden aşina olduğumuz klasik zengin aile imajlarını gözler önüne sermekten kaçınmadı. Son derece heyecanlı olduğu gözden kaçmayan Trump'ın gerginliği de dikkati çekti. Dünyanın en riskli koltuğuna oturduğunun farkına belki de önceki günkü kadar varmamıştır.
Gelelim 45. Başkan'ın söylemlerine... Adaylığının ilk günlerinden bu yana göçmenlere karşı aldığı sert tavrın yansımaları vardı konuşmasında. Öyle görünüyor ki radikal kararlara imza atarak bu konuda tam olarak ne demek istediğini tüm dünyaya yakın zamanda gösterecek. Meksika sınırına duvar örme ve ABD'de doğanlara direkt vatandaşlık hakkı verilmemesi gibi kararlarla göçmenlerin bundan sonra işi bayağı zor görünüyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tepki gösterdiği bir konuda Trump'ın kullandığı ifadelerin Ankara'da rahatsızlığa yol açtığı ifade edilebilir. Trump, 'radikal' ve 'İslam' kelimelerini bir araya getirerek "Radikal İslam'ı dünya üzerinde yok edeceğiz" dedi. Bu mesajı, hem kendi tabanına hem de kendisine oy vermeyi kabul etmeyen muhafazakarları düşünerek verdi.
Hem ülkesindeki hem de dışındaki Müslümanları fazlasıyla kızdırsa da "Yeni ittifaklar kuracağız" sözleriyle dış politikada ters köşe yapabileceğinin sinyalini verdi. Trump, "On yıllar boyunca başka ülkelerin ordularını güçlendirdik, kendi ordumuzu zayıflattık. Trilyonlarca dolar harcayıp başka ülkeleri zenginleştirdik. Artık bu geçmişte kaldı. Sadece geleceğe bakacağız" da dedi. Bu sözler üzerine ABD'nin şu an etkili olduğu tüm ülkelerden tasını tarağını toplayarak çıkmasını beklemek saflık olur.
ABD ne sadece Beyaz Saray'da oturan Başkan'dan ibarettir, ne Kongre'den, ne de silah ve petrol lobisinden... Bu ana unsurlar birbirlerine o kadar hassas bağlarla bağlıdırlar ki birinin aksaması ABD'yi süper güç koltuğundan alaşağı etmeye yeter de artar bile. Büyük umutlarla 8 yıl önce seçilen ABD tarihinin ilk siyahi başkanı Obama'nın yerine getiremediği vaatler ortada.
İlk olarak Obamacare olarak da bilinen sağlık reformunu çöpe atan Trump'ın küresel ısınma konusunda da maddi çıkarları düşünen adımlar atmaya başlaması muhalif kesimi daha şimdiden küplere bindirdi. 'Yeniden güçlü bir Amerika' vaadine uzanan yol, dikenlerle kaplı. Trump'ın gücü ne kadar yetecek, bekleyip göreceğiz...