Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Diplomasi hukuku ayaklar altında
19 Mart 2017 Pazar, 04:54

Avrupa Birliği ile Türkiye arasında uzun süredir var olan soğukluğa bir anlamda alışmışken Hollanda, Almanya ve Avusturya kaynaklı diplomatik krizlerle yeni bir döneme adım atmış olduk. İşin siyasi ve diplomatik kısmında Ankara, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım olmak üzere tepkisini en üst seviyede ve en sert tonda gösterdi.
Komik gerekçelerle yapılan iptallerin ardından önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçağının Hollanda'ya inişine izin verilmemişti. Buna tepki amacıyla Almanya'dan karayolu ile Hollanda'ya giden ve Rotterdam'daki diplomatik temsilciliğimizde gurbetçilerle buluşmak isteyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve gurbetçilere yapılanların bir Avrupa ülkesinde yaşandığına inanmak, gerçekten güç geliyor.
Gelelim işin hukuki boyutuna... Diplomatik temsilcilikler, iki ülke arasında köprü görevi görmenin yanı sıra bulunduğu ülkede bağımsız bir egemenlik noktası olarak da görülmelidir. Bu konuda kuralların konulduğu Viyana Sözleşmesi vardır. Üstelik bu sözleşme, toplantı krizinin yaşandığı ülkelerden biri olan Avusturya'nın başkentinde hayata geçirilmiştir.
Bakın sözleşmenin 29'uncu maddesi ne diyor: Diplomatik ajanın şahsi dokunulmazlığı vardır. Hiçbir şekilde tutuklanamaz veya gözaltına alınamaz. Kabul eden devlet, diplomatik ajana gereken saygıyı gösterecek ve şahsına, özgürlüğüne ve onuruna yönelik herhangi bir saldırıyı önlemek için uygun tüm önlemleri alacaktır.
Gelelim kritik maddelerden biri olan 26'ncı maddeye. Bu maddede de "Kabul eden devlet, milli güvenlik nedenleriyle girişi yasaklanan veya kurallara bağlanan bölgeler hakkındaki kanun ve nizamları saklı kalmak şartıyla, ülkesinde misyonun bütün üyelerine hareket ve seyahat serbestliği sağlayacaktır" deniliyor.
26'ncı maddede bahsi geçen milli güvenlik vurgusuna dikkat edelim... Ortada milli güvenliği tehlikeye düşürecek bir durum var mıydı? Üyelik yolundaki bir ülkenin bakanı, beraberindekilerle birlikte ülkesinin temsil edildiği diplomatik temsilciliğe gitmek istiyordu. Dolayısıyla ortada milli güvenliği riske sokacak ne var? Bilakis, polisin Bakan Kaya ve beraberindekilerle birlikte gurbetçilere yönelik sert müdahalesiyle aslında bir güvenlik sorunu oluşturuldu.
Sadece Viyana değil, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de birçok maddesiyle ihlal edilmiştir. Diplomasi hukukunu ayaklar altına alan uygulamaların Ankara tarafından Avrupa Birliği ve dışındaki hukuki platformlara taşımasıyla yeni bir süreç de başlamış olacaktır.