Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Dışarıdaki Türkiye
23 Nisan 2017 Pazar, 07:14

'Evet' sonucu çıkan 16 Nisan'daki cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yönelik anayasa değişikliğine ilişkin referandumları iç siyasette sonuçlara itiraz odaklı tartışılsa da sınırlarımızın dışında da önemli etkileşimlere yol açtı. Seçim dönemlerinin aksine bu referandumda Avrupa ile ilişkilerin gerilmesi, zirve üstüne zirve yaptı.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve Aile Bakanı Kaya'ya karşı, Hollanda başta olmak üzere önemli Avrupa ülkelerinin iç dengelerini gerekçe göstererek hayata geçirdikleri akıl almaz uygulamalar gurbetçiler nezdinde ters tepti. Son seçimler göz önünde bulundurulduğunda Hollanda, Almanya, Avusturya, Belçika ve Fransa gibi gurbetçilerin en fazla yaşadığı ülkelerde iktidara desteğin ortalama 6-7 puan civarında arttığı gözlendi.
Gurbetçilerin diledikleri ülkede oy kullanma serbestîsiyle birlikte bu ülkelerdeki oyların önemli bir kısmının coğrafi yakınlık nedeniyle Lüksemburg'a kaydığını da belirtelim. Lüksemburg gerçeğinden hareketle yaklaşık 10 puanlık bir destek artışı gerçeği var ortada. Her ne kadar 'Gurbetçiler, seçimlerde oy kullanmasın' itirazı gündemde olsa da vatandaşlarımızın hem sınırlarımız içinde hem de sınırlarımız dışında yaşadıkları topraklarda sosyo-kültürel ve ekonomik zeminde önemli bir aktör konumunda.
Zaman zaman mağaza zincirleri oluşturan iş adamı/kadınından dünya futbolunun sayılı yıldızları arasına adlarını yazdıran futbolcularımıza, yaşadıkları ülkenin siyasi hayatında boy gösterenlerinden bilimsel-kültürel anlamda önemli çalışmalara imza atanlara değin geniş bir yelpaze var. Ancak önemli bir kısmının Türkiye'deki geleneksel dokularla yaşadıkları ortamın dokuları arasında ikilemde kaldığı ve ciddi açmazlarla karşı karşıya geldikleri de su götürmez bir gerçek.
Hem geleneksel dokularının bozulmamasını başaran hem de yaşadığı topluma yabancılaşmadan uyum sağlayabilen gurbetçilerin, göğsümüzü kabartmaya devam etmelerini umut etmeliyiz. Çünkü onların sergiledikleri tutumlar, 'dışarıdaki Türkiye' algısının olumlu/olumsuz etkilenmesine yol açıyor. Ne kadar uyumlu hale gelirlerse, giderek palazlanan ırkçı rüzgârın hızının kesilmesi o kadar kolaylaşır.
Fransa'da bugün başlayan seçim maratonunda aşırı uçların önemli noktalara ulaştığı yorumları yapılıyor. Bu, Almanya ve Hollanda'nın yanı sıra Avusturya gibi gurbetçilerin yoğun yaşadığı ülkelere bakıldığında can sıkan bir gerçek olarak önümüzde. Avrupa'da terör saldırılarının da etkisiyle yabancı karşıtlığı belki de en yüksek seviyede. Avrupa ülkelerinin ekonomik açıdan buhranlar yaşaması, otomatik olarak yabancı karşıtı cephenin ekmeğine yağ sürüyor. Başarılı gurbetçiler kıskanıldığı kadar sosyal devlet anlayışıyla aldıkları destekler de yabancı karşıtlarının canını sıkıyor.
Referandumda gurbetçiler nezdinde çıkan sonuç, Türkiye karşıtı yaklaşımların ters teptiğini gösterdi. Ortadoğu kadar Avrupa da hassas bir süreçten geçiyor. Irkçı rüzgârı arkasına alan karanlık güç odakları, gurbetçiler üzerinden kanlı senaryolar yazıyor. Ankara'nın referandum sonrasında Avrupa'daki durumun hassasiyetinden hareketle daha aktif ve olumsuz olayları önleyici çalışmalara imza atması aciliyet taşıyor. Unutmayalım dışarıda, bir o kadar Türkiye var! Yeri gelmişken... 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız da kutlu olsun.