Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Felaketlere hazır olun
10 Eylül 2017 Pazar, 09:30

Her 17 Ağustos'ta o büyük Marmara depreminin yıkıcılığını hatırlar, acı görüntülerle hafızalarımızı tazeleriz. Gazetelerin kentsel dönüşümle ilgili özel yayınları, birkaç televizyon programı ve artık yıllardır rutine bağlanan haberlerle 17 Ağustos'un ışığında 'Daha büyük bir deprem kapıda mı' diye sorarız. Ama hepsi bu... Belediyelerin deprem gerçeğine ne kadar duyarlı olduklarını göstermek için sıraya girdiği birkaç günün ardından o yıkıcı gerçek, hızlı bir şekilde unutulup gider...
Avrupa'da birçok ülkenin, doğal afetler konusunda çok daha hassas bir noktada olduğunu söyleyebiliriz. Yani sadece diz dövmekle yetinmiyor, eylem planları hazırlayarak en kötü senaryolar için hazırlık yapıyorlar. Bu konuda Bursa'da Valilik bünyesindeki merkez ve Nilüfer Belediyesi'nin 17 Ağustos'un yıldönümünde açılışını yaptığı merkezin çalışmaları, kentimizin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Ancak bunlarla yetinilmemesi gerekiyor. Yerinde ama yetersiz çalışmaların geniş bir yelpazeye yayılarak kent genelinde hayata geçirilmesi gerekiyor. Bursa'nın deprem riski açısından bulunduğu yeri bir kez daha gözden geçirmekte fayda var.
Bir türlü esaslı bir şekilde masaya yatırılmayan küresel ısınmanın insanlığa verdiği zararların boyutları, her geçen gün daha da büyüyor ve daha ölümcül sonuçlara davetiye çıkarıyor. Amerika kıtasında birçok yerde taş üstünde taş bırakmayan kasırgalar, bunun en güncel örnekleri. Kullandığımız deodorantlardan, otomobillere kadar her türlü elektronik eşyanın yaydığı olumsuz etkileri dahil küresel anlamda çevrenin beli adeta kırılmış durumda. Tablo, yeni değil. Çevre kirliliği vakalarının önüne geçilmemesi, rant uğruna çevrenin katledilmesi dünyayı bugünkü dengesiz durumla karşı karşıya bırakmıştır.
Atlas Okyanusu'nda büyük yıkıma yol açan ve şimdiye kadar 10'dan fazla can alan Irma kasırgasının zararlarını yazılı-görsel medyadan takip ediyorsunuz. Sadece Irma değil, Harvey'den sonra Katia ve Jose kasırgaları da sırada... Bu da daha büyük yıkımlar ve daha fazla can kaybı demek...
Tüm bu felaketler, petrol fiyatlarından başlayarak sıradan vatandaşın tenceresindeki yemeğe kadar ne varsa olumsuz etkiliyor. Belki bugün kasırganın vurduğu ülkeler ve komşuları bu faturayı ödüyor olsa da fatura kabardıkça bunu dünyanın öbür ucundaki küçük bir ada ülkesinin insanları da gün gelecek ödemek zorunda kalacak. Felaketin faturası daha fazla kabarmadan insanlık, 'her anlamda' tasarrufa ve ortak bilince geçerse gelecekten borç almaktan kurtulur. Aksi halde toplu iflas, kaçınılmaz