Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Filler yine tepişiyor
09 Nisan 2017 Pazar, 04:53

Suriye İdlib'de Rusya destekli rejim güçleri tarafından düzenlendiği bildirilen kimyasal saldırı sonrası televizyon haberini işlemeye başlarken ajansların geçtiği çıplak görüntülerle, o topraklarda yaşanan vahşeti belki de bu kadar net görmüş oldum. Ağzından köpükler saçılmış cansız bedenler, yaşıyormuş gibi duran küçücük çocukların ölümle solan yüzleri hâlâ gözlerimin önünde.
Suriye'de yıllardır süregelen iç savaşın bitirilemiyor olması gerçekten ilginç bir husus. 'Arap Baharı'nın başladığı ülke Tunus olmuştu. Devrik başkan, altın dolusu uçakla kaçma planı yapmak zorunda kalmıştı. Keza Mısır'da yılların Mübarek'i sivil darbeyle devrilmiş önce Müslüman Kardeşler yönetime gelmiş ancak sonrasında askeri darbe ile Müslüman Kardeşlerin Cumhurbaşkanı Mursi hapse atılıp General Sisi, ülkenin başına geçmişti. Libya'da da bir döneme damgasını vuran Kaddafi, bir delikte yakalanıp öldürülmüştü.
Birçok ülkeyi daha etkileyen Arap Baharı'nın en önemli duraklarından biri de Suriye olmuştu. Suriye'de gösteriler başladığında işin buralara kadar geleceğini tahmin eden pek yoktu. Ya rejimin değişmesi ya da gösterilerin sonuçsuz kalması bekleniyordu kısa ya da orta vadede. İkisi de olmadı... Çünkü Suriye, yukarıda bahsettiğim ülkelerden birçok yönden farklıydı.
Nüfus çoğunluğunun tersine farklı mezhep üyeleri tarafından yıllardır yönetilen Suriye'de belki de birçok kişinin farkında olmadığı İran ve Rusya etkisi söz konusuydu. Arap Baharı başlayana kadar ABD ile de iyi geçinen Suriye yönetimi, Obama döneminde Şam Büyükelçisi'nin öldürülmesi de dâhil birçok ilginç gelişmeyle ABD'yi kaybetti. Bölgede ABD'nin etki alanının daha da yayılmasına karşı düğmeye basan İran ve Rusya, perde arkasında el sıkışarak bölgenin yeniden dizaynında söz sahibi olmaya başladı. Obama yönetimi Rusya ile köprüleri atarak tek başına aldığı kararlarla Suriye'de istediğini bir türlü alamadı.
Donald Trump başkan seçilince hesaplar yeniden yapılmaya başlandı ve Trump, ilk hamlesini cuma sabaha karşı 59 Tomahawk füzesini Suriye'de kimyasal saldırıda kullanıldığı açıklanan üssü vurarak yaptı. Ancak harekâtın 'nokta operasyon' olarak kalması başta Ankara olmak üzere bölgede söz sahibi olan masanın diğer tarafındaki ülkeleri tatmin etmedi. Tepkiler karşısında Trump'ın 'ağızlara bir parmak bal çaldığı' şeklinde bir çıkarım oluştu. Rusya'nın tepkisinin diplomatik platformda ve klasik birkaç askeri hamleyle sınırlı kalması, ABD'nin uluslararası tepkilere karşı bir nevi 'gaz alma' yoluna gittiği şeklinde de yorumlanabilir.
Dünyanın 1 numaralı süper gücü ABD ve en büyük rakibi Rusya'nın Suriye konusunda ne kadar samimi oldukları doğal olarak tartışılmalıdır. İki ülke arasındaki anlaşmazlıkların daha da derinleşmesi ise Suriye başta olmak üzere bölgedeki insani krizlerin daha da büyümesine yol açacak yeni katliamlara kapı aralayabilir. Filler tepişirken çimenler ezilmesin...