Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Halep oradaysa insanlık nerede?
11 Aralık 2016 Pazar, 05:18
Hafta içinde Suriye’nin Halep kentinden gelen yürek sızlatıcı görüntüler, dünya gündeminin kısa sürede üst sıralarına yerleşti. 7 çocuğunu bombardıman sırasında kaybeden ve bir daha haber alamayan hasta bir kadın, güçlükle bulunmuş bir tekerlekli sandalye ve onu yönlendiren kocasının yardımıyla sokak sokak doktor aradı.
Çaresiz kadın, doktor bulacağını söyleyen bir kişiden haber beklendiği sırada Anadolu Ajansı muhabiri, kocasıyla röportaj yapıyordu. Tükenmişliği anlatan Suriyelinin röportajı bittikten yarım saat sonra bahsi geçen kadın, sokakta tekerlekli sandalyede son nefesini verdi.
Suriyeli kadının yürek parçalayan görüntüleri sonrası sosyal medya platformlarında mezhep eksenli tartışmalar başladı. Aslında Suriye’nin bugünkü fotoğrafı demek olan kadıncağızın ölümüne yol açan nedenler üzerinde tartışmalar yürütülürken yeni ölümlere davetiye çıkaracak söylemler dikkati çekiyor.
Halep, Suriye’deki iç savaşın en şiddetli yaşandığı kentler arasında ilk sırada sayılabilir. Uluslararası toplumun belki de en çaresiz kaldığı coğrafyadan bahsediyoruz.
Bir zamanlar Suriye ekonomisinin can damarlarının geçtiği Halep’te özellikle son 4 yılda büyük yıkım yaşanıyor. Rejim güçleri kentin batısını yönetirken isyancıların kontrolündeki doğuda başlayan çatışmalar, Suriye’deki iç savaşın seyrini değiştirecek nitelik taşıyor.
Onbinlerce sivil, isyancılarla rejim ve dış güçler arasındaki çatışmalar arasında sıkışmış durumda. Ara ara ilan edilen ateşkeslere uyulmadığı için bölgeden insanlık için utanç vesikası niteliğinde görüntüler geliyor.
ABD ile Rusya arasında Halep krizi üzerinden giden anlaşmazlığın sona ermemesi, buradaki insani dramı daha da beter hale getiriyor. Uluslararası toplumun Halep karşısında yetersiz kalması da trajedi üstüne trajedi yaşatıyor.
Suriye Ordusu’nun Rusya’nın yanı sıra İran destekli Şii milislerden de destek aldığı yönündeki açıklamalar, ilerleyen süreçte bölgede mezhep savaşlarının daha da kanlı boyutlara geleceğini gösteriyor. Küresel güçlerin bilek güreşine tutuştuğu Halep’te fitili çoktan ateşlenen mezhep savaşlarının önü alınamazsa çatışmalar sadece Suriye ile sınırlı kalmaz.
Medyaya fazla yansımasa da pek çok Arap ülkesinde Şii-Sünni eksenli gerginlikler halihazırda sürüyor. Bu gerginlikleri önce küçük çaplı çatışmalara sonrasında bölgesel bir savaşa dönüştürmek isteyen pek çok dış beslemeli lobiler çalışmalarını sürdürüyor.
Sağduyulu adımlarla, yanlışı doğruyu iyi ayırt ederek bölgenin daha büyük trajedilere sahne olmaması için güçlü liderlerin cesur adımlar atması gerekiyor.