Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kadeş Antlaşması ve Kore krizi...
30 Temmuz 2017 Pazar, 08:18

"Mısır Kralı ve ben, kardeş olduk ve şu kararı verdik: Biz kardeşiz ve bunun için bir düşmana karşı müştereken savaşacağız ve bir dosta karşı da müştereken dost olacağız..." Millattan önce 1280 yılında Hititler ile Mısırlılar arasında imzalanan tarihin bilinen ilk yazılı barış antlaşması Kadeş Antlaşması'nda aynen bu ifadeler yer alıyordu.
Savaşa yol açan ana neden, ticaret yollarını hakimiyet altına alma yarışı ve Kuzey Suriye'ye egemen olma çabasıydı. Nefertiti ile evlenmesi için yola çıkan Hitit prensinin öldürülmesiyle patlak veren savaş, her iki taraf için de çok yıpratıcı boyutlara ulaşınca doğudan yükselen Asurlu tehdidi de belirgin hale gelince Kadeş Antlaşması ortaya çıktı.
Bu antlaşmayı ilk olmasının yanında 'hem ortak düşmana, hem de ortak dosta' karşı müşterek hareket etme bilincinin dile getirildiği ilk yazılı metin olduğu için ayrı bir yere koymak gerekiyor. Kadeş'ten bu yana geçen zaman ortada... Uluslararası ilişkilerde o yıllardaki kadar olmasa da tablo 3 aşağı 5 yukarı aynı. Yani resmin büyük kısmı benzeşiyor. Birbirlerine karşı kılıç bileyip barut stoku yapanların gün gelince üçüncü bir tarafa karşı güçlerini birleştirdiği çok görüldü, çok duyuldu.
Bugün de küresel tehdit anlamında ortak paydası en fazla olan ülke, Kuzey Kore... Ankara'nın da dün yazılı açıklamayla tepki gösterdiği Kuzey Kore, ne diplomatik teamülleri dinliyor ne de tecrit edilmeyi umursuyor. Üzerindeki sır perdesi bir türlü tam olarak aralanamayan kapalı kutu Kuzey Kore, kıtalar arası balistik füze denemesiyle elindeki gücü dünyaya duyuruyor ve açık açık meydan okuyor. Bilim kurgu filmlerinde konu, özünde çok basittir. İnsanın soyunu kurutacak ya da hepsini esir alacak bir kötü ya da kötüler grubu ve karşısında iyiliğin timsali savaşçılar... Gerçek dünyada tablo, böyle olmasa da bu 'ortak kötü'yü temsil edebilecek nitelikteki ülkelerden birisi Kuzey Kore... Yaptıkları deneme, bir ay içinde ikinci oldu. Füze, Japonya topraklarına düştü.
Öyle görünüyor ki Kuzey Kore, ABD başta olmak üzere denemelerinden rahatsız olan ülkeleri hiç ama hiç umursamıyor. Bu umursamazlığın ne tür sonuçları beraberinde getireceğini pek çoğumuz bilmiyor. Gün gelip bu denemeler, ciddi bir nükleer savaşa dönüşürse dünyanın vay haline!
Pek çok konuda ortak adım atmayı başaramayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Kuzey Kore'yi benzer girişimlerde bulunmama noktasına getirmek için artık bugüne kadar yapılmamış olan çalışmaları hayata geçirmesi şart. Aksi halde mevcut düzende konumlarını koruyan tepedekilerin hesapları tepetaklak olur. Kadeş Anlaşması'nın bir benzeri asırlar sonra Kuzey Kore tehdidi karşısında boyut değiştirerek hayata geçirilmeli diye düşünüyorum.