Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kartlar şimdi yeniden karılıyor
05 Kasım 2017 Pazar, 08:51

Birkaç haftadır bağımsızlık tartışmalarına değiniyorum. Zira, 2017'nin son çeyreğine en fazla damgasını vuran uluslararası gelişme, bu odakta şekillendi. Kuzey Irak'ta acemice başlatılan bağımsızlık girişiminin nasıl bir fiyaskoyla sonuçlandığını gördük ve görüyoruz.
Çocukluk hayalim diye sözlerine başlayan Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi lideri Mesut Barzani, 'ihanet' sözleriyle o macerayı tamamladı ve kariyerini de bitirdi. İhanetten bahseden kişinin bağımsızlık peşinde olan bir siyasi olması son derece çarpıcı. Çünkü, bölgede dış destek olmadığı sürece herhangi bir bağımsızlık girişiminin başarısızlığa mahkum olduğunun kanıtı niteliğinde bu sözler...

Peki, Barzani yönetimine bugüne dek tabiri caizse 'gaz' verenlerin amacı neydi? Başarısızlıkla sonuçlanacağı daha ilk günden belli olan bu süreçten hiç şüphe yok ki nemalanmak istediler. Sadece Kuzey Irak'ta değil, Irak'ın tamamında dengeler bir anda değişti. Küresel aktörlerin bu aradaki belirsizlikten finansal anlamda çok büyük rant devşirdiğini söylemekte sakınca yok. Irak'ta bundan böyle yeni bir bağımsızlık girişiminin başarılı olmasının ne kadar imkansız olduğu, çok ama çok kısa bir sürede ortaya çıktı.

İstikrar çok az çevreye yarar sağlarken zarar gören daha fazla olur. İstikrarsızlığın ise pek çok çevreye faydası varken, en fazla zararı verdikleri sayılıdır. Bu noktada uluslararası bir krizde kimlerin daha faydalı çıktığını görmek için üstteki denklemin sonucuna ulaşmak gerekiyor.
Lübnan'da dün açıklanan istifayı da bu çerçevede ele almak gerekiyor. Genç Başbakan Saad Hariri, Hizbullah ve İran'ın bölgeyi karıştırmak istediğini açık açık dile getirdi ve 'Hayatım tehlikede' diyerek istifa etti. Babası, başbakanken yıllar önce suikasta uğrayan genç siyasetçinin siyasi düzlemde çalışma ortamının kalmadığını söylemesi çarpıcı. İstikrarsızlık durumunda rant oranının yükseldiği Lübnan'da bundan sonra yaşanacaklar, Suriye'yi de, Irak'ı da, İran'ı da doğrudan etkileyecektir. Hayal kırıklığına uğrayanlar, çekilmeyi seçiyor. Tıpkı Katalanların eski lideri Puigdemont'un olduğu gibi. Artık adım atamayacağına kanaat getiren Katalan siyasetçi, çareyi Belçika'nın kapısını çalmakta buldu. Katalanlar dışında cılız bir destekle başarılı olamayacağını anladı ve yargıdan kaçınmak için bölgeyi terk etti. İyi hazırlık yapılmamış ve tabanda gönül bağı ile karşılık bulmamış hareketlerin başarısızlığa uğraması, uluslararası politikada daha derinlemesine incelenmeli.

Öyle görünüyor ki bölgede kartlar yeniden karılıyor. Masada bazı oyuncular değişti. Kimisi bağımsızlık vaadiyle oturmuştu masaya, kimisi ise Hariri gibi bölgede etkin bir lider olacağı sözüyle... Kartlar yeniden karılırken Türkiye'nin atacağı adımlar, bölgenin kaderini değiştirebilecek nitelikte.