Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
S-400 füzeleri ve milli savunma
17 Eylül 2017 Pazar, 10:18

İç siyasetin nispeten geçen aylara göre sakin geçtiği bir dönemde dış politikada cereyan eden olaylar, baş döndürüyor. Türkiye'nin S-400 füzeleri için Rusya ile anlaşmaya varması sonrası ABD cephesinden peş peşe gelen eleştiriler karşısında Ankara, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Kendimizi göbeğimi kendimiz keseriz' sözleriyle ifade ettiği gibi geri adım atmama şeklinde ilerliyor. Kaparoyu da yatıran Ankara'yı bu yolda şu an geri döndürecek bir etken ortada yok.
Tam da ABD'nin Ankara'nın ısrarlı tepkilerine rağmen terör örgütü PYD/YPG'ye yaptığı aleni silah yardımlarının peşinden böyle bir anlaşma için el sıkışılması, diplomasi kulislerinde 'manidar' görülüyor. Bu konuda NATO'nun da 'Bize haber verilmedi ki. Kendi kararları' şeklinde pasif tepki anlamında değerlendirilebilecek tavrı oluştu.
Halihazırda seçim atmosferi nedeniyle ilişkilerimizin gerildiği Almanya'nın Dışişleri Bakanı Gabriel, Ankara'ya silah satışını durdurabilecekleri yönünde bir açıklama yaptı. Öncesinde de Avusturya benzer bir karara imza atmıştı. Amaç, Türkiye'nin iç ve dış güvenlik noktasında elini kolunu bağlayıp bazı tavizler vermesini sağlamak...
Bugüne kadar Türkiye'nin savunma anlamında ihtiyaçlarına kulak tıkayan Avrupalı liderlerin ve ABD'nin, Rusya'yla yapılan anlaşmaya verdikleri tepkileri bu bilgiler ışığında değerlendirmek gerekiyor.
Avrupa Birliği'nde artık birçok lider tarafından açık açık üye olmayacağı açıklanan Türkiye'nin kendini sağlama alma noktasında attığı adımları milli savunma gibi stratejik bir başlık altında yorumlamak faydalı olacaktır. Hatırlayın Almanya ve Hollanda, Türkiye'ye kurduğu Patriot savunma sistemlerini söküp götürdü. Hem yardımcı olmayacaksın, hem de yol alınmasına engel olacaksın! İşte Türkiye'nin tepkisi buna...
Zamanında Avrupa ülkeleriyle gerek ekonomik, gerekse savunma alanında yürütülen çalışmalar bu ülkelerin iç hesapları nedeniyle fiyaskoyla sonuçlandı. Bugün Türkiye'nin Rusya ile S-400 füzeleri için anlaşma yapmasından daha doğal bir şey olamaz.
ABD ile Türkiye'nin S-400 konusunda farklı kutuplara düştüğü böyle bir zamanda Kuzey Irak'ta referandum krizinde yeni bir perde de açıldı. Öyle görünüyor ki Kuzey Irak yönetiminin 25 Eylül'de referandum yapma ısrarı sürecek ve bölge çok tehlikeli bir döneme girecek. Ne ABD ne başka ülke, Barzani yönetimine söz geçiremedi.
Hemen her hafta füze fırlatan Kuzey Kore'nin tehditleri ortadayken, Kuzey Irak barut fıçısına dönmüşken Türkiye'nin S-400 gibi anlaşmalara imza atarken milli savunma konusunda da dünyayla rekabet edebilir seviyeye ulaşması şart. Yabancılarla dolu futbolumuzun uluslararası arenada yaşadığı sıkıntıları herkes biliyor. Savunmada da benzer bir durum ortaya çıkmamalı, milli kaynaklara ağırlık verilmesi gerekir.