Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Topu taca atıyorlar
05 Mart 2017 Pazar, 08:14

Türkiye, hızla 16 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili anayasa değişikliği için referanduma ilerlerken iç politikadaki gerginliği gölgeleyecek boyutta dış kaynaklı gelişmelere tanıklık etmeye başladık.
Önce Almanya ardından da Hollanda, Türk bakanlar ve diğer yetkililerin referandumla ilgili planladıkları buluşma toplantılarına sudan sebeplerle izin vermedi. Gelişmelere sadece AK Parti değil diğer partilerin de aynı pencereden bakarak verdikleri tepkiler, siyasette referandum nedeniyle oluşan gergin havayı yumuşattı sanırım.
AK Parti dışındaki partilerin genel başkanları dahil Almanya ve Hollanda'ya gösterilen tepkilerin tek bir noktada birleşmesi, referandum öncesi çok olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmeli. CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın gelişmeler üzerine Almanya programını iptal etmesi, topyekün bir tepkinin en güzel örneği olmuştur.
Türkiye'yi her fırsatta ifade özgürlüğü konusunda eleştiren Avrupa Birliği'nin kritik önemdeki iki ülkesi Almanya ve Hollanda'nın toplantıları iptal etmesi nasıl savunulabilir! İfade özgürlüğünden dem vuranlar, politikayla ilgili bir konuda ülkelerinde görüşlerin yasal zeminde dile getirilmesinden nasıl rahatsız olabilir?
Demokrasinin beşiği kabul edilen Avrupa'da demokratik etkinlikleri durdurma çabasına hemen her gün yenilerini eklemek demokrasiye sığmaz. Alman ve Hollandalı üst düzey siyasilerin, "Kararlar belediyelerin kararlarıdır. Yerel yönetimlerin kararıdır" şeklindeki açıklamaları topu taca atmaktan başka bir şey değildir.
Alman ve Hollandalı başbakanlar ya da bakanların böyle bir durumda yapmaları gereken, toplantının başka bir yerde yapılmasını sağlayarak demokrasiye önem verdiklerini kanıtlamalarıdır. Ancak başka bir zemin hazırlamak bir yana kararı eleştirmekten kaçınmışlar hatta doğru olduğunu dile getirenler de olmuştur.
Bundan sonrasında Ankara-Berlin ve Ankara-Amsterdam hattında diplomasi trafiği yoğunlaşacaktır ancak yapılanın demokrasiyle ya da insan haklarıyla uzaktan yakından alakası yoktur. Her fırsatta Türkiye'deki uygulamaları eleştiren ve AB'ye tam üyelik müzakerelerinde engel üstüne engel çıkaran siyasilerin bilinçaltında nasıl bir Türkiye tedirginliği olduğu, toplantı kriziyle bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. Referandum öncesi duruşlarını ortaya koyan söz konusu muhatapların referandum sonrasında nasıl bir şekil alacakları da merak konusu. Bugün topu taca atanlar, yarın kalelerinde gol yediklerinde sızlanmamalı...