Erdal ÇATALKAYA

Erdal ÇATALKAYA

erdalcatalkaya@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Trump, dünyayı yaktı!
04 Haziran 2017 Pazar, 06:48

Gittiği her yerde 'olay adam' konumunu koruyan ABD Başkanı Donald Trump, şimdiye kadar yaptıklarıyla ya da yapmak istedikleriyle tüm dünyayı etkileyecek kadar bir etki oluşturmadı. Ta ki önceki güne kadar...
ABD'ye Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerden girişleri engelleme çabası, Meksika sınırına duvar çekme planı ve Suriye'deki iç savaşa yönelik küçük çaplı müdahalesiyle hep bir ya da birkaç bölgeyi etkileyecek adımlar attı. ABD Başkanı, insanlığın geleceği açısından hayati önemde olduğu belirtilen Paris İklim Anlaşması'ndan çekileceklerini en ufak bir tereddüt olmadan açıkladı.
Trump, sadece ABD'nin çıkarını düşündüğünü her fırsatta ifade eden bir siyasetçi... Bu konuda bencil olduğunu açıkçası gizlemiyor. Neredeyse "Dünya yanarsa yansın, umrumda değil" noktasında... Ancak Amerikan halkının çoğunun bu anlaşmaya taraf olunması gerektiği yönünde görüş beyan ettiğini biliyoruz. Bu konuda çok sayıda araştırma söz konusu. Yani ABD halkının büyük çoğunluğu, bu konuda Başkan ile tam aksi yönde düşünüyor.
Çok değil, 1 yıl önce imzalandı bu anlaşma... Ne hedeflendi peki? Fosil yakıtların kullanımının kısıtlanması, aynı şekilde sera gazı emisyonlarının düşürülmesi amaçlanıyor. Bunun da ötesinde 1,5-2 derecede kalması için yoğun çaba amaçlanıyor. İşte Trump, Barack Obama dönemi mirasının son büyük kalıntısını da çöpe atmış oldu.
Başta Avrupa Birliği olmak üzere birçok ülke lideri, Trump'a aldığı karar nedeniyle sert tepki gösterdi. Çevreci oluşumlar da Trump'ın kararını kınayan açıklamalar yaptı. Trump karşıtları ise 'Çevreci örgütlerden bunaldık. Yeni işsizlerin önüne geçildi' görüşünde birleşiyor.
Tam da böyle bir zamanda Çin, anlaşmaya yönelik peş peşe taahhütleri yerine getirme açıklaması yaptı. Bu da ABD'nin yarattığı öfke rüzgarını kendi lehine kullanma şeklinde yorumlanabilir. Krizi fırsata çeviren Çin, bir anda küresel arenanın yıldızı haline geldi.
Küresel ısınmayla küresel mücadelenin önderi konumundaki ABD'nin sahneden inmesiyle bir krizin oluştuğu çok net ortada. Motivasyon anlamında ABD'nin olmaması Paris hareketinin hızını hiç kuşku yok ki kesecektir. ABD'nin karbon emisyonunun yaklaşık yüzde 15'inde olması da durumun ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne seriyor.
İklim değişikliği bir gerçektir. ABD'nin küresel ısınmadaki moral gücü de ayrı bir gerçektir. Bakalım ABD'siz bir ortamda diğer ülkeler, yükümlülüklerini nasıl yerine getirecek? İnsanoğlunu felakete götürecek senaryoların gerçeğe dönüşmemesi için sadece siyasilere değil, sivil toplum kuruluşlarına da önemli görevler düşüyor.