Bursa Hakimiyet

‘2016 Savaşı’ başladı

ABD Başkanı Barack Obama ile Küba Devlet Başkanı Raul Castro, iki ülke arasındaki buzları eritme sürecini hızlandırma adına tarihi adımı dün atmadı. İki ülke liderleri, Mandela’nın cenaze töreninde tokalaşarak uzun süre altyapısı hazırlanan uzlaşı sürecinin temelini atmıştı. 
ABD’nin terörü sürekli destekleyen listesinin ilk sıralarında tuttuğu Küba’yla kurmaya çalıştığı barış köprüsü için ‘Bir hayli geç oldu’ denilebilir. Zira esasında iki ülke arasında normalleşme sürecini başlatmak için daha önce de barış iklim uygundu.
Bu çabaların, ABD Başkanlık seçimine kısa süre kala yapılması dikkati çeken bir nokta. 50 Amerika kıtası ülkenin liderlerinin bir araya geldiği Panama’daki zirvenin bir gün sonrası için konuşulanlar, ABD’de Başkanlık Seçimi heyecanının iyice artacağının göstergesi.
Obama’nın Başkanlık yolundaki rakibi olan ve daha sonra Dışişleri Bakanı olarak görevine devam eden eski Başkan Bill Clinton’ın eşi Hillary Clinton’ın bugün Başkanlık için resmen adaylığını açıklaması bekleniyor.
İşte böylesine hassas bir süreçte Obama’nın Castro’yla yeniden tokalaşması, Demokrat Parti içindeki adaylık yarışının bir öncekine göre daha çetrefilli hale geleceği anlamını içeriyor. Obama, statü gereği yeniden aday olamayacak. Ancak Clinton ve adaylığı düşünen diğer isimler için seçim sürecinde en önemli sınav ekonomi ve sağlıkla birlikte Küba’yla ilişkiler olacak.
Hâlihazırda Venezüella ile kopma noktasında olan ilişkiler de diğer kritik bir mesele olacak. Öyle görünüyor ki Obama’nın geç kaldığı Küba hamlesinin ardından diğer bir Latin Amerika ülkesiyle patlak veren sorunlar, Demokrat Parti adaylarını kampanya sürecinde bir hayli zorlayacak.
Normalleşme sürecine Kübalıların büyük bölümünün sıcak baktığı ortada. Ancak işin ABD kısmı, belirsizlikler içeriyor. 2016 ABD Başkanlık seçimi, Kongre’de üstünlüğü ele geçiren muhalefetteki Cumhuriyetçiler açısından çok önemli. Güçlü bir Cumhuriyetçi muhalefetiyle karşı karşıya olan Demokratların çekişmeli iç rekabetine en çok damga vuracak konulardan biri ise hiç kuşku yok ki Latin Amerika açılımı olacak. Cumhuriyetçilerin zafer elde etmesi halinde açılımın, yeniden kapanıma dönmesi de muhtemel…
İyi pazarlar.