Bursa Hakimiyet

3 isim, 3 analiz…

Almanya Federal Meclisi’nde perşembe günü 1915 olaylarıyla ilgili Türkiye’yi suçlayan tasarı, gündeme geldiğinde sonucun sürpriz olmayacağı herkesin malumuydu. Öyle de oldu… Bir ret, bir çekimser oy dışında Cem Özdemir’in de desteğiyle Türkiye’nin uluslararası arenada imajını zedeleme adına bir adım atılmış oldu. Hukuki anlamda Ankara’yı yaptırıma tabi tutma noktasında bir gerçerliliği söz konusu değil. Cumhurbaşkanı ve Hükümet’ten gelen ilk tepkiler de ‘Yasa değişikliği, yok hükmündedir” ifadeleri üzerinde birleşti.
Başbakan Binali Yıldırım’ı ağırlayan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in yaptığı açıklamalar da oldukça sert oldu. “Almanya Meclisi’nin kararı siyasi sipariştir. Türkiye’yi bir şeylere mecbur etmek istiyorlar. Türkiye’nin bağımsız politikasına baskı uygulamak istiyorlar. Ermeni konusu sadece bir bahane. Ermeni konusu yine de büyük devletlerin elinde oyuncağa dönüştü” diyen Aliyev’in tam destek vermesi, Ankara’nın yalnız olmadığını gösterdi.
Aliyev’in açıklamalarının, Rusya’nın araya girmesiyle askıya alınan Ermenistan’la çatışması sürecinin hemen sonrasında gelmesi de kayda değer. Bölgede gerginliğin zirve yaptığı bir zaman diliminde Ankara-Bakü yakınlaşmasının doruğa çıkması, Rusya’nın da ilgi alanı bakımından önem arz ediyor.

NEYE YARAYACAK?


Tek ret oyu veren Demokrat Birlik Partisi CDU Milletvekili Bettina Kudla’nın “Almanya dışındaki ülkelerde tarihi değerlendirmelerde bulunmak, Alman Meclisi’nin görevi değil” sözleri, örnek bir siyasetçi tarzı olarak kayıtlara geçti. 
Yine bir başka CDU Milletvekili Oliver Wittke’nin “Ben bu karar tasarısının tam tersi sonuçlara yol açabileceğini düşünüyorum. Bu karar tasarısı geçmişe odaklanıyor. Bugüne ya da geleceğe odaklanmıyor. Ben bu nedenle oylamada çekimser kaldım” açıklaması da Kudla kadar olmasa da iyi bir gelişme. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı’nın oylama sırasında mecliste olmaması da özellikle Türkiye’ye yönelik olumlu bir veri.
Peki, ne değişti? İşte bu soruyu esaslı bir şekilde sormak lazım. Almanya’da kabul edilen tasarı, Ankara-Erivan hattında olumlu bir rüzgâr estirebilecek mi? Karşılıklı tansiyonun artması Türk-Ermeni vatandaşları arasında gerilimi yükseltmeyecek mi? Bu soruların yanıtlarını merak eden var mı? Bence asıl soru, bu…