Bursa Hakimiyet

72 kriter meselesi

Dış politikada gözler, hafta içi yapılan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun katıldığı Türkiye-Avrupa Birliği Zirvesi’ndeydi. 
Zirveyle ilgili ilk etapta ivedi somut sonuçlar çıkacağı yönünde kamuoyunda dikkate değer bir oranda beklenti vardı. Bu, tamamen eksik bilgiyle hareket etmenin beraberinde getirdiği bir sonuçtu. 
AB’nin üye olmayan bir ülkeyle yaptığı zirvede sıcağı sıcağına bağlayıcı kararlar alması mümkün değil zaten.
Zirveyle ilgili işin aciliyet taşıyan kısmı, mülteci sorunu olarak öne çıkıyor. Halihazırda Türkiye-Suriye sınırındaki mülteci yükü, artık kaldırılamayacak boyutlara ulaşmıştır. 
Güvenlikle birlikte sosyo-ekonomik anlamda Suriye sınırındaki kentlerde kritik bir dönemden geçildiğinin farkında olunması gerekiyor. 
Kısa vadeli çözümlerle ve sadece Türkiye’nin sırtına yüklenen insani sorumlulukla ne kadar sağlıklı bir tablo oluşacağı hala tartışmalı.

AZ ZAMAN KALDI

Mülteci sorunu, Avrupa Birliği merkezli olarak da çok kritik bir aşamada. Mülteci kamplarından her gün yürek burkan kareler ve görüntüler geliyor. Gidişat daha da vahim boyutlara ulaşacak. Köşeye sıkışan AB, Ankara’nın acil desteğine muhtaç. Aksi halde mülteci sorunuyla ilgili tüm plan ve projeler çöp kutusuna atılacak. Bu da koltuklarında adeta iğne üzerinde oturan siyasiler ve bürokratlar için yolun sonu demek olacak.
Mevcut tabloda Türkiye’nin lehine olan pek çok unsur var. Almanya ve Yunanistan’ın çözüm odaklı yaklaşımı ve Güney Kıbrıs’ta sorunlara pozitif yaklaşan bir yönetimin olması  önemli şans unsurları. Ancak haziran ayında Avrupa’ya vizesiz geçiş konusunda zorlu bir yol var önümüzde. 
Ülkemiz sınırlarından geçerek Avrupa’ya giden mültecilerin Türkiye’ye geri kabulü karşılığında 2013’te vaat edilen vizesiz Avrupa için 72 kriter masaya konulmuştu. Ankara, 19’unu karşılamış durumda. 3 yılda 19 başlık tabii ki yeterli değil. Ancak Başbakan Davutoğlu, hazirana kadar diğer tüm kriterleri de yerine getirmeyi vaat etti.  
Belge güvenliği, göç yönetimi, geri kabul, temel haklar ve kamu güvenliği başlıkları altında toplanan 53 kriter için TBMM’den 9 kanunun geçmesi öngörülüyor. Bu konuda Başbakan’ın hafta içinde muhalefete ‘destek’ çağrısı yaptığını biliyoruz. Bu çağrıyla birlikte kriterler karşılanır ve vizesiz Avrupa’nın yolu açılırsa AB’ye tam üyelik müzakereleri daha sağlam bir masada konuşulur. Mutabakat sağlanırsa iç siyaset noktasında da daha gerilimsiz bir süreç bizi bekliyor olabilir.
İyi pazarlar.