Bursa Hakimiyet

ABD’nin işkenceyle sınavı

ABD’nin gündemini son dönemde ‘şiddet’ kavramı fazlasıyla belirliyor. Siyahilere yönelik polisin silahlı müdahalesi sonucu meydana gelen ölümler, protesto dalgasına yol açtı.
Her gün ABD’nin işlek noktalarında gösterilerin düzenlendiğine tanık oluyoruz. Bu protesto dalgasının yeni bir şiddet sarmalına yol açmaması en azından şimdilik sevindirici bir gelişme olarak yorumlanıyor.
Ancak gelişmelerin genel itibariyle değerlendirilmesi durumunda Cumhuriyetçilerle Demokratlar arasındaki çarpışmanın ana eksenlerinden birini artık bu tepkiler şekillendiriyor. Başkanlık seçimleri için daha şimdiden kulislerin hararetli tartışmalara sahne olduğu ABD siyasi arenasında siyahilere karşı alınacak olumlu veya olumsuz tutumların sandıktaki yansıması çok farklı olabilir.
İlk kez siyahi bir Başkan’ın (Barack Obama) seçilmesine tanıklık eden Birleşik Amerikalıların bundan sonraki süreçte kamplaşmaya gidip gitmemesinin kimin umurunda olduğu ise daha çok su götürecek bir tartışma olarak bugünden sonrasına damgasını vuracak.
ABD’li siyasetçilerin, böylesine hassas bir meselede şimdilik ‘bekle-gör’ taktiğini kullandıklarını söylemek mümkün. Sert çıkış yapanların kariyer ve güvenlik anlamında ciddi sıkıntılar yaşayacağı yönündeki endişe de bunu temel göstergesi.

CIA ile ilgili rapor

ABD’nin ana gündem maddelerinden biri de, Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA’in işkence yaptığı iddialarıyla ilgili Kongre’nin üst kanadı Senato’nun hazırladığı rapordaki çarpıcı ifadeler…
11 Eylül saldırısının ardından terör şüphelisi olarak gözaltına alınanlara işkence yapıldığını ve dönemin siyasilerinin bu konuda aldatıldığını içeren rapor, tabiri caizse gündeme bomba gibi düştü. 
Ankara’nın da tepki gösterdiği rapor, Guantanamo merkezli işkence iddialarına ilişkin ilk resmi belge olma özelliğiyle çok önemli. Raporu neredeyse yalanlayan yok ancak dönemin siyasilerinin bu konuda aldatıldığı hususu çokça tartışılıyor. 
Raporda, işkence yapılanlardan sağlıklı bilgi alınamadığı yönündeki eleştiri de çarpıcı. Bu, gözaltına alınan ve hatta ölen şüphelilerin terörle ilgilerinin olmadığı eleştirisini yapanların savlarını güçlendirici özellikte. Özetle, siyahilere yönelik polis müdahaleleri ve işkence konusundaki geçmişle yüzleşme konuları ABD’deki yeni dönem siyaset arenasına damga vuracak. Bıçak sırtı gibi duran bu iki husus üzerinde çok fazla kan kaybetmeden durabilecek siyasi aktörler, yeni dönemde adından söz ettirecek.
İyi pazarlar…