Bursa Hakimiyet

Avrupa depresyona girdi

Enerji azlığı… Huzursuzluk… Halsizlik… Aşırı ya da az uyku… Alın size bal gibi depresyon belirtileri… Pek çok kişiyi canına kıymaya bile sürükleyen depresyon, modern çağda daha da yıkıcı etkilerle birlikte daha geniş kitlelere ulaşabiliyor. Girmesi ne kadar kolaysa çıkması bir o kadar meşakkatli bir süreçtir depresyon… 
Konsantrasyon sorunları, karar vermekte zorlanma, suçluluk ve beceriksizlik hisleri ve olumsuz düşüncelerin önüne geçememe gibi daha pek çok yansıması olur depresyonun. Yoğunluklarına göre pek çok çeşidi de vardır.
Fazla detaya girmeye gerek yok. Neden depresyonu kaleme aldığıma gelince… Avrupa Birliği, depresyonda olduğunu Birleşik Krallık’taki referandum sonuçlarının kesinleştiği cuma günü suratına okkalı bir tokat atılması gibi öğrendi.
Malum dış gündemin ve hatta iç gündemin birinci maddesi, Birleşik Krallık topraklarında Avrupa Birliği üyeliğinin devamı ya da sonlandırılması hakkındaki referandum oldu. Sonuçları, bugün iyi okuyabilirsek hem AB’nin geleceği hem de Türk dış politikasının geleceği açısından hayati önemde veriler elde edebiliriz. Depresyona giren hastanın tedavisi mümkün mü yoksa değil mi? O da inanın çok zor…
AB’den kopma anlamına gelen referandum sonucu, başta anket ve bahis şirketleri olmak üzere pek çok kesimi ters köşeye yatırdı. Zaten başından beri AB’yle kopuk ilişkisi olan Britanya’nın yaklaşık 1 milyon 270 bin fazla oyla ‘ayrılma’ kararını verme ihtimali çok düşük değildi ama böylesine risklerle dolu bir tablonun ortaya çıkmayacağı tahmin ediliyordu.

SANCILI SÜREÇ…


Nedenleri aslında ortada… Britanya, gerek para birimi, gerek pek çok yasal düzenlemesi ve gerekse zihniyet olarak genellikle ayrı hareket etti. Ayrılma yanlısı seçmenlerin büyük bölümünün 65 yaş ve üstü olması da manidar. Bir ­ ‘eski toprakların’ verdiği kararın bedelini, çoğu AB’den ayrılmama fikrinde olan gençler ödeyecek. Sancılı bir dönemde AB’ye karşı direnç oluşturan yaşlı kuşağın sergilediği tavır, genç kuşakta öfkeyle karşılanıyor. Bu da Britanya’nın AB’den boşanma sürecinin çok sancılı olacağının işareti sayılabilir.
Üstelik referandum sürecinde Türkiye, İslam ve göçmen karşıtı cephenin güç kazanması ve sandıkta onların dediğinin olması da düşündürücü… Irkçı cephenin referandum rüzgarını da arkasına alarak yürümesi, çok tatsız bir tabloya yol açabilir.
Bundan sonrasında en fazla iş, AB’nin kurucusu olan Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Lüksemburg ve Hollanda’ya düşecek. Fransa başta olmak üzere pek çok ülkede AB’den ayrılma yanlılarının moral kazandıkları ve referandum talep ettikleri biliniyor. 
İyi pazarlar.