Bursa Hakimiyet

Aylan, Avrupa kapılarını açtı

3 yaşındaki Suriyeli Aylan Kurdî’nin Bodrum kıyılarına vuran cansız bedeni, mülteci sorununu dünya gündeminin ilk sırasına taşıdı. Daha önceki yazılarımda da ifade ettiğim gibi Akdeniz ve Ege’deki mülteci dramı, insanlık açısından utanç verici boyutlara ulaşmış durumda.
Normalin 10 ve daha fazlası katı insan bindirilerek kıyıdan açılan lastik botlarda sönen umut ışıklarından biriydi Aylan… 
Kıyıya vuran cansız bedeni, hırs ve intikam duygusuyla hareket eden insanoğlunun nasıl büyük bir mağlubiyet içinde olduğunun kanıtıydı adeta…
Düne kadar kaçak göçmen sorununa kulak tıkayan ülkeler, Aylan’ın sarsıcı fotoğrafıyla en azından silkindi ama kendilerine geldiklerini söylemek için çok erken.

GÜNLÜK ÇÖZÜM YETMEZ

O fotoğrafla birlikte Macaristan’da tren istasyonlarında pasif direnişe geçip sığınmacı kamplarına gitmek istemediklerini haykıran sığınmacıların feryadı, beklenenden daha önce duyulabildi. 
Almanya ve Avusturya’nın kapıları açacağını taahhüt etmesinin ardından sığınmacılar, hayatın yükünü sırtlarına indirerek yola çıktı. Bu görüntüler, uluslararası ilişkiler açısından dönüm noktası niteliği taşıyor.
Dış meselelerden çok iç meselelere yoğunlaşan Avrupa Birliği’nin çöken ‘göç’ politikası, sığınmacı krizinin bu derece büyümesine yol açtı. Her ülkenin tek başına bulacağı çözümler, sadece günü kurtarma noktasında çare olacaktır.
Sığınmacıları kabul etmek önemli bir adım ancak sonrasında bu insanların nerelerde barınacakları ve istihdama nasıl dâhil edecekleri tam bir muamma… Avrupa ekonomisinin bugün içinde olduğu durgunluk ve yanı başımızdaki Yunanistan’ın içine düştüğü durum, sığınmacılar açısından iyi bir gelecek tablosunu ortaya koyamıyor.
Sığınmacıların kapılarına dayandığı ülkelerin liderleri Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in ilgili organlarını acilen harekete geçirip Ege ve Akdeniz’in yeni facialara sahne olmasını, Aylan gibi fidanların yok olup gitmesine göz yummamalıdır.

İyi pazarlar.