Bursa Hakimiyet

Başkan Obama’nın ‘IŞİD’ vurgusu

Her tehdit, çok sayıda riskler içerdiği gibi yine çok sayıda fırsatlar da içerir. Bir anlamda ‘Her kötülüğün içinde bir iyilik, her iyiliğin içinde bir kötülük vardır’ felsefesi olarak da özetlenebilir. Türkiye’nin yakın zamanda etrafının adeta büyük bir ateş çemberiyle kuşatılmış olduğunu sık sık dile getiriyorum. Bunu hem siyasilerden, hem diplomatlardan hem de akademisyenlerden sık sık duymak mümkün…
Türk dış politikasının yakın dönemdeki vizyonuna damgasını vuran hiç kuşku yok ki Suriye oldu. Terör örgütlerinin dört bir yanını sardığı ve iç çatışmanın her geçen gün daha da şiddetlendiği komşumuzdaki terör tehdidinin sınır hattında yarattığı olumsuz tablo, terörle mücadelede yeni bir dönemin kapılarını açtı.
2011’den bu yana yaklaşık 250 bin kişinin hayatını kaybettiği Suriye’deki terör oluşumları, ABD-Türkiye hattındaki askeri işbirliğini yoğunlaştırdı. IŞİD’in Kilis saldırısı öncesinde gündemden düşmeyen İncirlik Üssü’nün ABD’nin Suriye’deki operasyonları için kullanıma açılması, ilişkilerin dönüm noktası haline geldi. Ankara-Washington hattındaki yoğun trafiğin, İncirlik’in açılmasıyla doruk noktasına ulaştığı söylenebilir.
Kaldı ki, birkaç gün önce İncirlik’ten kalkan ABD jetlerinin Suriye’nin kuzeyini vurması geniş yankı yarattı. Suriye’nin kuzeyi konusunda  ‘Devlet gibi yeni bir oluşuma izin vermeyiz’ mesajı veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hassasiyeti de biliniyor.
Suriyeli muhaliflerin eğitilmesine yönelik Türkiye’nin de içinde yer aldığı ‘Eğit-donat’ projesinin çok yavaş ilerlemesi ve 30. bölük olarak adlandırılan grubun terör örgütü El Kaide’yle savaşmak istemediğini açıklaması moralleri bozdu. Bu ve benzeri gelişmeler, İncirlik ve dolayısıyla Türkiye’nin imkânlarını ABD’ye sunmasının ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Ancak ABD Başkanı Barack Obama’nın “Türkiye’nin hedefi PKK değil IŞİD olmalı” mesajı, ilişkilerin farklı bir düzleme kayabileceğinin de göstergesi. 
İşin özeti ABD yönetimi, IŞİD’le mücadele ve Suriye’yle ilgili kaçak geçişler noktasında Türkiye’nin daha aktif olması gerektiği mesajını veriyor. Dün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç’in konuyla ilgili soruya “Kimseden icazet almamıza gerek yok” yanıtını vermesi ise Ankara-Washington hattında ‘güvenli bölge-yabancı savaşçılar’ düzleminde yoğun tartışmaların yaşanacağını işaret ediyor.
İyi pazarlar.