Bursa Hakimiyet

Bıçak sırtı

Yanı başımızda yaklaşık 5 yıldır süren Suriye’deki savaş, sadece ‘iç’ değil aynı zamanda kapsamlı bir ‘dış’ savaş niteliğinde. Arap Baharı’nın en büyük hasarı verdiği ülke, hiç şüphe yok ki Suriye oldu. İç savaşı sonlandırma adına pek çok girişim başlatıldı ama daha başında başarısızlıkla sonuçlandı.
ABD ve Rusya’nın üzerinde bilek güreşine tutuştuğu Suriye’de son atılan önemli adım da daha başından ölü doğdu. Cuma gece yarısından itibaren başladığı duyurulan ateşkes, ne yazık ki kâğıt üstünde kaldı.
Suriye’de gerek rejim, gerek muhalifler, gerekse diğer unsurlardan gelen haberler ateşkesin çoktan toz bulutu içinde eriyip gittiğini gözler önüne serdi. Ateşkese uyulması halinde 7 Mart’ta müzakerelerin başlayacağı açıklanmıştı. Ancak ne rejim ne de diğer unsurlar bulundukları pozisyondan öyle birkaç günde geri adım atacak gibi durmuyor.
Bıçak sırtında başlayan ateşkesin üzerine çok fazla konuşulacak şey yok gibi… Bu çetrefilli sürecin başarıya ulaşacağını düşünmek saflık olur. Gerçek ile sahtenin birbirine fazlasıyla girdiği bir ülkede huzurun kısa sürede sağlanması hayalden öteye gidemez.
Hâlihazırda hayata geçirilen ateşkes anlaşmasının IŞİD ve El Kaide’ye bağlı El Nusra cephesini içermediğinin altını da çizelim. Zaten 7 Mart’ta müzakerelerin başlaması için ateşkesin yüzde 100’e yakın başarıya ulaşması beklenmeyecek. Sadece ‘ateşkesin büyük oranda gerçekleşmiş’ olması şartına bakılacak. Bu da son derece belirsiz bir kıstas…
Cenevre’de yapılan görüşmelerin fiyaskoyla sonuçlanmasının ardından varılan ateşkes uzlaşısıyla insani yardımların güvenli koridorlar aracılığıyla çatışma bölgelerine ulaştırılması hedefleniyor. Ancak bu bölgelerden yardımların ulaşması noktasında can sıkıcı haberler gelmeye devam ediyor.

TÜRKİYE VE ATEŞKES…

Zorlu ateşkes süreci, Türkiye’yi sınır güvenliği ve sığınmacı akını alanlarında bilhassa ilgilendiriyor. Yeni bir göç dalgasının yükünü kaldırmakta zorlanacağımız, gün gibi ortada. Beton bloklarla örülen Suriye sınırındaki güvenlik önlemleriyle olası terörist ve kaçak göçmen trafiğinin kesilmesi amaçlanıyor. Gümrük kapılarında alınan önlemlerle de hem güvenlik hem de ticaret için daha iyi bir dönemin başlaması hedefleniyor.
Suriye’deki savaşın iç ve dış güvenliğimiz, ekonomimiz ve sosyal dokumuz noktasında bıraktığı tahribatlar sürerken bıçak sırtında başlayan ateşkesin belirsiz bir yolda ilerlemesi, iyiye işaret değil. Suriye’yi yarın ne beklediğini inanın kimse bilmiyor. Bölge giderek istikrarsızlaştıkça kazananı az ama kaybedeni çok bir tablo ortaya çıkıyor. Bu tabloda Türkiye’nin, konumunu göz önüne alarak atacağı adımlar büyük önem arz edecek.
İyi pazarlar.