Bursa Hakimiyet

Binali Yıldırım ve dış politika

Bugünkü AK Parti 2. Olağan Kongresi’yle birlikte Türkiye’de yeni bir dönem başlıyor. İç siyasette ağırlıklı olarak terör, dokunulmazlık ve başkanlık konuları gündemin belirleyici başlıkları olacak. Dış politikada da zorlu bir dönem başlıyor. Haliyle Binali Yıldırım döneminde neler yaşanacağı da merak konusu…
Binali Yıldırım’ın icraatın içinden gelen biri olması dolayısıyla dış politikada da aktif bir anlayışın sürmesi beklenebilir. Ahmet Davutoğlu’nun eski Dışişleri Bakanı olmasının da etkisiyle hükümet politikalarında uluslararası ilişkilerin yoğun şekilde hissedildiğini söylemek mümkün. 
Dışişleri Bakanlığı kadrosunda da değişimin olabileceği iddiaları gündemde. Her yeni kabine kurulduktan sonra bu tür gelişmelerin normal olarak karşılandığı mâlum. Bu değişimin yansımalarını kısa vadede dış politikadaki somut uygulamalarda görebiliriz. 
Etrafı adeta kaosla çevrili Türkiye’nin yakın zamanda dış politikada sergileyeceği tavır, pek çok bölgesel değişimi de beraberinde getirebilir.

ATEŞ ÇEMBERİNDEN FARKSIZ… 

Binali Yıldırım döneminde dış politikada en büyük sorun, hiç kuşku yok ki Suriye olacak. Ateşkesi ağzına alan bile kalmadı neredeyse. Rusya ve ABD’nin hâkimiyet alanlarını koruma adına yaptıkları strateji değişiklikleri ve sürekli değişen iç dengeler, kafa karıştırıyor. İran, Mısır ve İsrail’in Suriye’deki kaosla ilgili politikaları da Ankara’nın bundan sonraki kritik süreçte daha aktif bir politika izlemesini gerekli kılıyor.
Irak’ta da dış müdahalelerin ardından bir anlamda başa dönüldü denilebilir. Mukteda Es Sadr yanlıları, kısa aralıklarla parlamento binasının da yer aldığı Yeşil Bölge’yi basarak adeta meydan okudu. Yoğunluklu bir iç savaş, çok kan dökebilir. Bu anlamda yeni kabinenin Irak’ın toprak bütünlüğü noktasında oluşan tedirginlik yaratıcı gelişmeler karşısında temkinli adımlar atması gerekecek.
Göçmen mezarlığına dönen Akdeniz ve Ege’de yaz aylarıyla birlikte yeni faciaların yaşanma olasılığı arttı. Bu, aynı zamanda Türkiye’nin AB üyeliği yolculuğunda da kritik bir sorun. Vize serbestîsi konusunda Ankara-Brüksel hattındaki trafik, şimdilik durmuş durumda. Gerekli durumlarda vize serbestisi imkanını askıya almasını kolaylaştıracak mekanizma için görüşmelere başlanması, kilitlenen trafiğin bir çırpıda açılmayacağını gösteriyor.
İsrail ve Rusya’yla yaşanan sorunların giderilmesi de en önemli zorlu alanlar arasında yer alacak. Her iki ülkeden de yumuşama sinyalleri geliyor. Tel Aviv ve Moskova’yla sorunların aşılması, pek çok alanda avantajlar getirebilir.
Ateş çemberinden farksız sorunlarla karşı karşıya bulunulan dış politika alanında Binali Yıldırım döneminde atılacak adımlar, hiç kuşku yok ki iç siyasetin de seyrini değiştirecektir.
İyi pazarlar.