Bursa Hakimiyet

Bir törenden çok daha fazlası

Önceki gün İsrail’de eski Cumhurbaşkanı Şimon Peres için düzenlenen cenaze töreni, direkt olarak katılımcıların kimliği açısından çok önemliydi. Galler Prensi Charles, Fransa Devlet Başkanı François Hollande, ABD Devlet Başkanı Barack Obama ile Dışişleri Bakanı John Kerry ve ABD eski devlet başkanlarından Bill Clinton bu isimlerden bazılarıydı.
Her şeyden önce bu törene Ortadoğu’daki birçok sorunun kaynağı olan İsrail-Filistin gerilimi açısından önemli bir aktör katılmıştı. Türkiye’yi BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu’nun temsil ettiği törende en fazla dikkati çeken isim Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’tan başkası değildi.
Her ne kadar Mahmud Abbas’ın Şimon Peres’in cenaze törenine katılması İslam dünyasında sert tepkilere yol açsa da ABD Başkanı Barack Obama, törendeki konuşmasında bu katılımı çok önemsediklerini dile getirdi. Abbas’ın katılımı, Filistin’de El Fetih’in düşman kardeşi konumundaki Hamas’ı da çileden çıkardı. Hamas, Filistin davasını El Fetih’ten daha doğru savunduğu mesajını, yaptığı sert eleştirilerle yaymaya başladı. Sosyal medyada da Abbas’a yönelik Türk vatandaşlarının tepki yağdırdığını gördük.
Peres’in cenazesindeki tablo bazıları için barış umudu olarak algılansa da bazıları için yeni nifak tohumlarının ekilmesi olarak yorumlandı. Kudüs’teki görüntülerin ardından Hamas’ın daha fazla devre dışı bırakıldığı yeni bir görüşme trafiği başlayabilir ancak başarı şansı çok zor. Bölgede radikalleşmenin daha da arttığı gerçeğinden hareketle, sorunlarda bazı tarafların devre dışı bırakılması kalıcı bir barış ortamının önünde engel olarak durmaya devam edecek.

GAZZE NE OLACAK?

Şimon Peres’in cenaze töreninin yapıldığı gün, İsrail’in Türkiye için attığı adım da dikkatlerden kaçmadı. Tel Aviv yönetimi, 9 Türk’ün öldürüldüğü Mavi Marmara baskını için Adalet Bakanlığı’nın hesabına ölenlerin aileleri ve yaralılar için 20 milyon dolar yatırdı.
Ankara, Tel Aviv’le ilişkilerin normalleşmesi için üç şart öne sürmüştü. Özür, tazminat ve Gazze’deki ablukanın sona erdirilmesi… İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak özür dilemişti. İkinci adım ise önceki gün 20 milyon doların yatırılmasıyla yerine getirildi. Haziran ayındaki anlaşma gereği Türkiye’nin Gazze’ye yardım yapılmasının önündeki engeller de kaldırıldı.
Sırada diplomatik adımların atılması var. İki ülke muhtemelen önümüzdeki hafta karşılıklı olarak büyükelçi atayacak ve normalleşme zirveye çıkacak. Ankara’nın “Gazze’ye abluka kaldırılsın” talebi de çok önemli. Türkiye, bu konuda İsrail’den daha sağlam adımlar atmasını bekliyor. Gazze’de durum hiç iç açıcı değil. Hazır ilişkiler rayına girmişken Ankara’nın Gazze konusunda İsrail’i yapıcı bir tutum izleme çizgisine çekmesi bölgenin huzuru açısından son derece önemli.
İyi pazarlar.