Bursa Hakimiyet

Büyük savaş kapıda mı?

Her ne kadar Yemen uzun süredir kaos içinde olsa da ülkede olup bitenler, Suudi Arabistan öncülüğündeki bombardımanla manşetlere taşınabildi. Bölgesel gelişmelere beş duyusu kapalı olan küresel platformlar ve medya dünyasının büyük bölümü, bir anda gözleri Yemen’e çevirdi.
2000’li yıllarla birlikte tarihinin en sancılı dönemlerinden birine tanıklık etmeye başlayan ve Sünnilerin çoğunlukta olduğu Yemen, Şii Husilerin isyan bayrağını çekmesiyle birlikte Arap dünyasında yapılan hesapların ortasına düştü.
Stratejik konumu ve çeşitli inançlardan oluşan toplumsal yapısı nedeniyle Şii-Sünni eksenindeki çatışmaların her zaman en can alıcı noktalarından biri olan Yemen, artık uluslararası hesaplaşmaların platformu haline gelmiştir. ABD’nin istihbarat ve lojistik noktasında destek verdiği Suudi Arabistan öncülüğündeki harekât, doğal olarak İran’ı Şii-Sünni çatışmasında odak noktası haline getirdi.
Son yıllarda hızlanan parçalanma süreciyle adeta federasyona dönüşen ve istikrarsızlığın zirvede olduğu Yemen, terör örgütü El Kaide’yle mücadele gibi kritik bir konu açısından da çok önemli. Dolayısıyla Husilere yönelik başlatılan çokuluslu müdahalenin El Kaide cephesinde bulacağı yansıma, sadece Yemen’i değil bölgedeki Şii-Sünni ekseninde oluşan fay hattını harekete geçirebilir.
Ankara’nın müdahale sonrası sıcağı sıcağına yaptığı açıklamayla operasyonu desteklediğini öğrendik. Ancak Yemen müdahalesi sonrası petrolün ve dolayısıyla doların da ateşi ciddi biçimde yükseldi. Enerjideki dışa bağımlı konumumuz nedeniyle operasyonun ekonomik yansımaları açısından defterimizde Türk Lirası açısından olumsuz notların yazdığını biliyoruz.
İran-Suudi Arabistan savaşı ile ilgili senaryolar havada uçuşmaya başladı. Ancak zaten bölgede istikrar olmadığı ve küresel ekonomide can sıkan gelişmelere her gün yenileri eklendiği için gelişmelerin, Yemen dışına taşması ne ülkemiz ne de bölgenin geleceği açısından hayra alamet olmaz. Yemen’in gündemin ortasına yerleştiği günlerde dün Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier’in İran ile nükleer müzakereleri İsviçre Alpleri’nin tepesine tırmanmaya benzeterek, “10-12 yıllık görüşmelerin ardından oyunun sonuna yaklaştık” açıklaması yapması İran üzerindeki baskının azalmasına yol açacaktır.
İyi pazarlar.