Bursa Hakimiyet

Damlaya damlaya göl oldu…

Kısa süre önce Dışişleri Bakanlığı merkezli yapılan değişim sürecinin ardından dış politikada çarpıcı gelişmeler bekleniyordu. Bunu yakın dönemde İsrail ve Rusya’yla görmüş olduk.
Uluslararası arenada ezeli karşıtlarımız arasında yer alan Rusya’ya hafta içinde buzların erimesinin yankıları da beklendiği gibi geniş oldu. Hatta İsrail’le yapılan anlaşmadan sonra gerçekleşse de Rusya’yla başlayan normalleşme süreci daha öne çıktı.
İsrail’le Mavi Marmara baskını nedeniyle kopan ilişkiler, daha çok diplomatların devrede olduğu bir süreçle onarılmaya başlandı. Rusya ile ise çok farklı oldu. İlişkiler, liderler konuşana kadar tam anlamıyla umut vermiyordu. Ne zaman ki liderler devreye girdi işte orda akışı engelleyen tıpalar söküldü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki mektup trafiğini Başbakan Binali Yıldırım ile Rus mevkidaşı Dimitri Medvedev’in mektuplaşması izlemişti. Mektupları başkentlerden peş peşe yapılan açıklamalar takip etmişti. Ancak uzun süredir iletişim halinde olmayan Erdoğan ile Putin’in telefon görüşmesi, damlaların birikerek göl olmasını sağlayacak bir hamleydi.
Rusya, Ankara’nın normalleşme yolunda attığı adımlara ilk etapta ekonomik anlamda da karşılıklar verdi. Ancak daha fazlası gerekiyor. 
İki ülke arasında duran ticari ilişkilerin kısa sürede eski seviyeye ulaşması mümkün olmayabilir ancak kayıp zamanın telafisi için iyi bir dönemde olunduğu da söylenebilir. Seyahat acentesinin uçağı kiralayarak sefer yapması’ olarak tanımlanabilen ‘charter’ uçuşları ve tur satışlarına yönelik yaptırımların Putin tarafından sonlandırılması, yüzleri güldürdü.
Küresel piyasaların siyasi belirsizlikler, radikal eğilimlerin artması ve terör nedeniyle son derece kaygan zemin üzerine oturduğu bir dönemde Türkiye’nin Rusya’yla ekonomik anlamda treni rayına sokması, çok önemli. Tüm bu normalleşmeler, genel anlamda küresel ekonomi için de iyi işler…

YERLİ TURİST ŞEMSİYESİ


Yıllardır pek çok ünlü tatil beldesinde yerli turistin yüzüne bakılmama noktasında takınılan tavrın turizm sektöründe tarihin tozlu sayfalarına gömülmesi gerekiyor. İsrail ve Rusya’yla girilen normalleşme yolculuğu turizm sektöründe keyifleri yerine getirecektir. Ancak yerli turistin değerinin anlaşılması açısından tüm bu olup bitenler, iyi bir ders olmuştur.
Yabancı turiste sağlanan geniş imkânlar ve hizmet sunarken takınılan farklı tavırların ne kadar yanlış olduğu umalım ki anlaşılmıştır. İnsanoğlunun giderek daha da bencilleştiği, terörün artık her ülke için ciddi bir tehdit haline geldiği ve dış politikada kırılganlıkların daha da artmış olması ekonomide söz sahibi aktörlerin ‘B’ planlarının olması zorunluluğunu ortaya çıkarıyor. Daha kaliteli hizmet, adil ücret politikası ve insancıl yaklaşımlarla dış politika zemininde yaşanacak herhangi bir kriz yağmuruna karşı yerli turist şemsiyesi açılabilir.
İyi pazarlar.