Bursa Hakimiyet

Dananın kuyruğu kopuyor

ABD’nin bir numarası, 8 Kasım’da seçilecek seçilmesine ama adaylar arasındaki tartışmada yapılan suçlamaların dozu arttıkça seçimin ciddiyeti daha fazla tartışılıyor. 
İki ismi karlılaştırdığımızda Demokrat Parti’nin adayı Hillary Clinton, siyaset ve diplomaside rakibine göre açık ara tecrübeye sahip. Gerek kocası Bill Clinton’ın başkanlık dönemindeki deneyimleri gerekse Barack Obama döneminde yaptığı Dışişleri Bakanlığı görevi, çok önemli noktalar oldu. Sandığa gidecek kararsız seçmenler, adayların kişisel özelliklerinden ziyade mensubu oldukları partinin politik açılımlarını dikkate alacak gibi. Yani son düzlükte, kararsızların dediği olacak. 
Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan son anketlere göre Donald Trump ile Hillary Clinton arasındaki yarış, nefes kesecek. Kararsız seçmenin noktayı koyacağı yarış öncesi anketlerde Clinton, 2-3 puan önde görünüyor. Bugüne kadar başkanlık seçimlerinde yapılan anketlerde genelde kim önde çıktıysa sonuç da aynı yönde gerçekleşti. Anketlerin önemli bir analiz unsuru olduğu ortada ancak kararsız seçmenin seçimin kaderini etkileyecek güçte olması kafaları karıştırıyor. Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden çıkması şeklinde sonuçlanan Brexit referandumu öncesi anketler, tam tersini söylüyordu. 
 ABD’deki Cumhuriyetçi cephe de bu argümanı kullanarak sonucun kendi lehlerine olacağını iddia ediyor. Birkaç gün sonra ak koyun-kara koyun belli olacak. Ancak ABD’de yeni dönemin nasıl şekilleneceğini, başkanın geçmişi ve skandallardan ziyade beyin takımının atacağı adımlar belirleyecek.

FAS’TA NELER OLUYOR?

17 Aralık 2010’da Tunus’ta bir seyyar satıcının hayat pahalılığı ve haksızlığa isyan edip kendini yakarak can vermesi sonrası ‘Arap Baharı’ adı altında bir isyan dalgası başlamıştı. 6 yıl önce çakılan isyan dalgası sonrası Tunus, Mısır ve Libya gibi kritik konumdaki ülkelerde halk ayaklanmış ve yönetimler değişmişti. Sonrasında bu süreç, isyanı başlatanların aleyhine işlemeye başlamış ve farklı bir baskı dönemi oluşmuştu.
Kuzey Afrika’daki Arap Baharı’nın ateşinin kısa sürede sönmesinin ardından kısa süre önce ilginç bir başlangıç noktası ortaya çıktı. Muhsin Fikri adlı bir balıkçı, belediyenin el koyduğu balıklarını almak için girdiği çöp kamyonun presinde feci şekilde can verdi. Bu, sıradan bir adli olay olarak kayıtlara geçse de hayatın acımasızlığına isyan eden onbinlerce Faslı sokaklara döküldü.
Balıkçı Muhsin’in fotoğraflarını poster yapıp sokaklara dökülen Faslılar zaman zaman güvenlik güçleriyle çatışıyor da... Sadece Fas yönetimi değil Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki pek çok ülkenin yönetimindeki isimler, gelişmeleri tedirgin şekilde izliyor. Benzer gösterilerin kendi ülkelerinde yapılmasından korkuyorlar. Çünkü aynı öfke patlamasının o ülkelerde de olmaması için hiçbir sebep yok. Eğer, Fas’ta tansiyon daha fazla yükselirse yeni bir Arap Baharı olgusuyla karşılaşabiliriz.