Bursa Hakimiyet

‘Ebola’nın perde arkası

Birinci ya da İkinci Dünya Savaşı yıllarını andıran gelişmelere tanık oluyoruz. Bir virüs ortaya çıkıyor ve insanoğlunun canına okumaya başlıyor.
Ebola virüsü de bu kanlı zincirin son halkası. Ama ne yazık ki ne ilk ne de son olacak. Değişen küresel iklim koşulları bir yana ilaç endüstrisinin küresel ekonomideki devasa payı, Ebola krizine farklı bir gözle bakmayı gerektiriyor. 
İlk ortaya çıktığı Batı Afrika’da binlerce kişinin canını alan Ebola, sadece çıktığı alanla sınırlı kalmadı. 
Artık ülkemizde de alarm durumuna geçilmiş vaziyetteyiz. 81 ile neler yapılması gerektiğine dair Sağlık Bakanlığı tarafından hayati uyarılar içeren genelgeler ulaştı. 
Bundan böyle herkesin çok dikkatli olması gerekiyor. Devlete olduğu kadar vatandaşa da önemli görevler düşüyor.
BÜYÜK ZARARLAR KAPIDA…
Tekrar başa dönecek olursak ilaç endüstrisinin içinde bulunduğu durum Ebola’yla ilgili bazı şüpheleri ciddi ciddi tartışmaya dönüştürüyor. 
Ebola alarmının esasında Batı ülkelerini paniğe sürükleyip devasa bir pazar yaratmak olduğu yönündeki görüşü destekleyecek çok sayıda veri bugün mevcut… Çünkü bu alanda ilaç sektörünün reklam bombardımanı başladı bile… Henüz ülkemizde bunun tam olarak farkında olmasak da Avrupa ve ABD’de bu konudaki trafik iyice hızlanmış durumda.
Tıpkı Ortadoğu’da yıllardır bitmeyen kemikleşmiş sorunlar yumağının arkasında silah, uyuşturucu ve kaçakçılık lobisinin iştahı bitmeyen paylaşım savaşları gibi… SARS salgınını ardından kuş gribi salgınının nelere yol açtığını yakın dönemde çok net gördük. Artık bunlardan neredeyse bahsedilmiyor bile.
Öyle ki harekete geçen ilaç firmaları, Senegal gibi ülkelerde başarıya ulaşıldığını pazarlama maddesi yapmaya başladı.
Mevut alarm durumu sadece bazı sektörlere yaramakla kalmayacak turizm ve hava ulaşımı başta olmak üzere pek çok alanda uzun yıllar onarılamayacak hasarlar bırakacak. Umarım, Afrika’da başarı kaydedilen çalışmalar kısa sürede global anlamda da başarılı olur ve hem doğaya verdiği zararlar hem de açgözlüler yüzünden insanoğlu daha ağır bedeller ödemez.
İyi pazarlar…