Bursa Hakimiyet

Entegre sınır güvenliği

Suruç’taki patlama, terör saldırıları ve sınır ötesi operasyonlar... Bir haftaya bu kadar çarpıcı gelişmenin sığması nadirdir. Tüm bunlar, esasında Türkiye’nin nasıl bir ateş çemberiyle çevrili olduğunun göstergesidir. 

Haftalardır ülkemizin ‘mülteci akını’ nedeniyle içine girdiği zor dönemeçte uluslararası mekanizmaların pasifliğini eleştiriyorum. Son gelişmeler, tıpkı mülteci meselesinde olduğu gibi sınır güvenliği açısından da uluslararası mekanizmaların ne denli önem taşıdığını gözler önüne serdi.

Her ne kadar maliyeti çok yüksek olsa da Türkiye’nin sınır güvenliği açısından son dönemde attığı adımlar, uluslararası arenada yankı yarattı. Hâlihazırda ‘teknoloji’ odaklı yeni önlemlerin de devreye alındığı ve alınmaya devam edeceği anlaşılıyor.

ARINÇ’IN AÇIKLAMALARI…

Sınırımızın üçte birini yaklaşık 910 kilometrelik Suriye sınırı oluşturuyor. Dolayısıyla buradan hem terörist hem de kaçak geçişler anlamında diğerlerine göre dezavantajlar söz konusu. Irak sınırında ise durum biraz daha çetrefilli.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın hafta içindeki Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasındaki açıklamasında yaptığı ‘entegre sınır güvenlik sistemi’ önemli bir husus… Yaklaşık 5 yıl önce düğmeye basılan ve tahminen 2-3 yıl sonra bitirilmesi planlanan sistemin maliyetinin 8 milyar Euro olduğu belirtiliyor. Avrupa Birliği’nin de desteğiyle hayata geçirilmesi planlanan bu sistemle birlikte hem güvenlik hem de ekonomik anlamda Türkiye’nin bölgesinde daha da güçlenmesi kaçınılmaz olacaktır.

Sınır güvenliğinin Avrupa Birliği’nin kendi bünyesinde çok önemli olduğunu da belirtmekte yarar var. Kısa adı ‘Frontex’ olan Avrupa Birliği Üye Ülkelerinin Dış Sınırlarının Yönetimi için Operasyonel İşbirliği Ajansı’nın çalışmaları büyük önem arz ediyor. AB’yle eşgüdümlü çalışmalar doğrultusunda ülkemizde yeni mekanizmaların hayata geçirilmesine tanıklık edebiliriz.
İyi pazarlar.