Bursa Hakimiyet

İngilizlerin derdi ne?

Son günlerde yaşlı kıta Avrupa’nın batısından gelen bazı lakırdılar, terör gündeminin merkezinde olduğu Ankara’da tatsız yansımalara yol açıyor. 
İlk işaret fişeğini İngiltere Başbakanı David Cameron çaktı. Bir ay önce Türkiye için söylediği sözler, ‘Pes artık’ dedirtti. Cameron’ın Ankara’nın Avrupa Birliği’ne üyeliğinin hayal olduğu yönündeki görüşünü özetleyen ifadeleri hiç şık olmadı. Bugüne kadar ülkemizin Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin mümkün olmadığına dair sayısız açıklama yapıldı ama yetkili noktalardan hiç böylesi ifadeler duyulmamıştı.
Ne demişti David Cameron? “Mevcut hızıyla Türkiye’nin üyeliği 3000 yılını bulur. Bunun gerçekleşmesi ihtimali bile onlarca yıl alacak ve o zamanda bile ‘Hayır’ diyebilecek durumda olacağız. Ingiltere ve diğer AB ülkelerinin herhangi bir ülkenin üyeliğini veto hakkı var. Ancak onlar, Türkiye’nin üyeliğini engelleyemeyeceğimiz için AB’den çıkma yönünde oy kullanılmasını istiyorlar. Bu, doğru değil” sözleriyle AB’den ayrılmaktan yana olanları ikna etmeye çalışmıştı…
Cameron’ın AB’den ayrılma yanlılarını ikna etmek için Türkiye faktörüne başvurması esasında şaşırtıcı değil. Yıllardır AB içinde Türkiye karşıtı bloku ayakta tutmak için Türkiye ile ilgili yoğun dezenformasyon çalışmalarına şahit olduk. İngiltere’deki son kampanyalar da bu uzun çabanın bir uzantısı sayılır.
İlginç bir detay da paylaşalım. Cameron, bundan 6 yıl önce Türkiye’nin AB üyeliği için ‘en güçlü sözcüsü’ olacağını açıklamaktan çekinmemişti. Tabii o yıllarda İngiltere’nin AB’den ayrılması meselesi henüz kıvamına gelmemişti.

TEHLİKE ÇANLARI…

6 yıl sonra ‘U’ dönüşü yapan Cameron’ın düşüncesini pekiştiren bir açıklama daha geldi yakın zamanda. “Türkiye geriye gitti. Demokrasi ve insan haklarıyla ilgili büyük endişeler var. Britanya hükümetinin siyasi tercihi Türkiye’nin bu aşamada AB üyesi olmamasıdır” diyen İngiltere Maliye Bakanı George Osborne, yaşadığı müddetçe Ankara’nın asla tam üye olamayacağını dile getirmekten çekinmedi.
Bu kadar telaşın sebebi ise 23 Haziran’da İngiltere’nin AB’yle ya ‘yola devam’ ya da ‘tamam’ diyeceği referandum… ‘Ayrılığa Oy Ver’ adlı grubun kampanyalarının merkezinde Türkiye var. Ankara’nın üye olmasıyla İngiltere’ye muazzam bir göçmen akını olacağını savunan bu grup, Türkiye hakkında gerçek manada bir karalama kampanyasına imza atıyor. 
Esasında yürütülen karalama kampanyası, sadece Müslüman değil tüm göçmenler için tehlike çanları çalınması anlamına geliyor. Göçmen akını karşısında çaresiz kalan ve Türkiye’yle işbirliği masasına oturmak zorunda kalan AB’nin Türkiye’siz atacağı her adımın dönüşünün, tam anlamıyla kaos olacağı bir gerçek. 
İngiltere’deki karalama kampanyası, ciddi bir linç kampanyasına dönüşme riski taşıyor. Tüm bunlar, ekonomik krizlerin yanı sıra mülteci sorunuyla boğuşan Avrupa’nın geneline sirayet ederse ne İngiltere ne de diğer güçlü AB üyesi ülkelerin yöneticileri, altından kalkamayacakları yük nedeniyle sonlarını hazırlayabilirler.
İyi pazarlar.