Bursa Hakimiyet

Küçük Suriye: Çarşamba...

Fransa’nın başkenti Paris ve Belçika’nın başkenti Brüksel’deki saldırılar, Avrupa genelinde hem iç hem de dış politika açısından pek çok şeyin değişmesini kaçınılmaz kıldı. 
Tamamı için geçerli olmasa da Avrupa’nın genelinde göçmenlere bakış, eskisi gibi değil. 
En son bir futbol maçında Hollandalı taraftarların göçmenlere yönelik yaptıkları insanlık dışı davranış unutulmuş değil. Tıpkı Macaristan’da ‘meslektaş’ demeye utandığım bir insanlık müsveddesinin çocuğuyla canının derdine düşen sığınmacıya taktığı çelmenin hafızalara kazınması gibi. 
Terör ve ekonomik darboğazların yakasından ayrılmadığı Avrupa’nın bundan sonrası için pek çok zorluklarla karşı karşıya kalacağı gün gibi ortada. 

BURSA’DA KAÇ KİŞİLER?


İşte böyle bir tabloda Bursa da, sığınmacı krizi açısından pek çok açıdan önem arz ediyor.  Son yıllarda Bursa’nın Arap turist açısından çok cazip hale geldiğini bilmeyen yok bu kentte… Ancak Suriye’de patlak veren iç savaşla birlikte ülkemize yönelik Arap akını, turistlerin yanı sıra savaştan kaçanların da katılımıyla farklı bir şekil almaya başladı.
İçişleri Bakanlığı Türkiye'deki Suriyeli sayısını 1 milyon 385 bin olarak açıkladı. En çok ikamet ettikleri şehir 330 bin Suriyelinin yaşadığı İstanbul. İstanbul’u 220 binle Gaziantep ve 190 bin kişiyle Hatay izliyor. 12’nci sırada yer alan Bursa’da ise resmi rakamlara göre 20 bin Suriyeli var. Bu rakam, resmi veriler ışığında açıklandı. Gerçek rakamın 100 bin olduğunu söyleyen de var 350 bini geçtiğini ileri süren de…
Rakamlardan ziyade daha çarpıcı olan, Suriyelilerin kısa sürede Türkiye’deki yaşam şartlarına kolayca alışmış olmaları. Osmangazi’ye bağlı Çarşamba’da ana cadde ve ara sokakları gezdiğinizde kendinizi Bursa’da değil de Şam’da geziyormuş gibi hissetmemeniz mümkün değil.
Arapça yazılar, Suriyelilerin damak tadına yönelik lokantalar, bakkallar ve birçok başka işletmeleri peş peşe görünce şaşırmamak mümkün olmuyor. Kendilerini cıvıl cıvıl bir sosyal hayatın içinde buldukları Bursa’da ülkelerinde savaşın olmadığı zamanlardan bile daha rahat oldukları kesin.
Pek çok Suriyelinin ‘ucuz işgücü’ nedeniyle kayıt dışı çalıştırıldığı da sık sık gündeme geliyor. Bu noktada vatandaşlarımızdan, zaman zaman Suriyeliler nedeniyle iş bulmakta zorlandıkları yönünde serzenişler geliyor. Kayıtdışı çalıştırmanın getirdiği cezaları bile bile Suriyelileri kaçak olarak çalıştıran esnafın da adeta bıçak sırtında yürüdüğünü belirtmekte fayda var.
Çarşamba, sadece bir özet. Bu bölgede oturanların ekonomi, sosyal hayat ve güvenlik açısından şikayatlerine kulak tıkamamak gerekiyor. Kentin dokusunu bozacak her türlü girişime engel olmak, vatrandaşlık görevi. Ancak tüm bunlar, savaştan kaçıp hayata tutunmaya çalışan Suriyelilere kötü davranmayı hiçbir surette haklı yapmaz. Suriyelilere olduğu kadar, yetkililere ve Suriyelilerin yaşadıkları yerlerde oturanlara da önemli görevler düşüyor.
İyi pazarlar.