Bursa Hakimiyet

Obama ne diyecek?

1915 olaylarıyla ilgili her yıl ortaya çıkan ‘soykırım’ ifadesine yönelik gerginlik bir kez daha benzer bir ortamda filizlendi.
Her yıl Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın 1915 olayları için ağzından hangi kelimenin çıkacağına dair tansiyon yükselirdi. 
Bunun öncesinde de ABD Kongresi’nin alt ve üst kanatlarında Türkiye’nin tepkisine yol açan karar tasarıları uçuşur ve sürpriz olmazsa bir kanatta mutlaka kabul edilirdi. Sonrasında iş, elçileri geri çekme noktasına kadar gelecek noktada ciddiyet kazanmazdı ama Ankara-Washington hattında soğuk rüzgârların esmesine yol açardı.

Ama bu kez rüzgâr, başka bir yerden ve daha erken bir zamanda esti. Önce Papa’dan gelen 1915 olaylarıyla ilgili ‘soykırım’ açıklaması ardından Brüksel’de bulunan Avrupa Parlamentosu’ndan kısa sürede Ermenistan’ın tezlerini destekleyen karar tasarısının çıkmış olması sinirleri iyice gerdi.

GÖZLER, ABD’YE  ÇEVRİLDİ

Artık herkesin malumu… ABD Başkanı Barack Obama, artık Beyaz Saray’daki son günlerini yaşıyor. 2016’da yapılacak Başkanlık seçimi için kozlar paylaşılmaya başlandı bile. Demokrat Parti’den Obama’nın bir zamanlar rakibi olan ancak daha sonra teamül gereği Dışişleri Bakanı olarak görev alan Hillary Clinton, seçim fitilini ateşledi.
Cumhuriyetçilerin de bir önceki seçimde aldıkları yenilginin ardından Kongre’de üstünlüğü de ele geçirmelerinin de etkisiyle 2016 Başkanlık Seçimi’ne iştahlı bir şekilde hazırlandıklarını gözlemlemek mümkün…
Cumhuriyetçilerin favori girdiği bir seçim öncesi Demokrat Başkan Obama’nın, tabandan Ermeni lobisinin baskısıyla önüne gelen Erivan tezleriyle ilgili ne yapacağı çok merak ediliyor. Geçen yıl şaşırtıcı olmayan bir şekilde 1915 olayları için ‘Büyük felaket’ tanımlaması yapan Obama’nın giderayak Ankara açısından kötü bir sürprize atması ihtimaller dâhilinde. Ancak Amerikan yönetim geleneğinde yer alan, kritik meselelerdeki politik devamlılık esası günümüze kadar sürdüğünü de hatırlatmakta fayda var.
Ankara için Vatikan ve Brüksel’den çok Washington’dan gelecek açıklamalar ve girişimlerin sonuçları çok daha önem arz ediyor. 24 Nisan’da da uzun vadeli dış politik gerçekliklerin, gündelik politikalar karşısındaki gücüne bir kez daha tanık olacağımızı düşünüyorum.
İyi pazarlar.