Bursa Hakimiyet

Referandum ruleti

Bugün Yunanistan için dananın kuyruğu kopuyor. Son dönemde Yorgo Papandreu ile hafızalarda kalan başarısız hükümetlerin ardından büyük umutlarla sandıktan çıkan karizmatik lider Aleksis Çipras, Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile tutuştuğu bilek güreşini kırıklarla kaybedebilir.
Neredeyse sadece turizme bel bağlayan bir ülkenin insanları, ya daha da kötü bir tabloya yol açacak ya da mevcut durumun muhafazasını sağlayıp aslında çok da olumlu bir şey yapmayacak.
Bıçak sırtı gibi bir referandum yapılacak bugün… Son anketler, kemer sıkma programının devam etmesi yanlısı olan ‘evet’ cephesinin kıl payı da olsa önde olduğunu gösteriyor. Resmen temerrüde düşen bir ülkenin, iktidarın isteği doğrultusunda oy kullanması bana da güç bir ihtimal olarak geliyor.

Tek suçlu Yunanistan mı?

Çipras Hükümeti’nin göreve geldikten kısa süre sonra ‘referandum ruleti’ oynamaya kalkışması ‘delilik’ olarak yorumlanabilir. Radikal bir görüşten gelen Çipras ve destekçilerinin, bir anda sivrilmesi statükonun genlerini rahatsız etti.
Zamanlama olarak referandumun çok büyük riskler taşıdığı ortada. Bir nevi kumar oynayan bir lider var karşımızda. Bunu, olumsuz anlamda ifade etmiyorum. Tek çıkış yolu olarak böylesine bir kartı masaya sürmek zorunda kaldı da denilebilir. 
Bugüne dek Yunanistan’a bol keseden kredi dağıtan uluslararası kuruluşlar, Atina’dan daha da suçludur. Euro Bölgesi’nin, Avrupa Merkez Bankası’nın kaçınılmaz sonu görmeyen yetkilileri de aynı şekilde suçludur. Sırf iktidarda kalabilmek ya da iktidar olabilmek için ülkenin sınırlı kaynaklarını heba eden beceriksiz yöneticiler de suçludur.
Kapalı olan ve sonradan açılan ancak limitli para çekiminin yapılabildiği bankaların önündeki sahnelerle hafızalara kazınan Yunanistan’da bugün sandıktan çıkacak sonuç, ya ‘kötü’ olacak ya da ‘çok kötü’ olacak. ‘İyi’ bir sonuç beklemek şu aşamada aşırı iyimserlikten başka bir şey olamaz.
İyi pazarlar.