Bursa Hakimiyet

Rus ruleti kime yarar?

Rusya ile Suriye sınırında yaşanan kriz, sadece bizim değil dünya gündeminin ilk sırasına oturdu. Ankara-Moskova hattında salı gününden bu yana havada uçuşan sert mesajlar, diplomasinin yanı sıra ekonomide de yankı yarattı.
Tam da bu krizin patlak verdiği bir süreçte Suriye’nin Türkiye’ye 5 kilometre uzaklıktaki Türkmen bölgesinde başlayan ağır bombardıman, tabloyu iyice çetrefilli hale getirdi. Türkmen bölgesinde özellikle konumu açısından büyük önem taşıyan Kızıldağ’ın rejim güçleriyle Türkmenler arasında sürekli el değiştirdiğine tanıklık ettik. 
Türkmen bölgesinde yaşananlar, adeta uçak krizinin devamı niteliğinde. Bölgeden gelen haberler, ne yazık ki iyi değil. Türkiye’den gönderilen yardım TIR’larının güvenliği de son olaylar ışığında daha sıkıntılı bir hal aldı.
Karakışın kapıya dayandığı bölgede çadırlarda hayata tutunmaya çalışanlara her gün yenileri ekleniyor. Ankara da muhtemel büyük bir göç dalgasına karşı teyakkuzda. Türkmen bölgesindeki çatışmaların Suriye’nin geleceğine yön vereceğini söylemek de mümkün. Buradaki gelişmeler, hem Türk-Rus ilişkileri hem de Suriye rejiminin geleceği açısından kritik önem taşıyacak.

KARŞILIKLI BAĞIMLILIK ÖNEMLİ

Sınırda düşürülen Rus savaş uçağıyla birlikte ekonomik ilişkileri bir hayli yoğun olan iki ülke arasındaki süreç daha da kritik önem taşımaya başladı. Türk işadamlarının gözaltına alınması, Türklere uygulanan vize serbestîsinin 1 Ocak itibariyle askıya alınacağının açıklanması, Antalya başta olmak üzere pek çok turizm bölgesinde yılbaşı öncesi rezervasyon iptallerinin olması ve sebze-meyve ihracatının sekteye uğraması endişeleri beraberinde getirdi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in “Çözüm aramak varken konuyu tarım, ticaret ve ekonomik alanlara sıçratmak doğru değil. İthalat ve ihracat rakamlara bakılırsa Rus çiftçisinin daha fazla etkileneceği ortada” açıklaması, Moskova’ya verilmiş en net mesajlardan biri olarak değerlendirilebilir.
Başta domates olmak üzere Rusya’ya ihraç edilen belli başlı kalemlerin üreticileri, tansiyonun düşmemesi halinde başka pazar arayışına girileceğini ve dolayısıyla ciddi maliyet kaybı yaşanacağını dile getiriyor. Bu tablo, sadece ihracatın yapıldığı sektörleri değil tüm ekonomiyi etkileyecek potansiyelde. Rusya’nın karşılıklı bağımlılık noktasında bu süreçten zararlı çıkacağı da ortada. Bu kadar sıkı ilişkileri olan iki ülke arasındaki tansiyonun düşmesi ise hem Suriye denkleminde hem de ekonomide ciddi rahatlama yaratacaktır.
İyi pazarlar.