Bursa Hakimiyet

Srebrenitsa’daki öfke…

Dün Bosna Hersek’te 20 yıldır acısının tazeliğini koruduğu Srebrenitsa Katliamı için özel bir tören düzenlendi. Her yıl benzer görüntülere tanıklık ettiğimiz Potoçari Anıt Mezarlığı’ndaki anma töreninde yine acılar katlanarak küllendi. Gözyaşlarıyla toprağa verilen son kurbanlar, hafızalardaki o kanlı günleri yeniden hatırlattı.
Bu yıl dikkati çeken bir unsur da kuşku yok ki Sırp Başbakan Aleksandar Vuciç’e yönelik tepkiydi. Tepkiyi, yaşanan acıları dikkate alırsak normal karşılamamız gerek. Vuciç, belli ki yaşanan acılara saygı göstermek için tepkileri göz önünde bulundurarak mezarlığa gitti. Bu boyutta bir tepkiyle karşılaşacağını bekliyor muydu bilinmez ama yansıması geniş oldu. 

Barış mesajları…

Vuciç’in “Öldürülen her Sırp için biz de 100 Müslüman öldüreceğiz” sözleri pankartlarla hatırlatıldı. Acılı yüreklere su serpmek öyle göründüğü gibi kolay değildir. Sadece Bosna’da değil dünyanın dört bir yanında vahşice imza atılan katliamların izlerini bir ziyaretle silip atmak imkânsız…
Acıyla öfkenin iç içe geçtiği topraklarda barış mesajları vermek zor ama bir o kadar da önemlidir. Katliamlar sırasında veya sonrasında vicdan duvarlarını parçalayıp geçen birer şarapnel gibidir o acınası sözler… Özür dilemek önemli bir erdem olsa da sözde değil özde somut girişimlerle barış zeminini de adeta ilmek ilmek dokumak gerekiyor. Dün yaşananlar gösterdi ki iki toplum arasında barış köprülerinin kurulması için daha zaman ihtiyaç var.
Askerlerinin kontrolündeki Srebrenitsa’yı Bosnalı Sırp güçlere teslim eden Birleşmiş Milletler’in başka katliamların yaşanmaması için daha aktif ve güçlü olması da kaçınılmaz… Uluslararası mekanizmalar ne kadar güçlü olursa insanlık trajedilerinin yaşanması ihtimali de bir o kadar azalır…

İyi pazarlar.