Bursa Hakimiyet

Trump, frene basmalı

Dünya tek kelimeyle şokta. “Nasıl olur da ABD halkı, Hillary Clinton yerine Donald Trump’ı seçer” sorusuna yanıt bulunmaya çalışılıyor. Kim ne derse desin milyarder bir işadamı, ekonomik ve sosyal sıkıntıların üstesinden gelinemeyen bir numaralı süper gücün en tepesindeki koltuğa oturacak.
Kendine has sistemiyle, devlet başkanını dolaylı seçim yöntemiyle belirleyen ABD halkının sokaklardaki protestoları her geçen gün artıyor. Trump’ın seçilmesini kabullenemeyenler, protesto gösterileri düzenliyor. Aslında çok fazla şeyin değişmeyeceğinin neden farkında değiller, anlamak güç. Ne ABD yönetim yapısında ne de uluslararası ilişkilerde çok radikal değişiklikler olmayacak.
ABD, bugüne kadar hiçbir zaman tek bir kişinin kararlarıyla yönetilmedi. Evet, başkan yönetim stratejileri açısından bir kukla pozisyonunda değil ama tek başına hareket etmesine imkan yok. Dünyanın dört bir yanındaki ilişkileri belirleme gücü olan ABD’de siyaset, sadece Beyaz Saray ya da Kongre’de yapılmıyor. Enerji, silah ve ilaç piyasasının baş aktörleri, ABD’nin yönetim stratejilerinin belirlenmesinde çok büyük etkenler...

TÜRKİYE İLE YENİ SAYFA...

ABD’nin 45. başkanı; göçmen karşıtı, ırkçı ve cinsiyetçi olduğu gerekçesiyle protestocuların hedefinde. Hakkında çıkan cinsel istismar ve vergi kaçırma iddiaları da dile getirilen diğer eleştiri konuları... Son olarak Oregon eyaletinin Portland kentindeki gösterilerde bir kişinin vurulduğu bilgisi geldi. Böylece Trump’ın “Medya kışkırtıyor” dediği gösterilerde ilk kez kan akmış oldu.
Olayların büyümesi üzerine Trump, protestocularla ilgili söyleminde frene bastı ve “Protestocu küçük grupların bu ülkeye olan tutkusuna bayılıyorum. Hepimiz bir araya gelip ülkemizle gurur duyacağız” gibi birleştirici bir açıklama yaptı. Kampanyasını sert sözler ve çarpıcı vaatlerle destekleyen Trump, bir anlamda koltuğun gerektirdiklerini daha oturmadan yerine getirmeye başladı. Bundan sonrasında da sert söylemlerinden geri adımlar atması kaçınılmaz olacak.
Trump’ın özellikle Müslümanlar ve göçmenlere yönelik olumsuz vaatlerinde geri adım atması, Türkiye’yle açılacak yeni sayfanın daha sorunsuz şekilde doldurulmasını sağlayabilir. Suriye ve Irak’taki durumun giderek kritik bir hal aldığı süreçte Trump, Türkyie gibi güçlü bir müttefikin görüşlerine sıkça başvurmalıdır. Ankara-Washington hattındaki telefon görüşmelerinin ardından yüz yüze liderler bazında yapılacak ziyaretler, yeni dönemin nasıl şekilleneceğini de bizlere gösterecek.