Bursa Hakimiyet

Ümran, Aylan ve Hüseyin…

İç savaşın tüm hızıyla sürdüğü Suriye’de, Halep kentinde rejim güçleri tarafından gerçekleştirilen bir bombardıman sonrası enkazdan çıkarılan Ümran’ın kan ve toz içinde etrafa attığı ürkek bakışlar, yürekleri paramparça etti.
Yaşadığı şok nedeniyle gözünden tek damla yaş akmayan ve ağzından tek kelime çıkmayan Ümran, savaşın ne demek olduğunu bilmeden başına gelenleri anlamaya çalışıyordu. Meslektaşlarımızın çektiği video ve fotoğraflarla ertesi gün dünyanın dört bir yanında gazetelerin birinci sayfalarında yer aldı o çocuk…
Ümran, yıllardır süren savaşın ne ilk ne de son mağduruydu. 5 yaşında bir çocuk… Doğduğundan beri silah ve bomba sesleri, ağlayan insanlar ve kan gördü bolca. Yaşıtlarının aileleri, ‘Acaba hangi okula göndersem’ diye düşünürken onun ailesi ‘Acaba bombalar ne zaman başımıza yağar’ diye soruyordu. Korktukları başına geldi. 
Her kötülüğün içinde bir iyilik olması ihtimali, Halep’te gerçeğe dönüştü. Rusya, bu olayın ardından Halep’e insani yardım açısından 48 saatlik ateşkes ilanını açıkladı. Uluslararası toplum, yeniden Suriye’yi hatırladı. Türkiye’de sahile vuran cansız bedeniyle gündemi değiştiren Suriyeli Aylan bebek, yürekleri sızlatmıştı. Onun ölümünden sonra mülteci krizinin çözümü için, yetmese de eskisine nazaran daha sağlam adımlar atılmaya başlandı.

SÖZÜN BİTTİĞİ YER

Ülkemizin kıyılarına vuran minik cansız bedenlerin ardı arkası kesilmezken Doğu ve Güneydoğu’dan gelen acı haberler de can yakmaya devam ediyor. 
Hafta içinde peş peşe üzücü haberler aldık. Terör örgütü PKK’nın saldırılarından biri de Diyarbakır’da düzenlendi.  Trafik Denetleme Amirliği’ne yapılan bombalı saldırıda bir baba ile oğlu da şehit oldu.
Tayini Konya’ya çıkan ve ilişik kesmek için orada bulunan Kahramanmaraş Afşinli Polis Ahmet Gülbahar ve 5 yaşındaki oğlu Hüseyin Utku Gülbahar’ın şehadet haberi, sözün bittiği yeri gösterdi bir kez daha.
Suriye’de başına geleni anlayamayan Ümran kadar şanslı değildi Hüseyin Utku… Babasıyla birlike son nefesini verdi. Kim bilir, tayinin çıktığı Konya için ne gibi planlar yapmışlardı. Onlar toprağa verildi ama acıları geride kalanların soluğuna yapıştı.
Yaşadıkları ülkeler farklı olsa da peşlerine düşen kötülük birebir aynı… Bu iki çocuğun hikâyesinden çıkarılacak o kadar çok ders var ki… Ama anlayana!