Bursa Hakimiyet

Yeni kaptandan beklenti büyük

Yepyeni umutlarla 2016’ya ‘Merhaba’ dedik. Çok acı olaylara, trajedilere ve katliamlara tanıklık ettiğimiz bir yıl oldu 2015… 2014’ün ondan bir farkı var mıydı diye düşünürsek pek olmadığı yönünde bir yanıt almamız mümkün. Ege ya da Akdeniz’in buz gibi sularından yeni çocuk cesetlerinin çıkmaması başlıca temennilerden biri…
Gelelim dış politikada yeni dönemde Avrupa Birliği odaklı gelişmelere… 2015’in son döneminde Ankara-Brüksel hattındaki müzakere trafiğinin hızlandığına tanıklık ettik. 
Hükümet’in kurulma sürecinin de tamamlanmasının etkisiyle tam üyelik yolculuğu, hız kazandı ve uzun süre sonra bir müzakere başlığı açıldı. 17 numaralı Ekonomik ve Parasal Politikalar Faslı, Türkiye’nin 2 yılın ardından açtığı ilk, son 5 yılda açabildiği ikinci fasıl…
Şu ana kadar üyeliği kabul edilen ülkelerin hiçbirisinde böylesine bir bekletme durumu olmadığının altını özellikle çizmek gerekiyor. Çifte standart eleştirilerinin kaynağı, müzakere sürecinde takınan bu tavır… 
1 Ocak 2016 itibariyle Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı, Lüksemburg’dan Hollanda’ya geçti. Mülteci sorununun patlak verdiği bir dönemde zorlu bir tabloyu idare etmek zorunda kalan Lüksemburg’un rahat bir nefes aldığı söylenebilir.
Lüksemburg’un başkanlık dönemi, Ankara için gayet olumlu geçti. Hollanda’nın başkanlığı için ise endişeler söz konusu… Türkiye’nin tam üyeliğine bugüne kadar mesafeli yaklaşan Hollanda’nın suni krizler yaratabileceği ihtimal dâhilinde.

İYİ BİR İKLİM VAR…

Her ne kadar AB’nin kaptan koltuğuna Türkiye’ye mesafeli Hollanda otursa da özellikle Kıbrıs sorunuyla ilgili hiç olmadığı kadar iyi bir barış iklimi oluşmuş durumda. 
Türkiye’nin Kıbrıs sorunuyla ilgili tavrı, barıştan yana. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis’in yaklaşımları da sevindirici. En son yan yana gelip Kıbrıslıların Noel’ini Türkçe ve Rumca kutlayan iki lider, müzakere süreci dışında da buluşup sıcak bir tablo çiziyor.
Kıbrıs sorununun varlığı nedeniyle AB Komisyonu’nun 8, Rum Kesimi’nin ise 6 başlıktaki engellemesi devam ediyor. Türkiye’nin 3 Ekim 2005’te başlayan AB’ye katılım müzakerelerinin hızlanması için Kıbrıs’ta yakalanan barış ikliminin korunması ve daha cesur adımlara vesile olması sağlanırsa Ankara, bir adım daha öne geçecektir.
İyi pazarlar.