Erhan BEDİR

Erhan BEDİR

erhanbedir@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
HAREKETE GEÇMEYE NE DERSİNİZ?
12 Ocak 2018 Cuma, 10:07

Kim bilir yeni umutlar, heyecanlar, başarılar belki de yepyeni başlangıçlar, yeni yaratıcılıklar kapımızda...

Öyleyse aynı inancı, aynı gücü, aynı sevinci yeni yılda yeni hayalleriniz için tekrar yüreklerinizde alevlendirmeye ne dersiniz?

Başlamak için şartların mükemmel olmasını beklemeyin. Şartları mükemmelleştiren başlangıcın kendisidir aslında...

Unutmayın bir şeye nasıl başlarsanız öyle devam edermiş...

Ona yüklediğiniz duygu, ona verdiğiniz anlam ne kadar pozitif ve kuvvetli olursa, O'da size o ölçüde yakınlaşır.

Geriye ise biraz emek, biraz zaman ve en önemlisi yaptığınıza gerçekten gönülden inanmak ve o yola baş koymak kalmıştır.

O zaman yeni yılın ilk günlerinde yeni başlangıçlar, umutlar, heyecanlar ve başarılar için harekete geçmeye ne dersiniz?

Bu yıl Hayallerinizi gerçekleştirmek için kalbinizin sesini dinleyin...

İNŞAAT SEKTÖRÜ OLUMSUZ

HAVADAN ETKİLENMİŞ!

Türk ekonomisinin son 10 yılda adeta lokomotif sektörü olan inşaat sektörü, kurlardaki dengesizlik, ekonomik gelişmelerin negatif verileri ve firmaların yılsonu hesaplamalarını kapatma telaşı, KDV ve tapu harçlarındaki indirimlerin sona ermesiyle uzun süredir dörtnala koşan inşaat sektörü durağan bir seyre büründü.

Hal böyle olunca da sektörde ortaya çıkan tabloya karamsar bakan (!) inşaat sektörü yatırımcıları devletten "Ciddi reformlara ihtiyaç var", "Yatırımların teşvik edilmesi gerekli" gibi daha pek çok açıklamalar yapmaya başladı.

Peki, 10 yıldır sadece Bursa'da değil Türkiye'nin dört bir yanında arzdan fazla yapılan inanılmaz projeleri fahiş fiyatlara peynir ekmek gibi satarken nerdeydiniz.

Bu yetmezmiş gibi bir de devletinde 0.50 emsal kat imkanı sunarak sektörün önüne sunduğu kentsel dönüşüm dosyası oldu.

1999 depreminin ardından yapılması gereken hamleyi üç beş yıla sığdırma telaşına ne demeli...

Hızlı esen kentsel dönüşüm rüzgarının hevesine kapılıp asıl mesleği başka olan kişi ya da firmaların da iştahını kabarttı ve ortaya adı sanı duyulmayan, güven vermeyen ve ne olduğu kocaman bir soru işareti olan ve pek çoğu kağıt üzerinde var olan inşaat firmasının çıkmasına yol açtı.

Elbette bu süreç bir yerde tıkanacaktı, tıkandı demiyoruz ama 'görünen köye de kılavuz gerekmez' der atalarımız; bizde hatırlatalım istedik...

İNSANIN EVİ GİBİSİ YOK!

Bazen gökyüzüne bakıp hayallere dalıp gitmek insana mutluluk verir. Bazen de sadece eve gelmek yeterlidir...

Yorucu bir günün ardından...

Yetişmeye çalıştığınız toplantılar, trafikte geçen dakika ve saatler...

Topuklu ayakkabının üzerinde ya da kravatın altında, şehrin kaosunun tam ortasında geçen bir günün ardından kapıyı açtığınızda söyleyebileceğiniz tek bir şey var;

İnsanın evi gibisi yok!

Dünyanın en rahat koltuğu,

En lüks otelde bile kalsanız hiç biri evinizde kurulduğunuz koltuğunuz kadar lüks ve rahat olamaz.

Eşofmanlarınızı giyin ve dünyanın en rahat koltuğunda keyfini çıkarın.

Özgürlük bu değil mi?

İster yemyeşil bahçenizde kahvenizi yudumlayın, isterseniz sadece manzara seyredin...

Dilediğiniz an, dilediğiniz şeyi yapma lüksü sadece kendi evinizde. Üstelik buzdolabının kapağını da istediğiniz saatte açabilirsiniz.

Güven ve konfor;

Sizin ve ailenizin en güvende hissettiği yer şüphesiz eviniz.

Bunun huzuru başka hiçbir yerde olamaz...

Çocuklarınızla güvenle oynamanın huzuru, sevdiklerinizle geçirdiğiniz keyifli ve eğlenceli vakitler, yaşam alanınızda yapabildiğiniz aktiviteler...

İnsanın gerçekten evi gibisi yok!

Sadece iş mi?

Kendi anne ve babanızı ziyarete bile gitseniz belli bir saatten sonra sıkılıyor ve rahat edemiyor sunuz.

Ya da bütün bir yıl planını yaptığınız o muazzam tatil...

Bir süre sonra sizi sıkıyor ve kendinizi bir an önce eve atmak için can atıyorsunuz.

İnanın insanın kendi evi gibisi yok!..